Orta Doğu’da suların durulmaması, küresel piyasalarda taşları yerinden oynatmaya devam ediyor. Savaşın ilk günlerinde 5.419 doları görerek zirve yapan altının ons fiyatı, çatışmaların uzaması ve satış baskısıyla 4.099 dolara kadar geriledikten sonra bugünlerde 4.685 dolar seviyelerinde dengelenme çabasında. İç piyasada ise gram altın 6 bin 779 liradan alıcı bulurken, yatırımcı "Hürmüz düğümü"nün çözülmesini bekliyor.
Piyasaların Yeni Kabusu: Hürmüz’de Mayın Krizi
Altın fiyatları üzerindeki baskı sadece askeri operasyonlardan değil, enerji koridorlarındaki "mayın" tehdidinden kaynaklanıyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın, Hürmüz Boğazı’nda mayın döşediği iddia edilen teknelerin görüldüğü anda imha edileceğini açıklaması, petrol fiyatlarını tetikleyerek enflasyon endişesini zirveye taşıdı. Analistler, boğazın uzun süre kapalı kalma riskinin petrolü yüksek tutacağını, bunun da altını "yatay bir bantta" rehin bıraktığını belirtiyor.
Trump’tan Sert Çıkış: "Onları Geleneksel Yollarla Mahvettik"
Beyaz Saray’da gazetecilerin sorularını yanıtlayan Trump, İran’a karşı nükleer silah kullanmaya gerek duymadıklarını söyleyerek gövde gösterisi yaptı. İran’ın askeri kapasitesini geleneksel yöntemlerle büyük ölçüde etkisiz hale getirdiklerini öne süren Trump, masadaki anlaşma için acele etmediğini vurguladı.
Trump’ın özellikle petrol üzerinden kurduğu baskı dikkat çekici: "Şu an bir anlaşma yapabilirim ama kalıcı bir sonuç istiyorum. Zaman baskısı altında olan biz değiliz, onlar. Eğer petrollerini hareket ettiremezlerse tüm petrol altyapıları patlayacak."
Kayıplar Telafi Edilebilecek mi?
Altın şu an teknik olarak iki kritik sınırın arasına sıkışmış durumda. Piyasa uzmanları, altının kaderinin tamamen Orta Doğu’daki diplomatik ve askeri hamlelere bağlı olduğunu ifade ediyor. Petrol fiyatlarındaki her yükseliş altına darbe vururken, Trump’ın "kalıcı anlaşma" vurgusu piyasalardaki belirsizliği körüklüyor.





