Fransız haber ajansı AFP'nin aktardığı bilgilere göre bilim dünyası, arkeoloji ve biyolojiyi sıra dışı bir deneyde buluşturan benzersiz bir keşfe imza attı. İtalya ve Avusturya sınırındaki Alp Dağları'nda donmuş halde bulunan ve "Ötzi" olarak bilinen 5300 yıllık ünlü buz adam mumyasını inceleyen araştırmacılar, mumyanın bağırsak florasında binlerce yıldır canlılığını koruyan mikroorganizmaları tespit etti. Bağırsaklarda hâlâ aktif olarak bulunan antik maya hücrelerini laboratuvar ortamında izole etmeyi başaran bilim insanları, bu mayayı kullanarak tarihin en eski ekşi mayalı ekmeğini pişirdi.

Avrupa'nın en çok incelenen arkeolojik buluntusu olan Ötzi, bu kez sadece kıyafetleri ya da midesindeki son yemeğin içeriğiyle değil, modern mutfak kültürüne sunduğu binlerce yıllık genetik mirasla gündeme oturdu.

İnternette kritik eşik aşıldı: Bot trafiği insan trafiğini geçti
İnternette kritik eşik aşıldı: Bot trafiği insan trafiğini geçti
İçeriği Görüntüle

Binlerce yıllık uyku laboratuvarda uyandırıldı
Arkeologlar ve mikrobiyologların ortaklaşa yürüttüğü hassas çalışmada, Ötzi'nin sindirim sisteminden alınan mikroskobik örnekler derinlemesine analiz edildi. Mumyanın donma koşulları sayesinde DNA yapısı bozulmadan günümüze ulaşan antik maya suşları (Saccharomyces cerevisiae), özel besi ortamlarında beslenerek yeniden çoğaltıldı. Bilim insanları, binlerce yıl boyunca adeta zaman kapsülünde uyuyan bu mayanın, günümüzdeki ekşi maya kültürlerine kıyasla çok daha dayanıklı ve farklı bir aromatik bileşene sahip olduğunu belirledi.

Laboratuvarda uyandırılan ve tamamen aktif hale getirilen 5300 yıllık bu antik maya, un ve suyla buluşturularak geleneksel yöntemlerle fermente edildi ve ekşi mayalı bir ekmeğe dönüştürüldü.

Bakır Çağı'nın beslenme haritasına ışık tutuyor
Deneyi gerçekleştiren uzmanlar, üretilen ekşi mayalı ekmeğin sadece sıra dışı bir mutfak deneyi olmadığını, Neolitik Dönem ile Bakır Çağı geçişindeki insanların beslenme alışkanlıklarına dair çok kritik veriler sunduğunu vurguluyor. Ötzi'nin yaşadığı dönemdeki tahıl çeşitliliği ve fermantasyon süreçlerinin izini süren bu çalışma, insanlığın ekmek yapımı ve mikrobiyolojiyle olan ilişkisinin tahmin edilenden çok daha köklü ve kusursuz olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Antik mayanın genetik haritası üzerindeki incelemelerin, modern ekmek mayalarının evrimini anlamak adına sürdürüleceği bildirildi.

Kaynak: AFP