İstanbul Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen zirvede küresel enerji diplomasisi, petrol-doğal gaz keşifleri ve kritik maden stratejilerine ilişkin kapsamlı bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, madencilik alanında yaşanan büyük dönüşüme dikkat çekti. Türkiye’nin maden çeşitliliği açısından dünyada 9’uncu sırada yer aldığını belirten Erdoğan, Eskişehir'deki rezervlerin ve tesislerin stratejik önemini ön plana çıkardı.
"Eskişehir Beylikova Rezervi ile Küresel Ölçekte Şampiyonlar Ligindeyiz"
Enerji dönüşümünün hızlandığı yeni dönemde kritik madenlerin artık petrol ve doğal gaz kadar büyük bir küresel güç haline geldiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Eskişehir’deki iki büyük yatırıma dikkat çekerek şöyle konuştu: "Nadir toprak elementlerinde Eskişehir Beylikova'da keşfedilen dev rezerv, Türkiye'yi kritik madenler alanında küresel ölçekte şampiyonlar ligine taşımıştır. Eskişehir Kırka'da kurulan pilot tesisle lityumkarbonat üretiminde ilk ürünü elde ettik. Aynı yerde yıllık 600 ton kapasiteli endüstriyel tesisin kurulumuna yönelik çalışmalarımız sürüyor."
Eti Maden aracılığıyla dünya bor pazarında lider konumda bulunulduğunu hatırlatan Erdoğan, savunma sanayiinden yüksek teknolojiye kadar birçok sektörün geleceğinin bu kritik maden yarışına bağlı olduğunu ve Türkiye’nin bu yarışta seyirci değil, oyun kurucu olmayı hedeflediğini belirtti.
"Enerjide Tam Bağımsızlık Ülkemizin Kızıl Elması'dır"
Konuşmasında Karadeniz'deki Sakarya Gaz Sahası'nda günlük üretimin 9,5 milyon metreküpe ulaştığını, Gabar'da ise yurt içi petrol üretiminin yüzde 44'ünün karşılandığını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, hedeflerinin Türkiye Petrolleri'ni günlük 1 milyon varil üretim yapan küresel bir şirket haline getirmek olduğunu söyledi.
Tüm engelleme girişimlerine rağmen Türkiye'nin huzur ve güven iklimiyle yerli kaynaklarını işlemeye devam edeceğini belirten Erdoğan, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "İnşallah enerjide, madencilikte ve doğal kaynaklarda çok daha büyük başarılarla ülkemizi buluşturmakta kararlıyız. Bunun için karada veya denizde hükümranlık alanlarımızda ne kadar tabi kaynağımız varsa işleyeceğiz. Savunma sanayiinde olduğu gibi enerjide de tam bağımsızlık ülkemizin Kızıl Elması'dır. Türkiye bu hedefine doğru emin adımlarla yürümektedir. Bu yürüyüşün önünün kesilmesine de müsaade etmeyeceğiz."




