Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, Avrupa Birliği Bölgeler Komitesi (CoR) Türkiye Çalışma Grubu’nun 35. toplantısında Tepebaşı Belediyesi’nin iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında hayata geçirdiği projeleri anlattı. Ankara’da gerçekleştirilen toplantıda konuşan Ataç, iklim hedeflerinin kentlerde somut uygulamalarla hayata geçirildiğine dikkat çekerek yerel yönetimlerin uluslararası iklim politikalarının karar süreçlerinde daha etkin rol alması gerektiğini söyledi.
Avrupa’daki yerel ve bölgesel yönetimler ile Türkiye’deki yerel yönetimler arasındaki diyaloğu ve iş birliğini geliştirmeyi amaçlayan çalışma grubu, aynı zamanda Avrupa Birliği Bölgeler Komitesi’nin Türkiye’ye yönelik raporlarına katkı sunuyor. Türkiye Belediyeler Birliği’nin sekretaryasını yürüttüğü platformda, yerel yönetimlerin deneyimleri uluslararası düzeyde paylaşılıyor.
Tepebaşı’nın iklim hedefi yüzde 40 emisyon azaltımı
COP31 hazırlık sürecinde yerel yönetimlerin güçlendirilmesinin önemine değinen Başkan Ataç, Tepebaşı Belediyesi’nin iklim çalışmalarını uzun vadeli planlama ve uygulama anlayışıyla sürdürdüğünü ifade etti. Tepebaşı’nın 2013 yılında Başkanlar Sözleşmesi’ne taraf olduğunu, 2014 yılında ise Sürdürülebilir Enerji Eylem Planı’nı (SEAP) hazırladığını belirten Ataç, planın daha sonra iklim değişikliğine uyumu da kapsayacak şekilde Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı’na (SECAP) dönüştürüldüğünü aktardı.
Plan kapsamında 2030 yılına kadar sera gazı emisyonlarının yüzde 40 azaltılmasının hedeflendiğini kaydeden Ataç, belediyenin enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji yatırımlarına ilişkin çalışmalarını da paylaştı.
Güneş enerjisiyle tasarruf sağlanıyor
Belediye hizmet binasında güneş enerjisi santrali ve yağmur suyu toplama sistemi kurulduğunu belirten Ataç, binanın elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 20’sinin güneş enerjisinden karşılandığını söyledi. Türkiye’nin LEED Gold sertifikalı ilk kamu binası olan Mustafa Kemal Atatürk Su Sporları Merkezi’nde de enerji ve su verimliliğinin ön planda tutulduğunu ifade eden Ataç, tesisin ısınma enerjisinin yüzde 20’sinin, elektrik ihtiyacının ise yüzde 10’unun güneş enerjisinden sağlandığını kaydetti. Merkezdeki su verimliliği uygulamalarıyla yüzde 70’e varan tasarruf elde edildiğini de aktardı.
REMOURBAN projesinde yüzde 63 karbon azaltımı
Konuşmasında Avrupa Birliği Ufuk 2020 Programı kapsamında yürütülen REMOURBAN projesine de değinen Ataç, Türkiye’nin ilk akıllı şehir projesi olarak nitelendirilen çalışmanın Melih Savaş Yaşam Köyü’nde enerji verimliliği, yenilenebilir enerji, sürdürülebilir ulaşım ve akıllı izleme uygulamalarını bir araya getirdiğini belirtti.
2015-2019 yılları arasında yedi ülkeden 22 ortağın katılımıyla gerçekleştirilen projede Tepebaşı’nın, Nottingham ve Valladolid ile birlikte öncü uygulayıcı kentlerden biri olduğunu hatırlatan Ataç, belediye hizmetlerinde 22 hibrit aracın, ulaşım ve servis hizmetlerinde ise dört elektrikli otobüsün kullanıma sunulduğunu söyledi. ESPEDAL paylaşımlı bisiklet sisteminin de proje kapsamında hayata geçirildiğini belirten Ataç, enerji tasarrufunun yüzde 53’e, karbon emisyonlarındaki azalmanın ise yüzde 63’e ulaştığını ifade etti.
REMOURBAN kapsamında yapılan yatırımların sosyal belediyecilik hizmetleriyle de bütünleştirildiğini vurgulayan Ataç, Alzheimer Konukevi, Engelliler Montaj Atölyesi, fizyoterapi ve rehabilitasyon hizmetleri, Belde Evi ile sağlık, eğitim ve çocuk hizmetlerinin aynı yerleşkede sunulduğunu kaydetti.
Tepebaşı’na uluslararası ödüller
Tepebaşı Belediyesi’nin iklim ve akıllı kent uygulamalarının uluslararası alanda da ödüllendirildiğini belirten Ataç, belediyenin 2019 yılında Addis Ababa’da akıllı kent gelişimi alanında “Küresel Model” ödülüne, 2021 yılında ise REMOURBAN projesiyle Ulusal Enerji Küresi Ödülü’ne layık görüldüğünü hatırlattı.
“Yerel yönetimler karar masasında olmalı”
İklim finansmanına erişimde belediyelerin karşılaştığı zorluklara dikkat çeken Başkan Ataç, başvuru süreçlerinin kolaylaştırılması, uygun eş finansman olanaklarının sunulması ve teknik desteğin artırılması gerektiğini söyledi. Yerel yönetimlerin iklim politikalarının belirlenmesinde yalnızca uygulayıcı konumunda kalmaması gerektiğini vurgulayan Ataç, COP31’den beklentilerini şu sözlerle dile getirdi:
“COP31’den beklentimiz; yerel yönetimlerin finansmana doğrudan erişmesi, kararlara katılması ve başarılı uygulamaların yaygınlaşmasıdır. Tepebaşı olarak yeni iş birliklerine hazırız.”


