1) Odunpazarı, Adını Ticaret Kültüründen Alıyor
Eskişehir Odunpazarı’nın ismi, Osmanlı dönemine uzanan güçlü bir ticaret geçmişine dayanır. Bölge, geçmişte orman ürünlerinin şehre giriş noktası olmuş ve odun ticaretinin merkezi haline gelmiştir. “Odun Pazarı” olarak anılan bu alan, zamanla Odunpazarı adını alarak kalıcı bir yerleşim kimliği kazanmıştır. Bu durum, semtin yalnızca konut alanı değil, aynı zamanda ekonomik bir merkez olduğunu da gösterir.
Odunpazarı’nın ticari geçmişi, bugün hâlâ sokak dokusunda hissedilir. Dar sokaklar, hanlar ve avlulu evler bu geçmişin mimari izlerini taşır. Bölgenin planlı olmayan ancak işlevsel yerleşim düzeni, dönemin ihtiyaçlarına göre şekillenmiştir. Bu yönüyle Odunpazarı, Eskişehir tarihini anlamak için önemli bir anahtar niteliğindedir.
2) Osmanlı Sivil Mimarisinin En İyi Korunan Örneklerinden Biri
Eskişehir Odunpazarı evleri, Osmanlı sivil mimarisinin Anadolu’daki en iyi korunmuş örnekleri arasında yer alır. Ahşap karkaslı, cumbalı ve bitişik nizamlı bu evler, estetik kadar işlevselliği de ön plana çıkarır. Evlerin alt katları genellikle taş, üst katları ise ahşap malzemeden inşa edilmiştir. Bu yapı tarzı, hem iklim koşullarına hem de sosyal yaşama uygun şekilde tasarlanmıştır.
Bugün restore edilerek yaşatılan Odunpazarı evleri, semtin turistik değerini artırmaktadır. Birçok ev kafe, butik otel veya sanat atölyesi olarak kullanılmaktadır. Bu dönüşüm, tarihi dokunun korunarak ekonomik değere dönüştürülmesine örnek teşkil eder. Odunpazarı bu yönüyle kültürel mirasın sürdürülebilirliğini başarıyla temsil eder.

3) Türkiye’nin İlk Modern Cam Sanatı Müzesi Odunpazarı’nda
Eskişehir Odunpazarı, Türkiye’nin cam sanatı alanındaki en önemli merkezlerinden birine ev sahipliği yapar. Odunpazarı Modern Müze (OMM) ve Çağdaş Cam Sanatları Müzesi, bölgenin kültürel profilini güçlendiren yapılardır. Özellikle cam sanatı müzesi, hem yerli hem de yabancı sanatçıların eserlerini sergilemesiyle dikkat çeker. Bu durum, Odunpazarı’nı klasik bir tarihi semt olmanın ötesine taşır.
Sanat müzelerinin Odunpazarı’nda konumlanması, bölgeye gelen ziyaretçi profilini de çeşitlendirmiştir. Sadece tarih meraklıları değil, çağdaş sanatla ilgilenen ziyaretçiler de semti tercih etmektedir. Bu etkileşim, Eskişehir’in genç ve dinamik kimliğiyle uyumlu bir kültürel atmosfer yaratır. Odunpazarı böylece geçmiş ile geleceği aynı anda yaşatan nadir bölgelerden biri olur.
4) Lületaşının Başkenti Odunpazarı’dır
Eskişehir denildiğinde akla gelen en önemli simgelerden biri lületaşıdır ve bu değerli madenin kalbi Odunpazarı’nda atar. Dünyada yalnızca Eskişehir çevresinde çıkarılan lületaşı, yüzyıllardır ustaların elinde sanat eserine dönüşmektedir. Odunpazarı’ndaki atölyelerde pipo, takı ve süs eşyası olarak işlenen lületaşı, bölgenin kültürel mirasının önemli bir parçasıdır. Bu zanaat, ustadan çırağa aktarılarak günümüze kadar ulaşmıştır.
Lületaşı Müzesi, Odunpazarı’nın bu alandaki önemini gözler önüne serer. Müzede sergilenen yüzlerce eser, lületaşının sanatsal potansiyelini ortaya koyar. Ziyaretçiler hem üretim sürecini öğrenir hem de bu eşsiz taşın hikâyesine tanıklık eder. Bu özellik, Odunpazarı’nı benzer tarihi bölgelerden ayıran önemli bir detaydır.

5) Odunpazarı, Festival ve Etkinliklerin Doğal Sahnesi
Eskişehir Odunpazarı, yıl boyunca düzenlenen festival ve etkinliklerle yaşayan bir merkezdir. Sokak sanatları, el işi pazarları, kültür festivalleri ve yerel etkinlikler semtin sosyal dinamizmini artırır. Bu organizasyonlar, tarihi mekânların doğal dekor olarak kullanılmasını sağlar. Böylece Odunpazarı, statik bir turizm alanı olmaktan çıkar ve canlı bir kent sahnesine dönüşür.
Özellikle hafta sonları Odunpazarı sokakları yoğun bir ziyaretçi akınına uğrar. Yerel esnaf, sanatçılar ve ziyaretçiler arasında güçlü bir etkileşim oluşur. Bu hareketlilik, bölge ekonomisine doğrudan katkı sağlar. Aynı zamanda Odunpazarı’nı Eskişehir’in sosyal yaşamının merkezlerinden biri haline getirir.

