“Eğitim sistemi ağır bir kriz yaşıyor”
Yeni eğitim-öğretim yılına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Eğitim Sen Eskişehir Şube Başkanı Özkan Demirkol, öğrencilerin, velilerin ve eğitim emekçilerinin karşı karşıya kaldığı sorunlara dikkat çekti. Eğitim sisteminin kamusal hizmetlerin tasfiyesi, eğitimin piyasalaştırılması ve eğitim emekçilerinin güvencesizleştirilmesi nedeniyle ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu savunan Demirkol, okullardaki fiziki koşulların yanı sıra hijyen ve güvenlik sorunlarının da devam ettiğini ifade etti.
Öğrencilerin ücretsiz ve sağlıklı beslenme ile temiz içme suyuna erişiminin sağlanması gerektiğini belirten Demirkol, eğitim emekçilerinin ise ekonomik ve özlük hakları konusunda önemli sorunlar yaşadığını söyledi.
MEB genelgesine eleştiri
Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan 2026/70 sayılı genelgeyi de eleştiren Demirkol, öğretmenlere yönelik önlük ve kılık-kıyafet uygulamalarına tepki gösterdi. Demirkol, “Öğretmenin mesleki saygınlığı giydiği kıyafetle değil; ürettiği emek, mesleki özerklik, insanca yaşayabileceği ücret ve güvenceli çalışma koşullarıyla sağlanır” ifadelerini kullandı.
Norm kadro fazlası öğretmenlerin resen görevlendirilmesi ve Millî Eğitim Akademisi bünyesinde eğitime alınarak alan değişikliğine yönlendirilmesine de karşı çıktıklarını belirten Demirkol, plansız öğretmen istihdamı ve yanlış norm kadro politikalarının sorumluluğunun öğretmenlere yüklenemeyeceğini söyledi.
Maarif Modeli’ne tepki
“Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” kapsamında uygulanan müfredata ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Demirkol, Eğitim Sen’in bilimsel ve laik eğitim anlayışından uzaklaştığını düşündüğü uygulamalara karşı olduğunu kaydetti.
Demirkol, eğitim programlarının “bilimsel, laik, demokratik, cinsiyet eşitlikçi, kapsayıcı ve anadilinde eğitim hakkını esas alan” bir anlayışla hazırlanması gerektiğini ifade etti.
“Eğitimin finansmanı ailelerin üzerine bırakılıyor”
Velilerin artan eğitim giderlerine dikkat çeken Demirkol, kırtasiye, okul çantası, kıyafet, ayakkabı, servis, beslenme ve yardımcı kaynaklardaki maliyetlerin özellikle düşük gelirli aileleri zorladığını söyledi.
Okullara yeterli bütçe ayrılmadığı sürece kayıt parası ve bağış tartışmalarının devam edeceğini savunan Demirkol, “Kamu okullarının temizlik, güvenlik, bakım-onarım, kırtasiye, elektrik, su ve diğer temel giderleri merkezi bütçeden karşılanmadığında okul yönetimleri velilerden ‘bağış’ istemeye yönelmekte, eğitimin finansmanı giderek ailelerin üzerine bırakılmaktadır” dedi.
Ücretsiz yemek ve temiz su çağrısı
Öğrencilerin beslenme sorununa da değinen Demirkol, ekonomik koşullar nedeniyle çok sayıda öğrencinin yeterli ve dengeli beslenemeden okula gittiğini ifade etti. Tüm öğrencilere en az bir öğün ücretsiz ve sağlıklı yemek ile temiz içme suyu sağlanması gerektiğini vurgulayan Demirkol, bunun bir sosyal yardım değil, çocukların temel hakkı olduğunu söyledi.
Eğitim emekçilerinin taleplerini sıraladı
Demirkol, eğitim emekçilerinin ücretlerinin yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmasını, sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik gibi güvencesiz istihdam biçimlerine son verilmesini istedi. Her okula ihtiyacı oranında doğrudan bütçe ayrılması gerektiğini belirten Demirkol; temizlik, güvenlik ve yardımcı hizmet personelinin kadrolu istihdam edilmesi çağrısında bulundu.
Temel kırtasiye ve eğitim materyallerinin ücretsiz sağlanmasını, okul servis ve ulaşım giderlerinin kamusal olarak desteklenmesini isteyen Demirkol, öğretmenlerin mesleki özerkliğine yönelik önlük, kılık-kıyafet, resen görevlendirme ve irade dışı alan değişikliği uygulamalarına da son verilmesi gerektiğini dile getirdi.
“Mücadelemizi sürdüreceğiz”
Millî Eğitim Bakanlığı’nın önceliğinin öğrencilerin nitelikli eğitime erişimi ve eğitim çalışanlarının çalışma koşullarının iyileştirilmesi olması gerektiğini belirten Demirkol, açıklamasını şöyle tamamladı:
“Eğitim Sen olarak 2026-2027 eğitim-öğretim yılında da öğrencilerimizin eğitim hakkı, velilerin üzerindeki ekonomik yükün kaldırılması ve eğitim emekçilerinin insanca yaşam ve çalışma koşullarının sağlanması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Parasız, kamusal, bilimsel, laik, demokratik, cinsiyet eşitlikçi ve anadilinde eğitim hakkından vazgeçmeyeceğiz.”




