Arslan, özelleştirmeden elde edilecek gelirin sağlık yatırımlarında kullanılacağı yönündeki açıklamayı eleştirerek, “Mevcut sağlık alanlarını satıp, buradan elde edilecek gelirle yatırım yapacağınızı söylemek açık bir çelişkidir. Bu, kamuya sunulan bir aldatmacadır” dedi.
Özelleştirmenin yalnızca boş arsaları kapsamadığını belirten Arslan, listede hastane binaları, dispanserler, doğum evleri, sağlık tesisleri, spor salonları, kız yetiştirme yurdu, okul ve lojmanlar gibi çok çeşitli taşınmazların yer aldığını söyledi. Arslan, sürecin sadece mülkiyet devrini değil, aynı zamanda planlama ve imar yetkilerini de ilgilendirdiğini hatırlattı.
Arslan, Anayasa’nın 56’ncı maddesine atıf yaparak, “Sağlık hakkı anayasal güvencededir. Devletin görevi, yurttaşın sağlığını korumak ve sağlık hizmetlerini kamusal bir anlayışla sunmaktır. Ancak bu adım, sağlığı giderek piyasacı ve ticari bir anlayışla yeniden biçimlendiriyor” değerlendirmesinde bulundu.
Açıklamasını, “1 milyon 237 bin 553 metrekarelik alanın içinde sağlık niteliği taşıyan taşınmazlar var. Bu durumda soru açıktır: Sağlık alanları neden özelleştirme listesinde?” ifadeleriyle tamamladı.




