Öncelikle Eskişehir’deki siyasi tabloyu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Eskişehir’de siyasi rekabetin her zaman yüksek olduğu bir tablo var. Farklı görüşlerin güçlü şekilde temsil edildiği bir şehir. Ancak son dönemde vatandaşlarımızın daha somut hizmetler, şehircilik vizyonu ve çözüm odaklı siyasete yöneldiğini görüyoruz. Biz de Tepebaşı İlçe Başkanlığı olarak sahada sürekli vatandaşlarımızın belediyelerden ve hükümetten beklentilerini dinliyoruz. Eskişehir’de belediyelerin hizmet noktasında ciddi eksiklikleri olduğunu görüyoruz. Yaptığımız eleştirilere rağmen bu konuda yeterli bir gelişme göremiyoruz. Tepebaşı özelinde baktığımızda sokakların durumu ortada. Ramazan ayında bir evladımızı sokaktaki çukurlar nedeniyle kaybettik. Bu konuda herkes sorumluluğu birbirine atıyor. Ancak ortada ciddi bir ihmal olduğu açık. Zincirlikuyu başta olmak üzere birçok mahallede benzer sıkıntılar yaşanıyor. Biz hem dava sürecini takip edeceğiz hem de ailenin yanında olmaya devam edeceğiz.
VATANDAŞ 3 HİZMET SAYAMIYOR
Eskişehir’deki siyasi tabloya baktığımız zaman, hükümetin yaptığı hizmetler olmasa, Odunpazarı’nda bizim dönemimizdeki Burhan Sakallı yönetimi ve 2004-2009 yılları arasındaki Tacettin Sarıoğlu yönetimi olmasa, Eskişehir hizmet açısından bugün Türkiye’deki birçok şehrin çok gerisinde kalmış durumda olurdu. Ben sürekli sahadayım. Sokaklarda, kahvelerde insanlarla bir araya geliyoruz. Son 15 yılda belediyenin sizin hayatınıza dokunan üç hizmetini sayabilir misiniz diye sorduğumuz zaman insanlar üç tane hizmet sayamıyor. Geldiğimiz noktada bu durum çok doğru bir yerde durmuyor.

AK PARTİ BELEDİYECİLİĞİ MARKADIR
AK Parti belediyeciliği Türkiye’de marka olmuş durumda. Bunu kimsenin inkâr etme şansı yok. Biz ilçe teşkilatı olarak göreve geldiğimiz günden beri, belediyelerle alakalı seçimlerde nasıl sonuç alırız, insanlara kendimizi ve derdimizi nasıl anlatırız, bunun telaşı içerisindeyiz. Kendi üyelerimize gidiyoruz, insanlarımızla bir araya geliyoruz. Dertlerini ve sıkıntılarını dinleyip onlara derman olmaya çalışıyoruz. Bizden beklentilerini doğru analiz ederek bu yönde bir siyaset üretmeye çalışıyoruz. Eskişehir’deki siyasi tabloyu özetlemek gerekirse, hizmet alamayan ve çözüm bekleyen bir şehir görüyoruz.
AK Parti Tepebaşı İlçe Başkanlığı olarak şu anda ne gibi çalışmalar gerçekleştiriyorsunuz?
AK Parti olarak siyaseti sadece seçim dönemlerinde yapılan bir çalışma olarak görmüyoruz. Her zaman sahada olan bir teşkilat yapımız var. Genel merkezimizin belirlediği programlar doğrultusunda üye ziyaretleri, hane ziyaretleri, mahalle toplantıları ve çeşitli organizasyonlarımız aralıksız devam ediyor.Özellikle Ramazan ayında çok yoğun bir çalışma gerçekleştirdik. Mahallelerimizde kapı kapı dolaşarak yaklaşık 3 bin 500 haneye ulaştık. İhtiyaç sahibi ailelerimizin yanında olmaya çalıştık. Alışveriş destekleri sağladık, ziyaretlerle gönüllerine dokunmaya gayret ettik. Ramazan boyunca günlük ortalama 140-150 hane ziyareti gerçekleştirdik. Teşkilatımız bu konuda büyük emek verdi.

HER ZAMAN SAHADAYIZ
Biz AK Parti teşkilatları olarak her an sahada olan bir yapıya sahibiz. Vatandaşlarımızın taleplerini yerinde dinliyor, sorunları birebir görerek çözüm üretmeye çalışıyoruz. Ancak belediyeler özelinde baktığımızda, hangi mahalleye gidersek gidelim vatandaşlardan hizmet eksikliğiyle ilgili serzeniş duyuyoruz. İnsanlar mahallelerinde yeterli hizmet alamadıklarını ifade ediyor. Elbette siyasi olarak bu eleştiriler üzerinden siyaset üretmek mümkün. Ancak işin özüne baktığımızda bu durum bizi mutlu etmiyor. Keşke belediyeler daha iyi hizmet üretse, sokakların durumu daha iyi olsa ve vatandaşların hayatına dokunan projeler yapılsa.
HİZMETLERİMİZ SAYMAKLA BİTMEZ
Eskişehir’de hükümet eliyle yapılan hizmetleri saymakla bitiremeyiz. Şehir Hastanesi gibi önemli yatırımlar kazandırıldı ve pandemi döneminde bunun ne kadar önemli olduğu görüldü. Çevre yolu çalışmaları da yine şehrin ulaşımı açısından büyük önem taşıdı. Biz şehrin yararına olan her konuda destek vermeye hazırız. Kapalı pazar yeri ve Kurtuluş Pazar Yeri gibi konularda da gerekli görüşmeler yapılarak çözüm süreçlerine katkı sağlandı. Ancak bugüne kadar belediyelerden, “Şu projede bakanlık desteğine ihtiyacımız var” şeklinde somut talepler gelmedi. Geldiğimiz noktada belediyelerin hizmet üretmek yerine daha çok bahane üretmeye çalıştığını görüyoruz.
Peki, AK Parti Tepebaşı İlçe Başkanlığı olarak belediye dışında ne gibi çalışmalarınız var? “Şu şöyle yapılabilir, bu böyle olabilir” dediğiniz projeler ya da çalışmalar mevcut mu?
Biz hükümet eliyle yapılacak bütün yatırımları yakından takip ediyoruz. Örneğin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımızın kadınlara yönelik “ADEM” adını verdiği projeleri var. Bu kapsamda Şoförler Odası’nın yanında bir merkezimizi hizmete açtık. Bunun sayısının artırılmasıyla ilgili çalışmalarımız sürüyor. Kadınlarımıza ve gençlerimize yönelik hizmetler anlamında da Aşağısöğütönü bölgesinde planlanan projeler var. Biz, Tepebaşı bölgesinde yapılan bütün yatırımları Ankara’da kurum müdürlerimiz aracılığıyla takip ediyoruz. Bu süreçte nasıl destek olmamız gerekiyorsa, kimlerle görüşmemiz gerekiyorsa sürekli girişimlerde bulunuyoruz. Az önce de bununla ilgili bir görüşme yaptık, siz de şahit oldunuz.

ZAFERDEN MESUL DEĞİLİM, SEFERLE MÜKELLEFİM
Şehirde belediye eliyle yapılması gereken yatırımlara da destek olmaya hazırız. Bu konuyla alakalı bütçe bulunması gerekiyorsa bunun için de gayret gösteririz. Başarırım ya da başaramam ama mutlaka bir gayretim olur. Ben her zaman şu düsturla çalışıyorum: “Ben zaferden mesul değilim, seferle mükellefim.” Bana gelen her türlü talep için elimden gelen gayreti gösteririm. İnsanların birçok sıkıntısı ve problemi var. Benim bugüne kadar en büyük kazancım insanların derdiyle dertlenmek oldu. Sonuç olur ya da olmaz ama neden olmadığını da vatandaşa açık şekilde anlatırım. Bu şekilde davrandığımız için elhamdülillah sahada insanların teveccühüyle karşılaşıyoruz. İnsanların sevgisine ve muhabbetine mazhar oluyoruz. Bizim işimizin en büyük kazancı da budur. Sahada insanlara selam verdiğinizde size tebessüm etmeleri, “Başkanım sizi seviyoruz” demeleri bizim için çok kıymetli.
Sabahtan akşama kadar ailenizden, işinizden, arkadaşlarınızdan fedakârlık yapıyorsunuz. Parti çalışmalarıyla ilgileniyorsunuz. Ama bir kişinin bile yarasına merhem olabiliyorsanız siyasetteki en büyük kazanç budur. Bu bana her zaman büyük bir haz verdi ve yıllardır siyasetin içinde kalmamın en büyük motivasyon kaynağı da bu oldu. Çünkü siyaset çok zor ve fedakârlık gerektiren bir alan. Vaktiniz, saatiniz, ailenizle ilişkiniz ikinci planda kalabiliyor. Ama insanlara dokunabilmek ve onların hayatına katkı sunabilmek sizi mutlu ediyorsa başarılı ve kalıcı oluyorsunuz. Ben de hep bu anlayışla çalıştım.
Yarın seçim olsa teşkilat olarak hazır mısınız?
Bizim en büyük özelliğimiz teşkilatçılığımız. Sözün başında da söylediğim gibi, genel merkezimiz ve il başkanlığımızla bu konuda sürekli irtibat halindeyiz. Hem sandıklarla alakalı hem de mahalle teşkilatlarımızla ilgili çalışmalarımız aralıksız devam ediyor. Sandıklarımızla alakalı şu an çalışmalarımız sürüyor. Önümüzdeki hafta seçim var deseler, biz sandıklarımızla birlikte hazır durumdayız. Zaten öyle olmak zorundayız. Çünkü biz 24 yıllık bir iktidar partisiyiz. En hazır, en aktif ve en dirençli bizim olmamız gerekiyor. İnsanların sizden beklentisi yüksek oluyor.

EKSİK KALDIĞIMIZ NOKTALAR VAR
Tabii bu noktada zorlandığımız konular olmuyor mu? Elbette oluyor. Ben yıllardır AK Parti’de siyaset yapıyorum ve süreç giderek daha da zorlaşıyor. 2020’de pandemiyle başlayan küresel krizler ve 2023’te yaşadığımız asrın felaketi deprem süreci 11 ilde büyük bir yıkıma neden oldu. Üç yılda 500 bin konut yapmak dışarıdan kolay görünse de altyapısı, üstyapısı, sosyal donatılarıyla birlikte çok büyük bir yükten bahsediyoruz. Bunun yanında dünyadaki savaşların ve enerji krizinin ülkemize yansımaları da oluyor. Elbette eksik kaldığımız noktalar var, bunu inkâr etmiyoruz; gerçeklerle hareket etmek ve buna göre siyaset üretmek zorundayız. Benim özellikle hassas olduğum konu emeklilerimizin yaşadığı sıkıntılar. Serzenişlerinde haklı olduklarını düşünüyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın ve hükümetimizin de bu durumun farkında olduğunu biliyorum. En kısa sürede bu konuda bir iyileştirme yapılacağına inanıyorum.
YAPARSA AK PARTİ YAPAR
24 yıllık AK Parti iktidarında her zaman emeklimizin, çalışanımızın ve vatandaşımızın yanında olduk. Refah seviyesini artırmak için her türlü gayreti gösterdik. Sayın Cumhurbaşkanımızın da bu konuda en kısa sürede iyileştirme yapacağına inanıyorum. Her zaman söylediğimiz gibi; 24 yıldır yaptık, yine yaparsa AK Parti yapar.
Genç bir siyasetçi olarak gençlere ne tavsiyelerde bulunursunuz?
Siyaset, gençlerin fikirlerini, ideolojilerini ve düşünce tarzlarını savunabilecekleri en doğru mecralardan biridir. Ben yıllardır, 20’li yaşlardan beri siyasetin içinde aktif olarak bulunan bir kardeşiniz ve arkadaşınız olarak bunu söylüyorum. Gençlerin siyasete olan ilgisinin daha da fazla olması gerektiğini düşünüyorum. Sahada da bunu görüyoruz. Gençlerin siyasetçilerden en büyük beklentisi samimiyet ve şeffaflık. Gençlere açık ve samimi şekilde yaklaştığınız zaman onların geri dönüşlerini de alabiliyorsunuz.
AK PARTİ GENÇLERİN SESİNE KULAK VERİYOR
Biz gençlerimizi sadece dinleyen değil, karar alma mekanizmalarında da onlara yetki veren partilerin başında geliyoruz. Şu anda partimizin en üst kademelerinde genç isimler görev alıyor. Partimizin genel sekreteri ve üst düzey yöneticilerinden biri 33 yaşında. Bunu başka partilerde görmek çok kolay değil. Sayın Cumhurbaşkanımızın gençlere verdiği değer her dönemde en iyi şekilde hissettirilmiştir. Gençlerin karar alma süreçlerine daha fazla dahil olması gerektiğini düşünüyorum ve onları sürekli sahada bizimle birlikte olmaya davet ediyorum. Gençlerle birlikte olmak, onlarla fikir alışverişi yapmak benim için her zaman çok önemli olmuştur. Çünkü gençlerin sesine kulak veren yegâne partinin her zaman AK Parti olduğunu düşünüyorum.
SAMİMİYET VE ŞEFFAFLIK
Bugün sosyal medya sayesinde gençler fikirlerini daha rahat ifade edebiliyor. Şu an özgürlüklerin en üst seviyede yaşandığı dönemlerden birindeyiz. Gençler istedikleri fikirleri rahatlıkla söyleyebiliyorlar. Buraya gelip bizim toplantılarımızda da düşüncelerini açık şekilde dile getirebiliyorlar. Gençlerin bizden en büyük beklentisi samimiyet ve şeffaflık. Biz de gençlerle bu noktada güçlü bir iletişim kurmaya çalışıyoruz. Gençlik kollarımız da sahada bizimle birlikte sürekli aktif olarak çalışıyor. Ben Eskişehir’de gençlerin siyasi arenada daha fazla görev almasını ve bize daha fazla katkı sunmasını istiyorum. Çünkü genç beyinler sizin vizyonunuzu genişletiyor, bakış açınızı değiştiriyor. Biz her türlü fikre açık olduğumuzu ifade ediyor, gençlerimizin hem partimizde hem de sahada bizlere katkı sunmasını bekliyoruz.



