Altın piyasası, jeopolitik risklerin öne çıktığı bir dönemde ezber bozan bir fiyatlama içerisine girdi. ABD’nin CENTCOM üzerinden duyurduğu operasyonlarda İran’daki hava savunma sistemleri ile radar tesislerini hedef alması ve İran’ın ABD üslerine misilleme yapması ilk etapta güvenli liman talebini artırsa da bu etki kalıcı olmadı. Yatırımcıların kısa vadeli jeopolitik riskleri hızla fiyatlamasının ardından rota yeniden küresel makroekonomik göstergelere döndü.

Düşüşün Arkasında "Fed ve Faiz" Sinyalleri Var

Ekonomi analistleri, kıymetli metallerdeki bu ani geri çekilmenin ana nedeninin ABD Merkez Bankası’na (Fed) yönelik faiz politikası beklentileri olduğunu vurguluyor. Küresel piyasalarda faiz artışı ihtimalinin yeniden masaya gelmesi ve tahvil getirilerinin güçlenmesi, faiz getirisi sağlamayan altın üzerinde ciddi bir bariyer oluşturdu.

Bu baskı, özellikle altın destekli borsa yatırım fonlarında (ETF) çözülmeleri beraberinde getirirken, yatırımcıların pozisyon kapatma eğilimi satış dalgasını daha da derinleştirdi.

"Altın Kısa Vadede Daha Kırılgan"

Piyasalardaki son durumu değerlendiren Standard Chartered Küresel Emtia Araştırmaları Başkanı Suki Cooper, altının kısa vadede daha kırılgan bir yapıya büründüğüne dikkat çekti. Cooper, altın ETF’lerindeki pozisyonların zarar bölgesine girmesinin teknik satışları tetikleyebileceği uyarısında bulundu. Finans analistleri ise aşağı yönlü hareketin devam etmesi durumunda ons başına 4.100 dolar seviyesinin kritik bir teknik destek noktası olarak izleneceğini belirtiyor.

Bozkırların altın çiçeğinde hasat sevinci
Bozkırların altın çiçeğinde hasat sevinci
İçeriği Görüntüle

Normal şartlarda kriz ve savaş dönemlerinde tırmanışa geçen altının bu düşüşü; piyasalarda dolar likiditesinin ve merkez bankalarının faiz adımlarının kısa vadede jeopolitik risklerden çok daha belirleyici olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Uzmanlar, önümüzdeki süreçte Fed’in faiz kararları, ABD enflasyon verileri ve küresel risk iştahının yönü tayin edeceğini öngörüyor.

Kaynak: Haber Merkezi