Heyet; Lizbon, Sevilla, Cordoba, Granada ve Malaga kentlerinde tarihi yapıların korunması ile kültürel mirasın çağdaş şehircilik anlayışıyla bütünleştirilmesine yönelik örnekleri gözlemledi. Ataç, Avrupa’daki koruma yaklaşımının kent kimliği açısından önemine dikkat çekerek Tepebaşı’nda yürütülen doğal sit ve koruma çalışmalarının bu deneyimlerle daha da güçleneceğini belirtti.
“Şeker Fabrikası Çevresi Doğal Sit Alanında”
Ataç, görev süresi boyunca tarihi ve kültürel dokunun korunmasını öncelik haline getirdiklerini vurgulayarak Şeker Fabrikası çevresi ile karşısındaki yaklaşık 350 dönümlük alanın koruma altına alınmasının bu yaklaşımın somut bir örneği olduğunu ifade etti. Bölgede ağaç envanterinin çıkarıldığını, lojmanlar, eski hastane binası ve sinemanın koruma kapsamına alındığını belirten Ataç, doğal sit ilanının kent dokusunun bozulmaması ve kültürel sürekliliğin sağlanması açısından kritik olduğunu dile getirdi.

Avrupa temaslarında özellikle El Hamra ve Endülüs mirasının korunma biçiminden ilham aldıklarını söyleyen Ataç, edinilen deneyimlerin Tepebaşı’nın tarihi ve kültürel değerlerini geleceğe taşıyacak projelere yansıtılacağını kaydetti.





