"Sanayideki Küçülmenin Ayak Seslerini Aylar Öncesinden Duyuyorduk"
Hane halkı tüketiminin yüzde 4,8, bilgi ve iletişim sektörünün ise yüzde 9,5 büyüdüğü bir dönemde sanayide yaşanan daralmanın sürpriz olmadığını belirten Nadir Küpeli, sahadaki gerilemeyi şu sözlerle özetledi: "Bizler fabrikaların kalbinde yer alan yöneticiler olarak çarkların yavaşladığını, siparişlerdeki düşüşü ve yatırım iştahındaki derin kaybı aylar öncesinden yetkililere duyurmaya çalışıyorduk. Dün TÜİK istatistiklerine yansıyan bu eksi büyüme tablosu, sanayicinin aylardır sahada tek başına göğüs germeye çalıştığı darboğazın resmi bir tescilidir. Üretemeyen, sanayisi küçülen bir büyüme modeli Türkiye’nin geleceği açısından büyük sıkıntılar yaratacaktır."

"Kredi Muslukları Kapandı, Sanayici Boğuluyor"
Üretim cephesindeki daralmanın ana nedeninin finansmana erişim krizi olduğunu ifade eden EOSB Başkanı Küpeli, sıkı para politikasının geldiği noktaya dikkat çekti:
Sermaye Yetersizliği: Kredi musluklarının neredeyse tamamen kapanması, sanayicinin yeni yatırımları bir kenara bırakın, günlük işletme sermayesini dahi çeviremez hale gelmesine yol açtı.
Yüksek Maliyetler: Krediye ulaşabilen şanslı kesim için ise finansman maliyetleri altından kalkılamayacak kadar yüksek seviyelere ulaştı.
"Enflasyonla Mücadelenin Yolu Üretimi Artırmaktan Geçer"
İş dünyası olarak makroekonomik istikrar ve enflasyonla mücadele adımlarını desteklediklerini belirten Küpeli, ancak üretim kapasitesinin yıkıma uğratılmaması gerektiğinin altını çizdi. "Sadece tüketerek ve hizmet sektörüyle büyüyen bir yapının kalıcı refah getirmesi imkansızdır" diyen Küpeli, acil önlem çağrısında bulundu: "Sanayideki bu daralma, önlem alınmazsa yarın karşımıza istihdam kayıpları ve kapanan fabrikalar olarak çıkacaktır. Enflasyonla mücadele sadece para politikasında sıkılaşma ile olamaz; en etkili mücadele yöntemi sanayide her ürünü daha fazla üretmekten ve ihracattan geçer. Sanayici hammadde alamaz, elektrik ve gaz ödemelerini yapamaz ise üretim düşer. Üretim düşünce de enflasyon maalesef düşmüyor."
"Üretim Amaçlı Krediler Kısıtlamadan Muaf Tutulmalı"
Mevcut ekonomik modelin Türk sanayisinin rekabet gücünü ciddi ölçüde erittiğini belirten Küpeli, bankaların kredi kısıtlamalarından ve büyüme sınırlarından üretim amaçlı taleplerin hariç tutulması gerektiğini vurgulayarak, reel sektörün sesine kulak verilmesi çağrısını yineledi.




