Yürüyüşün ardından basın meslek örgütleri adına ortak açıklamayı Çağdaş Gazeteciler Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Eylem Lodos okudu.
“Gazetecilik halktan yanadır”
Basın açıklamasında gazetecilerin karşı karşıya kaldığı baskılara dikkat çeken Lodos, “Bizler, halkın haber alma hakkını savunan, gerçeğin peşinde koşan gazetecileri temsil eden basın meslek örgütleri olarak ilan ediyoruz: Artık yeter! Nefes alamıyoruz!” ifadelerini kullandı.

Gazeteciliğin kamusal sorumluluğuna vurgu yapan Lodos, “Gazetecilik halktan yanadır. İşçinin hakkı gasp edilirken, emekçinin direnişi bastırılırken, kadınlar şiddete uğrarken, gençler geleceksizliğe mahkûm edilirken, yoksulluk büyürken ve kamu kaynakları sermayeye aktarılırken bunları görünür kılmak gazeteciliğin kamusal sorumluluğudur. Gazeteci, halkın bilmesi gerekeni açığa çıkarmakla yükümlüdür; iktidarın bilinmesini istemediğini gizlemekle değil” dedi.
“Basın özgürlüğü toplumun tamamını ilgilendiriyor”

Gazetecilere yönelik baskıların yalnızca basın çalışanlarını değil, toplumun haber alma hakkını da etkilediğini belirten Lodos, sansür, otosansür, tutuklama ve erişim engellerinin demokratik haklara zarar verdiğini savundu.
Lodos, “Sansür, otosansür, kapatmalar, tutuklamalar sadece gazetecilerin sorunu değildir. Bu toplumun en temel demokratik haklarının engellenmesi ve haber alma haklarına vurulan bir darbedir. Susturulan sizin hakkınızdır. Engellenen sizin gerçeklere ulaşma hakkınızdır” ifadelerini kullandı.
Medya kuruluşlarına yönelik uygulamalara tepki
Açıklamada, son iki yılda çeşitli televizyon kanallarına kayyım atandığı, haber sitelerine ve sosyal medya hesaplarına erişim engelleri getirildiği ileri sürüldü.
Flash Haber TV, Ekotürk TV, Habertürk grubu, TELE1 ve Halk TV hakkında uygulandığı belirtilen işlemlere tepki gösterilen açıklamada, JINNEWS, Mezopotamya Haber Ajansı, KAOS GL ve T24 gibi haber sitelerine yönelik erişim engelleri de eleştirildi.

Evrensel, Kısa Dalga, SolHaber, Yeni Yaşam Gazetesi ve Bianet gibi yayın kuruluşlarının sosyal medya hesaplarına yönelik erişim engellerine de değinilen açıklamada, ekonomik sorunlar nedeniyle yayın hayatını sonlandıran medya kuruluşlarına dikkat çekildi.
“Gazetecilik, aynı düşünmeyen gazetecinin de hakkını savunmaktır”
Mesleki dayanışmanın önemini vurgulayan Lodos, gazetecilerin farklı siyasi görüşlere sahip meslektaşlarının da haber yapma hakkını savunması gerektiğini söyledi.
Lodos, “Gazetecilik, yalnızca kendi başına gelene itiraz etmek değildir. Gazetecilik, kendisiyle aynı düşünmeyen gazetecinin de haber yapma hakkını savunabilmektir. Bir gazetecinin susturulmasına sessiz kalmak, sıranın bir gün kendisine geleceğini unutmak demektir” dedi.
Basın meslek örgütlerinden 6 talep
Açıklamanın sonunda basın meslek örgütlerinin talepleri sıralandı. Tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması, haberler üzerindeki yargı baskısının kaldırılması, medya kuruluşlarına kayyım atanması uygulamalarına son verilmesi ve hukuka aykırı olduğu savunulan erişim engellerinin kaldırılması istendi.
Ayrıca kamu reklam ve ilanlarının adil ve eşit şekilde dağıtılması ile Anayasa tarafından güvence altına alınan basın özgürlüğünün korunması çağrısında bulunuldu.
Lodos, açıklamasını “Basın özgürlüğü sadece gazetecilerin değil, toplumun tüm kesimlerinin sorunudur. Basın özgür değilse toplum habere ulaşamaz. Özgür basın yoksa özgür toplum yoktur!” sözleriyle tamamladı.



