Çakırözer, kentte aylardır süren çevre direnişine dikkat çekerek, “Asıl bizlerin sizlere teşekkür etmesi lazım. Eskişehir’in hem gündeminde hem Türkiye’nin gündeminde bu meseleyi canlı tutan tüm çevre örgütlerine, kent konseylerine, belediyelere ve siyasi partilere teşekkür ediyorum” dedi.
Maden projelerine karşı hem Meclis’te hem de ilgili kurumlarda girişimlerde bulunduklarını hatırlatan Çakırözer, “Söylenmedik söz kalmadı. ÇED süreci için Çevre Bakanlığı’na birlikte gittik, uyarılarımızı yaptık. Mücadelemiz devam edecek” ifadelerini kullandı.
Eskişehir’in doğal yapısına dikkat çeken Çakırözer, “Eskişehir’in yüzde 70’inden fazlasını maden havzası haline getirmek istiyorlar. Oysa Eskişehir Anadolu’yu besleyen bir kenttir” diye konuştu.
Alpu Ovası, Sarıcakaya, Mihalgazi, Alpagut, Atalan ve Tepebaşı bölgelerinin tarımsal ve çevresel önemine vurgu yapan Çakırözer, bu alanların korunması gerektiğini söyledi.
Bilirkişi incelemesine de değinen Çakırözer, “Yarın sabah Alpagut ve Atalan’a hep birlikte gideceğiz. Uzmanlar sahada bu doğanın nasıl bir tehdit altında olduğunu yerinde görecek” dedi.
Tüm kesimlere teşekkür eden Çakırözer, “Farklı görüşlerimiz olabilir ama Eskişehir’in zehirlenmemesi için herkesin ortaklaştığını görüyoruz. Bu mücadelenin sonunda Eskişehir kazanacak” ifadelerini kullandı.




