Nevruz’un Türk tarihi açısından sıradan bir gün olmadığını vurgulayan Ölce, bu özel günün dirilişi, tazelenmeyi ve yeniden ayağa kalkışı simgelediğini ifade etti. Türk milletinin tarih boyunca doğayla iç içe yaşadığını belirten Ölce, baharın gelişiyle birlikte toprağın uyanışının Türk kültüründe her zaman önemli bir anlam taşıdığını kaydetti.
Açıklamasında Ergenekon destanına da değinen Ölce, “Ergenekon’dan çıkış hikâyesi, Türk milletinin zorluklar karşısındaki duruşunu anlatır. Demir dağları eritip yol açan bir irade… İşte Nevruz, o iradenin hatırlanmasıdır. Türk’ün asla pes etmeyen, ne olursa olsun yeniden doğan karakterinin bir yansımasıdır” ifadelerini kullandı.
Nevruz’un yüzyıllardır Türk boyları arasında aynı duygularla kutlandığını belirten Ölce, ateş yakılması, üzerinden atlanması, sofralar kurulması ve insanların bir araya gelmesinin sadece birer ritüel olmadığını, aynı zamanda birlik, paylaşma ve beraber yaşama kültürünün göstergesi olduğunu dile getirdi.
Bugün de Nevruz’un Türk dünyasının dört bir yanında aynı heyecanla karşılandığını ifade eden Ölce, bunun Nevruz’un Türk milletini ortak bir duygu etrafında buluşturan güçlü bir bağ olduğunu gösterdiğini söyledi. Ölce, bu bağın geçmişten bugüne uzanarak kimliği diri tutan önemli değerlerden biri olduğunu kaydetti.
Nevruz’un Türk milleti için hem geçmişi hatırlamak hem de geleceğe umutla bakmak anlamı taşıdığını aktaran Ölce, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Bu vesileyle Nevruz’un tüm milletimize sağlık, huzur ve bereket getirmesini diliyor, bu anlamlı günün birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirmesini temenni ediyorum.”





