YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Türkiye’de basın özgürlüğüne ilişkin yaşanan gelişmeleri TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada değerlendirdi. Halk TV’ye kayyum atanması, dijital medya üzerindeki erişim engelleri ve tutuklu gazetecilerin durumuna dikkat çeken Çakırözer, iktidarın basına yönelik uygulamalarını eleştirdi.
Türkiye’nin giderek daha fazla sansürle karşı karşıya kaldığını savunan Çakırözer, “Türkiye her geçen gün görülmemiş bir karanlığa sürükleniyor, AK Parti’nin sansür karanlığına. Gazeteciler zindanda, vurguncular dışarıda. İki yılda 10 kanala kayyum atandı. Ne yaparsanız yapın gerçeklerin bilinmesini, duyulmasını engelleyemeyeceksiniz. Sansürünüze, karartmanıza, kayyumlarınıza teslim olmayacağız” ifadelerini kullandı.
“TMSF EN BÜYÜK MEDYA PATRONU OLDU”
Halk TV’ye kayyum atanmasını ve televizyon kanallarına yönelik uygulamaları eleştiren Çakırözer, 14 Ekim’de kanala yönelik operasyon gerçekleştirildiğini, yayınların kesildiğini ve çalışanların binaya alınmadığını söyledi.
Halk TV’nin yanı sıra Tele1’e yönelik uygulamaları da gündeme getiren Çakırözer, “Hepsi bahane, hepsi kılıf! Milyonlarca yurttaşın haber alma, gerçekleri öğrenme hakkını elinden aldınız. Sayenizde TMSF kayyımı en büyük medya patronu oldu, iki yılda tam 10 kanala kayyum atadınız” diye konuştu.
Çakırözer, Halk TV’nin yolsuzluk iddialarını ve Ekrem İmamoğlu’nun açıklamalarını gündeme getirmesi nedeniyle susturulduğunu öne sürdü.
“50 MİLYON TAKİPÇİLİ BİN 500 HESAP ERİŞİME ENGELLENDİ”
Dijital medyaya yönelik erişim engellerini de gündeme taşıyan Çakırözer, Siber Güvenlik Başkanlığının yetkilendirildiği eylül ayının başından bu yana toplam takipçi sayısı 50 milyonu bulan yaklaşık bin 500 X hesabına erişim engeli getirildiğini iddia etti.
Haber siteleri ve sosyal medya hesaplarına yönelik engellemeleri eleştiren Çakırözer, T24 haber sitesinin de erişime kapatıldığını belirterek, “Sarayın Siber Güvenlik Başkanlığı ve sulh ceza hâkimleri el ele haber sitelerini ve sosyal medyayı karartıyor” dedi.
Çakırözer, İfade Özgürlüğü Derneğinin internet sitesinin de erişime engellendiğini ifade ederek, dijital alandaki kısıtlamaların kamuoyunun bilgiye ulaşmasını zorlaştırdığını savundu.
TUTUKLU GAZETECİLERİ TEK TEK SAYDI
Cezaevlerinde bulunan gazetecilerin durumuna da değinen Çakırözer; Ali Tarakçı, Şaban Sevinç, Mustafa Balcı, Fatih Ergin, Tuğba Tekerek, Merdan Yanardağ, İrem Delice Aydın, Hasan Güraksu, Nadiye Gürbüz ve Derya Okatan’ın isimlerini sıraladı. Çakırözer, İsmail Saymaz’ın ev hapsinde olduğunu da belirtti.
Gazetecilerin yaptıkları haberler ve paylaşımları nedeniyle özgürlüklerinden mahrum bırakıldığını savunan Çakırözer, “Gazeteciler zindanda, vurguncuların peşine düşen yok” ifadelerini kullandı.
Murat Ağırel’in gözaltına alınmasını da eleştiren Çakırözer, gazetecilere yönelik işlemlerin basın özgürlüğü açısından kaygı verici olduğunu söyledi.
DAYANIŞMA MİTİNGİNE ÇAĞRI
Çakırözer, Halk TV önünde düzenlenecek dayanışma mitingi ile hafta sonu gazeteci meslek örgütlerinin gerçekleştireceği basın açıklamasına katılım çağrısında bulundu.
Basın özgürlüğünün anayasal bir hak olduğunu vurgulayan Çakırözer, “Gazetecilik suç değildir, basın özgürlüğü iktidarın bir lütfu değildir; anayasal bir haktır, demokrasinin güvencesidir, sigortasıdır” dedi.
YENİ Parti iktidarında gazetecilerin haberleri nedeniyle cezaevine gönderilmeyeceğini, televizyonların susturulmayacağını ve internetin karartılmayacağını savunan Çakırözer, Türkiye’nin yeniden hukukun üstün olduğu ve basının özgür olduğu bir ülke olması gerektiğini ifade etti.




