“Tanımlı Bir Hak Değil, Hukuki İmkan”
Uçum, Türkiye mevzuatında “umut hakkı” kavramının yer almadığını belirterek bunun koşullu salıverilme çerçevesinde değerlendirilebileceğini ifade etti. Şartla salıverilmenin otomatik bir tahliye sağlamadığını kaydeden Uçum, hükümlünün asgari ceza süresini çekmesi, iyi halli olması ve infaz yargısının olumlu kararının gerektiğini dile getirdi.
TBMM Düzenleme Yaparsa Kapsam Genişleyebilir
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin şartla salıverilmenin kapsamını genişletebilecek yetkiye sahip olduğunu belirten Uçum, böyle bir düzenlemenin devletin güvenliğine ve anayasal düzene karşı işlenen örgütlü suçlardan hüküm giyenleri de kapsayabileceğini söyledi. Bu durumda Öcalan’ın da kapsama girebileceğini, ancak yine asgari ceza süresi ve iyi hal şartlarının aranacağını ifade etti.
FETÖ Mensupları İçin Ayrı Senaryo
Uçum, mevcut durumda terör suçlarından hükümlü bazı kişilerin zaten şartla salıverilme imkanına sahip olduğunu, kapsam dışı olanların ise ağırlaştırılmış müebbet alanlar olduğunu belirtti. Olası bir yasal düzenlemede FETÖ mensuplarının kapsama girip girmemesinin tamamen TBMM’nin tercihine bağlı olacağını vurguladı. Şartla salıverilmenin yalnızca münfesih örgütlerle sınırlanması halinde FETÖ dahil diğer örgüt mensuplarının kapsam dışında kalabileceğini kaydetti.
Öte yandan, Numan Kurtulmuş başkanlığındaki komisyonun hazırladığı raporda “umut hakkı” ifadesinin doğrudan yer almadığı, ancak yargılama ve infaza ilişkin düzenlemeler başlığı altında dolaylı biçimde ele alındığı belirtildi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin daha önce dile getirdiği öneri de tartışmaların merkezinde bulunuyor.




