İngiltere’deki Bristol Üniversitesi bünyesinde çalışan organik jeokimyacılar, geleneksel analiz yöntemlerine alternatif bir teknik geliştirdi. Normalde arkeologlar, mumya sargılarından küçük parçalar kesip kimyasal çözeltiler içinde inceleme yapıyor. Bu yöntem hem eserin bütünlüğünü bozuyor hem de bazı organik moleküllerin parçalanmasına yol açabiliyor.
Yeni teknikte ise mumyanın çevresindeki havada bulunan uçucu organik bileşikler (VOC) örnekleniyor. Böylece mumyaya fiziksel temas olmadan, sadece yaydığı “koku imzası” üzerinden içerikteki maddeler belirlenebiliyor.
Mumyalama tarifleri zamanla değişti
Avrupa ve İngiltere’deki müzelerde bulunan, M.Ö. 2000 ile M.S. 295 arasına tarihlenen 19 Antik Mısır mumyası üzerinde yapılan analizler, mumyalama tekniklerinin yüzyıllar içinde evrildiğini ortaya koydu.
Erken dönemlerde daha çok hayvansal ve bitkisel yağlar kullanılırken, ilerleyen dönemlerde reçetelerin karmaşıklaştığı görüldü. Ardıç, çam ve sedir gibi ağaçlardan elde edilen pahalı yağlar, bal mumu ve bitüm (zift) karışımlara eklendi.
Tarihlendirmede yeni bir yöntem
Araştırmacılar, farklı dönemlere ait mumyaların farklı koku bileşimlerine sahip olduğunu belirledi. Bu bulgu, koku analizinin mumyaların kronolojik olarak sınıflandırılmasında hızlı ve tahribatsız bir ön tarama aracı olarak kullanılabileceğini gösteriyor.
Ayrıca mumyalama malzemelerinin yalnızca bedeni korumak için değil; ölümle ilişkilendirilen kötü kokuları bastırmak ve mikroorganizmalara karşı koruma sağlamak amacıyla da seçildiği değerlendiriliyor.




