Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Eskişehir Bölge Temsil Kurulu Başkanı Özlem Karaer, turizm sektörünün ekonomik koşullar nedeniyle zor bir süreçten geçtiğini belirterek hem sektörün yaşadığı sıkıntıları hem de vatandaşların tatil alışkanlıklarındaki değişimi değerlendirdi.
Sektörün her geçen yıl daha da zorlandığını ifade eden Karaer, "Turizm sektörü çalkantılı bir dönemden geçiyor. Çünkü her yıl biraz daha kötüye gidiyor. Ekonomik sıkıntılar sektörü olumsuz etkiliyor. İnsanların alım gücü giderek düşerken otel fiyatları ise yükseliyor. Bunun etkilerini biz de doğrudan yaşıyoruz" dedi.
Ekonomik koşulları değiştirme şanslarının olmadığını dile getiren Karaer, "Elbette sektörün daha iyi olmasını umut ediyoruz. Ancak maalesef bu umutla sınırlı kalıyor. Ekonomik sıkıntıları değiştirme ya da bunlara müdahale etme şansımız bulunmuyor. Biz ise elimizden geldiğince vatandaşlara yardımcı olmaya çalışıyoruz. Otel seçimi ve fiyat-performans açısından gidebilecekleri en uygun seçenekleri sunmaya gayret ediyoruz" diye konuştu.

"Bir ailenin tatil maliyeti 70-80 bin lirayı buluyor"
Tatil maliyetlerinin önemli ölçüde arttığını vurgulayan Karaer, "Bugün bir ailenin tatil maliyeti 70-80 bin lirayı buluyor. Asgari ücretin 28 bin lira olduğu düşünüldüğünde bu oldukça yüksek bir maliyet. Ne yazık ki sektör bu şekilde ilerliyor" ifadelerini kullandı.
Eskişehir'den en fazla tercih edilen tatil destinasyonunun Antalya'nın Side bölgesi olduğunu belirten Karaer, "Eskişehir'de en çok tercih edilen tatil bölgesi Side ve genel olarak Antalya bölgesi oluyor. Bunun dışındaki destinasyonlar aynı ilgiyi görmüyor. Çünkü fiyat-performans açısından en uygun seçenekler bu bölgede bulunuyor. Ayrıca seçenek sayısının fazla olması da Side'yi daha cazip hale getiriyor" dedi.
"Erken rezervasyon fiyat avantajı sağlıyor"
Son dönemde erken rezervasyona yönelik yanlış bir algının oluştuğunu söyleyen Karaer, "Vatandaşlarda son dönemde 'Erken rezervasyon yapmama gerek yok. Sezonda daha uygun fiyata da tatil satın alabiliyorum.' şeklinde bir algı oluştu. Ancak bu, birçok otel için doğru değil. Çünkü birçok otel grubunda fiyatlar zamanla artıyor. Ocak ayında erken rezervasyon döneminde alınan fiyat ile haziran ayında alınan fiyat arasında ciddi fark oluşabiliyor" dedi.
Otellerde doluluk oranlarının artmasıyla birlikte seçeneklerin de azaldığını belirten Karaer, "Bunun yanında oteller zamanla doluyor. Doluluk arttıkça seçenekler azalıyor. Bu nedenle erken rezervasyon hem fiyat hem de seçenek açısından önemli bir avantaj sağlıyor" diye konuştu.
Ekonomik nedenlerle rezervasyonlarını erteleyen vatandaşların daha yüksek maliyetlerle karşılaştığını dile getiren Karaer, "Bazı vatandaşlar ekonomik nedenlerle tatil planlarını erteliyor. Ocak ve şubat ayları kış dönemi olduğu için yakıt, okul ve benzeri zorunlu harcamalar öncelik kazanıyor. Bu nedenle tatil rezervasyonları ertelenebiliyor. Ancak daha sonra bakıldığında otel fiyatlarında en az 15-20 bin liralık artış yaşanabiliyor. Bu da ciddi bir maliyet oluşturuyor. Elbette dönemsel indirimler yapılıyor. Ancak bu indirimler erken rezervasyon dönemindeki fiyatların altına inmiyor" ifadelerini kullandı.
Yanlış algının sektörü olumsuz etkilediğini belirten Karaer, "Bu yanlış algı turizm sektörünü olumsuz etkiliyor. Çünkü erken rezervasyon sayılarında düşüş yaşanmasına neden oluyor. Bu algıyı tamamen değiştirmek şu an için kolay görünmüyor. Özellikle 'Oteller boş.' şeklinde yanlış bir düşünce oluşuyor. Oysa böyle bir durum söz konusu değil. Türkiye'nin yatak kapasitesi ile nüfusu karşılaştırıldığında mevcut kapasitenin zaten sınırlı olduğu görülüyor. Bu nedenle otellerin uzun süre boş kalması mümkün olmuyor" dedi.
Vatandaşlara dolandırıcılık uyarısı
İnternet üzerinden yapılan tatil alışverişlerinde mağduriyetler yaşanabildiğine dikkat çeken Karaer, "İnternet üzerinden tatil veya otel satın alan vatandaşların zaman zaman mağdur olduğuna ilişkin haberler görüyoruz. Bu nedenle vatandaşların bildikleri ve güvendikleri yerlerden hizmet almaları büyük önem taşıyor. Eskişehir bu konuda şanslı illerden biri. Çünkü kentte çok sayıda seyahat acentesi faaliyet gösteriyor. Aynı durum Kütahya'da ve bize bağlı bölgelerden Bilecik'te de geçerli" diye konuştu.
Vatandaşların güvenilir acenteleri tercih etmesi gerektiğini belirten Karaer, "Vatandaşların tanıdığı ve güvendiği acenteleri tercih etmesi önemli. Ancak zaman zaman maddi sıkıntıya düşen acentelerde de sorunlar yaşanabiliyor. Bunun tamamen önüne geçebilmek maalesef mümkün değil. Yine de muhatabın belli olması, olası bir sorunda hak arama sürecini kolaylaştırıyor" dedi.
Gerçekçi olmayan fiyat tekliflerine karşı dikkatli olunması gerektiğini vurgulayan Karaer, "Bir başka önemli konu ise gerçekçi olmayan fiyat teklifleri. Örneğin bir otelin fiyatı 50 bin liraysa kimsenin bunu 30 bin liraya satması mümkün değil. Böyle bir teklif karşısında vatandaşların mutlaka şüphe duyması gerekiyor. '50 bin liralık tatil bana neden 30 bin liraya sunuluyor?' sorusunu sormaları, mağduriyet yaşamalarının önüne geçebilir" ifadelerini kullandı.
Şikâyetlerin titizlikle incelendiğini belirten Karaer, "Biz de acentelerle ilgili gelen şikâyetleri titizlikle değerlendiriyoruz. Gerekli durumlarda genel merkezimize ve Kültür ve Turizm Bakanlığına resmi yazılar gönderiliyor. Eğer bir acentede gerçekten ciddi bir problem tespit edilirse yasal süreç başlatılıyor. Bu süreç, acentenin faaliyetinin durdurulmasına kadar uzanabiliyor. Bu uygulamaları acentelere zarar vermek amacıyla yapmıyoruz. Ancak işin ciddiyeti büyüdüğünde TÜRSAB olarak gerekli adımları atmak zorundayız. Geçmişte bunun örnekleri de yaşandı. Gerekli görülen durumlarda acentelerin faaliyetlerinin sonlandırıldığı süreçler oldu" dedi.




