Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Kongre Kültür Merkezi’nde Eskişehir Aile Zirvesi Özel Oturumu gerçekleştirildi. İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı N. Bilal Erdoğan ile İbn Haldun Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Gündüz’ün konuşmacı olarak katıldığı özel oturumun moderatörlüğünü Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emine Gümüşsoy yaptı. Programın açılış konuşmasını Yunus Emre İlim Kültür ve Araştırma Merkezi Derneği Başkanı Gürhan Albayrak gerçekleştirdi. Albayrak, ailenin toplumun temel unsurlarından biri olduğunu belirterek, “Bugün burada toplumumuzun kalbi olan aileyi konuşmak üzere bir aradayız. Eskişehir Aile Zirvesi açılış programımıza hepiniz hoş geldiniz, safalar getirdiniz” dedi. Dünyada yaşanan toplumsal çözülmelerin önemli nedenlerinden birinin aile kurumunda yaşanan çözülme olduğunu ifade eden Albayrak, aile sorunlarının yalnızca yasal düzenlemeler, teşvikler veya çeşitli kampanyalarla çözülemeyeceğini söyledi. Albayrak, “İnsan koruyamazsanız aileyi de koruyamazsınız. Biz Türk milleti olarak insanı ‘Hazreti İnsan’ olarak gören bir medeniyetin mensubuyuz” ifadelerini kullandı. Eskişehir Aile Zirvesi’nin yıl sonuna kadar çeşitli etkinlik ve çalıştaylarla sürdürüleceğini belirten Albayrak, “Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımız başta olmak üzere Eskişehir Valiliği, Anadolu Üniversitesi, Osmangazi Üniversitesi ve Yunus Emre Derneği olarak şehrimizde sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği hâlinde, bugün açılışını yapmış olduğumuz Eskişehir Aile Zirvesi’ni yıl sonuna kadar çeşitli etkinlik ve çalıştaylarla sürdüreceğiz inşallah” diye konuştu.

8A941F1B 8Fe4 4209 9288 42Bb8D35713C
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emine Gümüşsoy ise aile konusunun önemine dikkat çekerek, 2025 yılının Aile Yılı, 2026-2035 döneminin ise Aile 10 Yılı ilan edildiğini hatırlattı. Nüfus artış hızı ve doğurganlık oranındaki düşüşe dikkat çeken Gümüşsoy, “Nüfus artış hızı ve doğurganlık oranının kısa ve uzun vadede ülke nüfusunu yenileyememesi, Türkiye için bir beka meselesi hâline gelmiştir” dedi. Aile bağları güçlü olan bireylerin karşılaştıkları sıkıntılarla daha kolay mücadele ettiğini belirten Gümüşsoy, “Güçlü aile, güçlü toplum, güçlü Türkiye” vurgusu yaptı. Gümüşsoy, medyadan uluslararası sözleşme yorumlarına ve politika belgelerine kadar farklı alanlarda aile yapısına yönelik baskılara karşı ailenin nasıl korunacağının tartışılması gerektiğini ifade etti.

E74D808C 562C 409A 952D Eeb49C07D6Cc
Özel oturumda konuşan İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı N. Bilal Erdoğan, aile meselesinin yalnızca ekonomik tedbirlerle çözülemeyeceğini söyledi. Kapitalizmin ekonomik yapının yanı sıra sosyal yapıları ve bireylerin davranışlarını da değiştirdiğini ifade eden Erdoğan, “Gerçekten aile meselesi önemli ve benden önce Sayın Yunus Emre Derneği Başkanı, İl Başkanımızın da söylediği gibi mesele hakikaten sadece belli ekonomik tedbirlerle çözümlenebilecek bir mesele değil” dedi. Kapitalizmin insanları giderek daha bireyci hale getirdiğini savunan Erdoğan, “Artık daha bireyciyiz. Çünkü sistem bizim böyle olmamızı öngörüyor. Topluluk hâlinde değil, bireyci olarak güdüleniyoruz. O şekilde profilleniyoruz” ifadelerini kullandı. Teknoloji ve sosyal medya algoritmalarının insanların davranışlarını yönlendirdiğini belirten Erdoğan, aile yapısının ise daha dirençli bir sosyal yapı olduğunu söyledi. Erdoğan, “Aile biriminde anne, baba belli kararları çocukları adına alabilir. Birer birer hepsinin avlanması daha zor olabilir, çünkü daha dirençli bir yapı. Hele bir geniş aile olursa, amcalar, teyzeler, dedeler, babaanneler, anneanneler vesaire, onun parçalanıp manipüle edilmesi daha da zorlaşabilir” diye konuştu. Ailenin kimlik ve kültür aktarımındaki rolüne dikkat çeken Erdoğan, “Biz insanı kutsuyoruz. İnsanın parçası olduğu aile yapısını önemsiyoruz. Aile yapısını kimliğin, kültürün, bizim millî karakteristik özelliklerimizin korunduğu adeta bir tarih kapsülü gibi görüyoruz” dedi. Ailenin zayıflamasının toplumsal ve kültürel aktarımı da etkilediğini belirten Erdoğan, “Dolayısıyla bizim için aile zayıfladığı zaman aslında biz, biz olmaktan çıkmaya hızla yol alıyoruz demektir. Çünkü nesilden nesile, dededen toruna aktarılan birçok aktarım mekanizmasının ortadan kalkıp artık aktarım mekanizmalarının tamamen dünyadaki egemen güçlere teslim edilmesi söz konusu” ifadelerini kullandı.

7849E762 9031 4346 98A8 A4305Ffb1499
Sivil toplumun yüz yüze iletişim açısından önemli bir avantaj taşıdığını belirten Erdoğan, “Gerçek sivil toplumda, bu yüz yüze oturup kalktığımız ağlarda birbirimize güven duygusu daha yüksek, birbirimizi ikna etme ihtimalimiz daha yüksek ve birbirimizle yeni öbekler oluşturma şansımız mevcut” dedi. Kapitalizmin sorgulanması gerektiğini söyleyen Erdoğan, “Kendimizi bu konuda eğitip ‘Başka bir dünya mümkün mü?’ diye sorgulamalıyız” ifadelerini kullandı. Dünyadaki gelir dağılımı adaletsizliği ve savaşlara da değinen Erdoğan, teknolojik gelişmelerin insanlığın temel ihtiyaçlarını ortadan kaldırmadığını belirterek, “Daha temelde insanın temel ihtiyacı bir kere bir emniyet ihtiyacı, bir huzur ihtiyacı. Onun üstüne iaşe ihtiyacı geliyor, onun üstüne yemesi, içmesi, barınması geliyor” diye konuştu. Aile politikalarının yalnızca söylem düzeyinde kalmaması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, İlim Yayma Vakfı’nın burs uygulamasında ailelere yönelik yaptıkları düzenlemeyi de anlattı. Erdoğan, “Mesela İlim Yayma Vakfı burs veriyor. Biz burslarımızı Aile Yılı vesilesiyle yeniden gözden geçirsek neyi değiştirmeliyiz diye istişare ettik. Ve dedik ki doktora öğrencisine burs verdiğimiz zaman, doktora öğrencisi evliyse bursunu artırarak verelim. Çocuğu varsa bursunu daha da artırarak verelim” dedi. Doktora bursunun aylık 35 bin lira olduğunu belirten Erdoğan, “Evliyse üstüne 2 bin 500 lira ilave ediyoruz. Çocuk başına 5 bin lira daha ilave ediyoruz” ifadelerini kullandı. Kendi öğrencilik döneminden de örnek veren Erdoğan, “Amerika’da öğrenci olduğumuz dönemde ben de doktoradaydım, eşim lisanstaydı ve ilk yavrumuz dünyaya geldi. Ders programlarımızı birbirimize göre uyarlayarak birimiz evdeyken birimiz okuldaydık, birimiz okuldayken birimiz evdeydik. Böyle beraber çocuğumuzu yetiştirmeye, ilk çocuğumuzda yük paylaşmaya çalıştık. Bu ne yapar? Bu, evliliği de daha güçlü kılan bir süreç olur elbette” diye konuştu.

Eskişehir'de bugün hava nasıl olacak?
Eskişehir'de bugün hava nasıl olacak?
İçeriği Görüntüle

9B9C2080 9B60 41F2 9452 F962A6Ecec45
İşverenlere de aile yapısının güçlendirilmesi konusunda görev düştüğünü söyleyen Erdoğan, devlet tarafından verilen desteklerin işverenler tarafından da tamamlanabileceğini belirterek, “Devlet evlenene şöyle bir destek veriyor, ben de bunun üzerine bunu ekliyorum. Devlet şu kadar izin veriyor, ben bu iznin üstüne şunu ekliyorum. Özlük haklarımı belirlerken çalışanımın evli, çocuklu olmasına göre bir skala oluşturuyorum” ifadelerini kullandı. Doğurganlık oranındaki düşüşe de değinen Erdoğan, “20 yıldır Cumhurbaşkanımız ‘Üç çocuk, üç çocuk’ derken maalesef insanlar bunu tiye alarak geçiştirdiler. Bununla ilgili ‘Peki ne yapmamız gerekiyor? Kurumsallaştırma ne düzeyde gerçekleştirilebilir?’i konuşmak varken, 2,5’tan 1,4’e doğurganlık oranımızın düşüşünü maalesef seyrettik” dedi. Türkiye’nin bu eğilimi tersine çevirebileceğine inandığını söyleyen Erdoğan, “Ben bunu tersine çevirebileceğimize inanıyorum. Bizim toplumumuzun kendine has dinamikleri var. Yeter ki bu dinamikleri yeniden açığa çıkarabilelim. Kendi kültürel, millî özelliklerimizi açığa çıkarabilelim” diye konuştu. Erdoğan, sivil toplum kuruluşlarının yalnızca eleştirmekle yetinmemesi gerektiğini belirterek, “Ben bu konuştuğum, dertli olduğumu gösterdiğim konuda ne yapıyorum, ortaya ne koyuyorum, ne gayreti toplumla paylaşıyorum sorusunu da kendimize daha çok sormamız gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

0Dcb51B6 Eecd 4D39 89Bf 81Cc70121375
İbn Haldun Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Gündüz ise konuşmasına Gazze ve Filistin değerlendirmesiyle başladıktan sonra aile yapısının güçlendirilmesinin insanın kendisinden başlaması gerektiğini söyledi. Gündüz, “Aile Zirvesi’nde aileyi ayağa kaldırmanın yolu önce insanı ayağa kaldırmaktan geçer. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın. Dolayısıyla bana göre önce her birimiz kendimizden başlamamız lazım” dedi. Toplumsal değişimin bireysel değişimle başlayacağını ifade eden Gündüz, “Önce kendimizi yeniden inşa etme, aileyi ayağa kaldıracak bir insan tipine doğru önce kendimizi dönüştürmemiz lazım. Bana göre birinci şey bu” diye konuştu. Gençlere yönelik mesajlarında ölçülü konuşmanın önemine dikkat çeken Gündüz, “Allah kocaman bir vücut, ufacık bir ağız vermiş. Bunun iki anlamı var: Bir, insanlar vücudu kadar düşünüp ağzı kadar konuşması gerektiği için. Bin defa düşünüp bir defa konuş” ifadelerini kullandı. Üretim ve tüketim arasındaki dengeye de dikkat çeken Gündüz, “İkincisi de insanlar vücudu kadar üretip ağzı kadar tüketmesi gerektiği için. Bu çok önemli. Allah her birimize kocaman bir vücut, ufacık bir ağız vermiş. Demek ki biz vücudumuz kadar üreteceğiz ama ağzımız kadar tüketeceğiz” dedi.

9922C3E4 83Ed 4087 8C13 Ca1Cfd3F6745
Aile yapısının zayıflamasında kariyer ve tüketim odaklı yaşam biçiminin de etkili olduğunu savunan Gündüz, “Herkes kariyerini elde edebilmek için, buna Kemal Sayar hocamız çok güzel söylüyor; ‘İnsanlar haz medeniyetinde hızlı yaşıyor’ diyor. Hazzı yakalamak için herkes öyle bir hızla gidiyor ki koca karısını görmüyor, kadın kocayı görmüyor, çocukları görmüyor; herkes kendi hedefine kilitlenmiş, oraya doğru hızla koşuyor” ifadelerini kullandı. Bu durumun aile yapısının sarsılmasına neden olduğunu belirten Gündüz, “İşte aile yapısının sarsılmasının sebeplerinden bir tanesi bu. Yuvanın o huzur ve mutlu dolu havası böylece ortadan kayboluyor” dedi. Çocukların maruz kaldığı medya içeriklerine de dikkat çeken Gündüz, “Ya Türkiye’de akran zorbalığı yok, ekran zorbalığı var, ekran. Hangi dizi filmde cinayet yok? Hangi filmde bıçak yok? Hangi filmde kadına cefa, eza yok; hangi filmde yok? Esas meseleye buradan yaklaşırsanız anlarsınız” diye konuştu.
Programa İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı N. Bilal Erdoğan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Bakan Yardımcısı Adil Çalışkan, Eskişehir Vali Vekili Yakup Güney, Çevre ve Şehircilik Eski Bakan Yardımcısı Refik Tuzcuoğlu, İbn Haldun Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Gündüz, AK Parti Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı Mücahit Yanılmaz, AK Parti MKYK Üyesi Mürsel Çavdar, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, AK Parti Eskişehir İl Koordinatörü Cihat Sezal, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve Eskişehir Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Özcan katıldı.

Muhabir: Esra Kahya