Panele; CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, Eskişehir milletvekilleri Utku Çakırözer ve İbrahim Arslan, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar ve CHP Tepebaşı İlçe Başkanı Tevfik Yıldırım katıldı. Panelde konuşmacı olarak ise Gökhan Günaydın’ın yanı sıra eski Köy-Koop Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Yıldız ve eğitimci Emin Dağlı yer aldı.
Günaydın, Eskişehir Şeker Fabrikası’nın Cumhuriyet’in üretim ve kalkınma anlayışının simgelerinden biri olduğunu belirterek, fabrikanın kuruluşuna ilişkin şu ifadeleri kullandı: “Mustafa Kemal Atatürk’e soruyorlar; ‘Eskişehir’de şeker fabrikasını nereye yapalım?’ Treni durduruyor, Eskişehir’de iniyor ve fabrikanın yerini bizzat kendisi gösteriyor. ‘Kente yakın bir yerde olmalı ki Eskişehirli her gün Cumhuriyet’in kurduğu bu fabrikayı görerek memleketiyle gurur duysun’ diyor.” Günaydın, şeker fabrikalarının sadece üretim tesisleri değil, aynı zamanda Cumhuriyet’in halka gösterdiği kalkınma iradesi olduğunu vurguladı.
Tekel’in özelleştirilmesi ve yerli üretimin bitirilmesine yönelik eleştirilerde bulunan Günaydın, “Maltepe sigarasını hatırlıyor musunuz? Samsun’u, Tokat’ı, Tekel 2000’i, Yeni Harman’ı, Bafra’yı… Bunların hepsi bu ülkenin fabrikalarında üretilirdi. Tokat’ta, Samsun’da, Adana’da, Malatya’da, İstanbul’da, İzmir’de üretim vardı. Bu fabrikaların tamamı satıldı. Artık memlekette yerli tütün üretimi kalmadı. Kendimize ait bir tek sigara markası olmayan bir millet haline geldik” dedi. Günaydın, bu sürecin hem üreticiye hem de işçiye zarar verdiğini ifade etti.

Madencilik politikalarına da değinen Günaydın, Cumhuriyet döneminde kurulan kurumların önemine dikkat çekerek, “Maden Tetkik Arama ile Etibank kuruldu, kendi madenini kendin çıkartıyordun. Ama bugün Türkiye altın madenciliği yapıyor deniliyor; çıkartılan altının yüzde 98’ini yabancılar alıyor. Osmanlı’nın son döneminde bu oran yüzde 75’ti, şimdi yüzde 98. Dünyada bundan daha ağır bir sömürge madenciliği yoktur” ifadelerini kullandı. Günaydın ayrıca Lozan sürecinde yaşananları hatırlatarak, İsmet İnönü’ye yönelik tehditleri anlattı ve İnönü’nün bu baskılara rağmen Cumhuriyet’in ekonomik bağımsızlığı için mücadele ettiğini belirtti.





