Dernek Yönetim Kurulu Üyesi Selçuk Sürmeli tarafından yapılan açıklamada, Eskişehir’de ihaleye açılan sahaların Odunpazarı, Tepebaşı, Alpu, Beylikova, Mihalıççık, Sarıcakaya ve Sivrihisar ilçelerinde bulunduğu belirtildi. En büyük ihale alanının ise 6 bin 581 hektarı aşan büyüklüğüyle Mihalıççık’ta yer aldığı ifade edildi.
Sürmeli, sürecin yalnızca ekonomik bir yatırım olarak değerlendirilmemesi gerektiği vurgulayarak, “Bu ihaleler Eskişehir’in su kaynakları, tarım alanları ve doğal varlıkları üzerinde doğrudan ve uzun vadeli etkiler doğurabilecek kritik bir süreçtir” dedi.

“Su kıtlığı riski artabilir”
Eskişehir’in hem önemli bir tarım merkezi hem de hassas su kaynaklarına sahip bir kent olduğuna dikkat çeken Sürmeli, madencilik faaliyetlerinin özellikle su güvenliği açısından risk oluşturabileceği belirtti.
Derneğin tespitlerine göre ihale kapsamındaki sahaların önemli bir bölümü; içme ve kullanma suyu havzalarıyla etkileşim riski taşıyor, sulu tarım yapılan alanlara yakın konumda bulunuyor ve yeraltı su besleme alanlarını etkileyebilecek özellikler barındırıyor. Ayrıca bu sahaların mera, orman ve doğal yaşam alanlarıyla çakıştığı ifade edildi.

“Geri dönüşü olmayan tahribat riski”
Sürmeli özellikle 4. Grup metalik maden faaliyetlerine dikkat çekerek, ağır metal kirliliği, kimyasal kullanımı ve atık depolama süreçlerinin çevre üzerinde kalıcı zararlar oluşturabileceğini vurguladı. Bu tür etkilerin bilimsel olarak da ortaya konduğu belirtilerek, gerekli önlemler alınmadan yapılacak faaliyetlerin ciddi sonuçlar doğurabileceği kaydedildi.
“Madenciliğe değil, yanlış uygulamalara karşıyız”
Sürmeli, madenciliğe kategorik olarak karşı olmadıklarını ancak yanlış yerde ve uygun olmayan koşullarda yapılacak faaliyetlere karşı olduklarını belirtti.

Çevre Derneği’nden 5 maddelik çağrı
Eskişehir Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği, sürece ilişkin taleplerini şu başlıklar altında sıraladı:
İhaleye açılan sahaların su havzaları ve tarım alanları açısından bağımsız bilimsel kurumlarca yeniden değerlendirilmesi
ÇED süreçlerinin şeffaf, katılımcı ve bilimsel esaslara uygun yürütülmesi
Yerel halkın karar alma süreçlerine etkin katılımının sağlanması
Çevresel etkilerin proje bazlı değil, bölgesel ölçekte değerlendirilmesi
Su ve tarım güvenliğini riske atan projelerin durdurulması
“Takipçisi olacağız”
Açıklamanın sonunda, Eskişehir’in geleceğinin kısa vadeli ekonomik kazançlarla değil, su güvenliği, gıda üretimi ve sağlıklı çevre politikalarıyla korunabileceği ifade edildi. Dernek, ihaleyi alacak firmalara da uyarıda bulunarak sürecin başından sonuna kadar takipçisi olacaklarını kamuoyuna duyurdu.
Açık Açıklamaya CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan ve İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer katıldı.




