The Wall Street Journal tarafından aktarılan bilgilere göre özellikle büyük veri merkezlerinin yoğun elektrik tüketimi, çevreciler ve yerel halk arasında ciddi rahatsızlık oluşturuyor.
“İşimizi elimizden alacak” korkusu
Kamuoyundaki kaygılar yalnızca enerji tüketimiyle sınırlı kalmıyor. Çalışanlar yapay zekanın iş kayıplarına yol açacağından endişe ederken, bazı ebeveynler de teknolojinin çocukların eğitim süreci ve ruh sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yarattığını savunuyor.
Uzmanlar, yapay zekaya yönelik tartışmaların kısa sürede siyasi bir kutuplaşma başlığına dönüşmeye başladığını belirtiyor.
Şiddet olayları yaşandı
Geçtiğimiz ay Sam Altman’ın San Francisco’daki evine molotof kokteyli atıldığı bildirildi. ABD basını, saldırıyı gerçekleştiren kişinin üzerinden “yapay zeka karşıtı manifesto” çıktığını aktardı.
Birkaç gün sonra ise veri merkezi projelerine destek verdiği belirtilen Ron Gibson’un evine silahlı saldırı düzenlendiği ve kapısına “Veri merkezi istemiyoruz” notu bırakıldığı ifade edildi.
156 milyar dolarlık proje etkilendi
Habere göre protestolar nedeniyle toplam değeri yaklaşık 156 milyar doları bulan 48 veri merkezi projesi ya gecikti ya da tamamen durduruldu. Sadece yılın ilk çeyreğinde 20 projenin iptal edildiği kaydedildi.
Stanford University ve University of California, Berkeley araştırmacılarıyla yapılan anketler de toplumdaki yapay zeka endişesinin hızla yükseldiğini ortaya koydu.
Şirketlerden kamuoyu kampanyası
Artan tepkiler üzerine teknoloji şirketleri ve yapay zeka sektörü, yaklaşan seçimler öncesinde kamuoyu desteğini artırmak için geniş çaplı tanıtım ve halkla ilişkiler kampanyaları yürütüyor.
ABD Başkanı Donald Trump da daha önce yaptığı açıklamalarda veri merkezlerinin “halk desteğine ihtiyaç duyduğunu” söylemişti.

