Şen, Eskişehir’in ülke ekonomisindeki gelişmelerden bağımsız düşünülemeyeceğini ifade ederek, özellikle son dönemde artan ekonomik baskıların esnafın ödeme dengesini bozduğunu dile getirdi. Esnafın ürün tedarik ettiği yerlere ödeme yapmakta zorlandığını belirten Şen, bu durumun kredi kullanımını artırdığını vurguladı.
Tekstil sektörünün yaşanan ekonomik daralmadan en çok etkilenen alanlardan biri olduğunu söyleyen Şen, hane gelirlerindeki düşüşün tekstil ürünlerine olan talebi azalttığını ifade etti. Bu durumun üretici firmaların kârlılığını düşürdüğünü ve birçok işletmenin konkordato ya da kapanma sürecine girdiğini aktardı.

Şen, özellikle İstanbul merkezli üretim ağlarında başlayan daralmanın zamanla Anadolu’ya yayıldığını belirterek Kahramanmaraş ve Gaziantep gibi tekstil üretim merkezlerinde de iş kayıplarının yaşandığını söyledi. Fason üretim yapan birçok işletmenin faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldığını, bunun da işsizliği artırdığını dile getirdi.
Afrika ülkelerine üretim kayışının da sektördeki daralmayı derinleştirdiğini ifade eden Şen, bazı büyük firmaların üretimlerini yurt dışına taşımasıyla birlikte Türkiye’deki birçok atölyenin kapandığını belirtti.
Şen ayrıca ekonomik krizlerin yalnızca küçük işletmeleri değil, köklü ve uzun yıllardır faaliyet gösteren firmaları da etkilediğini söyledi. İyi yönetilmeyen veya kriz öngörüsü geliştiremeyen şirketlerin faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldığını ifade etti.
Tekstil sektöründe önümüzdeki döneme ilişkin endişelerini de paylaşan Şen, ekonomik toparlanma sağlansa bile kalifiye eleman bulmanın zor olacağını aktardı.




