Elektrik zamlarının enflasyon, üretim maliyetleri, istihdam ve yoksullukla doğrudan ilişkili olduğunu vurgulayan Eğerci, “Elektrik fiyatlarında yaşanan artışlar; enflasyon, üretim maliyetleri, istihdam ve yoksullukla doğrudan bağlantılı yapısal bir ekonomik sorundur” dedi.
Artan faturaların konut aboneleri, küçük esnaf, ticarethaneler ve sanayi kuruluşları üzerinde ciddi bir mali baskı oluşturduğunu ifade eden Eğerci, özellikle dar gelirli yurttaşlar için elektrik giderlerinin hane bütçesinde taşınamaz bir yük haline geldiğini söyledi. Elektrik fiyatlarındaki yükselişin temel tüketim kalemlerine doğrudan yansıdığını belirtti.
Yüksek enerji maliyetlerinin üretim zincirini de olumsuz etkilediğine dikkat çeken Eğerci, sanayide artan maliyetlerin üretim daralmasına ve istihdam kayıplarına yol açtığını ifade etti. Bu sürecin fiyat artışları yoluyla yeniden yurttaşa döndüğünü kaydetti.
Elektrik zamlarının gıda, ulaşım ve barınma gibi alanlarda zincirleme bir etki yaratarak hayat pahalılığını kalıcı hale getirdiğini vurgulayan Salih Eğerci, enerji politikalarının yalnızca piyasa koşullarıyla değil, toplumsal etkiler gözetilerek belirlenmesi gerektiğini söyledi.
Eğerci, elektriğin temel bir kamu hizmeti olduğunu hatırlatarak, fiyatların kamusal denetim ve planlama anlayışıyla belirlenmesi gerektiğini ifade etti. EMO olarak artan elektrik fiyatlarının yol açtığı ekonomik ve toplumsal sorunlara karşı kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceklerini belirtti.




