Jeffrey Epstein soruşturması kapsamında ABD Kongresi'nde yürütülen incelemelerde yeni ifadeler kamuoyuyla paylaşıldı. Epstein tarafından uzun yıllar boyunca cinsel ve psikolojik istismara maruz kaldığını belirten Sarah Kellen'in verdiği ifade, özellikle İngiliz kraliyet ailesiyle ilgili bölümleri nedeniyle geniş yankı uyandırdı.
ABD Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi'ne konuşan Kellen, Epstein'ın kendisini dünyanın en güçlü ve etkili isimlerinin bulunduğu ortamlara götürdüğünü anlattı. Kellen, Windsor Kalesi'nde düzenlenen Prenses Beatrice'in 18. doğum günü kutlamasına katıldığını ve daha sonra Buckingham Sarayı'nda bulunan özel dairelerde Andrew Mountbatten-Windsor ile akşam yemeği yediklerini söyledi.
Kraliyet konutlarına gittiğini anlattı
Kellen'in ifadeleri, Epstein mağdurlarından birinin ilk kez kamuoyu önünde İngiliz kraliyet ailesine ait konutlarda bulunduğunu anlatması açısından dikkat çekti. İfadesinde birçok uluslararası siyasi ve ekonomik figürle aynı ortamlarda bulunduğunu belirten Kellen, Dubai'de Şeyh Muhammed'in çöl evinde bulunduğunu, İsrail'in eski başbakanlarından Ehud Barak ile aynı masada oturduğunu da anlattı.
Komite üyelerine konuşan Kellen, Epstein'ın nüfuzunu kullanarak dünyanın en önemli isimleriyle ilişkiler kurduğunu belirterek, "Jeffrey dünyanın en parlak beyinlerini manipüle etmeyi başardı. Biz kurbanların ise ona karşı koyacak hiçbir şansı yoktu" dedi.
"Herhangi bir uygunsuz davranış görmedim"
Kellen, Andrew Mountbatten-Windsor hakkında da açıklamalarda bulundu. Buckingham Sarayı'ndaki ziyaretleri sırasında Andrew'un herhangi bir uygunsuz davranışına tanıklık etmediğini belirten Kellen, kendisinin yalnızca söz konusu buluşmalarda yer aldığını söyledi.
İngiliz basınında son dönemde Andrew hakkında çeşitli soruşturmalar ve iddialar gündeme gelirken, eski York Dükü hakkındaki tüm suçlamaları reddetmeyi sürdürüyor.
Bill Clinton, Bill Gates ve Trump ile de karşılaştı
Kellen, Epstein'ın çevresindeki isimlere ilişkin açıklamalarında eski ABD Başkanı Bill Clinton, iş insanı Bill Gates ve ABD Başkanı Donald Trump ile de karşılaştığını ifade etti. Ancak söz konusu isimlerin hiçbirini herhangi bir suçla ilişkilendirmediğini özellikle vurguladı.
İfadesinde, Epstein'ın sahip olduğu bağlantıların kendisinde büyük bir korku yarattığını anlatan Kellen, "Jeffrey o odalara girebiliyorsa dünyanın herhangi bir yerindeki herhangi bir odaya da girebilirdi. Beni istediği yerde bulabileceğini düşünüyordum" ifadelerini kullandı.
"On yıldan fazla süre istismar edildim"
Açılış konuşmasında yaşadıklarını ayrıntılı şekilde anlatan Kellen, Epstein'ın kendisini genç yaşlardan itibaren kontrol altına aldığını ve yıllarca süren bir istismar döngüsüne maruz bıraktığını söyledi.
"Jeffrey Epstein'ın dünyasında mahsur kaldım" diyen Kellen, "Beni yönlendirdi, manipüle etti, cinsel ve psikolojik olarak istismar etti. Zamanla hangi düşüncenin bana ait olduğunu, hangisinin onun etkisiyle oluştuğunu ayırt edemez hale geldim" dedi.
Kellen ayrıca 2000'li yılların başında Epstein için çalışmaya başladıktan sonra, Epstein'ın 2019 yılında tutuklanmasına kadar hiçbir kolluk kuvvetinin kendisiyle iletişime geçmediğini belirtti. İlk resmi görüşmesini ise Epstein'ın New York'ta tutuklanmasının ardından federal savcılarla yaptığını söyledi.
Saray ve temsilcilerden yanıt bekleniyor
Kellen'in ifadelerinin ardından Buckingham Sarayı'ndan görüş istendi. Saray daha önce yaptığı açıklamada, Kral'ın her türlü istismarın mağdurları ve hayatta kalanlarıyla dayanışma içinde olduğunu vurgulamıştı.
Andrew Mountbatten-Windsor ve Prenses Beatrice'in temsilcilerinden ise Kellen'in son açıklamalarına ilişkin henüz yeni bir değerlendirme yapılmadı. İfadenin kamuoyuna yansımasının ardından Epstein'ın uluslararası bağlantılarına ilişkin tartışmaların yeniden alevlenmesi bekleniyor.




