Makine Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Nergis Uygun, 2026 yılı Nisan ayı itibarıyla konut abonelerinde uygulanmaya başlanan Kademeli Doğal Gaz Tarife Sistemi’ne ilişkin açıklamalarda bulundu. Uygun, ısınmanın sağlıklı ve insanca yaşamın temel gereksinimlerinden biri olduğunu belirterek, doğalgaz fiyatlandırma politikalarının yalnızca ekonomik açıdan değil, sosyal devlet, enerji yoksulluğu ve ısınma hakkı açısından da değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Kademeli tüketim limitlerinin illerin son 5 yıllık konut abone tüketim verileri esas alınarak belirlendiğini belirten Uygun, konutlar için il aylık ortalama tüketiminin yüzde 75 fazlasının Kademe-1 üst sınırı olarak kabul edildiğini aktardı.
Sistemde tüketiciler açısından önemli bir sorun bulunduğunu dile getiren Uygun, limit aşıldığında yalnızca aşan miktarın değil, o ay tüketilen doğal gazın tamamının Kademe-2 fiyatından ücretlendirildiğine dikkat çekti.
Eskişehir’de ocak ayı tüketim sınırının 290,29 metreküp olduğunu belirten Uygun, 290 metreküp tüketen bir abone ile 291 metreküp tüketen abone arasında yalnızca 1 metreküp fark bulunduğunu, ancak sınırın aşılmasıyla 291 metreküpün tamamının Kademe-2 fiyatından hesaplandığını ifade etti.
Uygun, “Küçük bir tüketim farkı, büyük bir fiyat farkına dönüşebilmektedir” diyerek sistemin tüketiciler açısından ciddi bir fatura belirsizliği oluşturabileceğini söyledi.

“Tüketici hava koşullarını kontrol edemez”
Eskişehir’in kış koşulları bakımından Türkiye’nin soğuk illerinden biri olduğunu belirten Uygun, hava sıcaklıklarının kısa süre içerisinde önemli ölçüde değişebildiğine dikkat çekti.
Özellikle yaşlıların, çocuklu ailelerin, engelli bireylerin ve evinde gün boyunca bulunan kişilerin birkaç gün daha fazla ısınma ihtiyacı duymasının tüketimin belirlenen sınırı aşmasına neden olabileceğini belirten Uygun, tüketimin yalnızca “çok tüketen” ve “az tüketen” şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.
“Eskişehir’in ilçeleri aynı iklim koşullarına sahip değil”
İl bazında tek bir tüketim ortalamasının kullanılmasının da değerlendirilmesi gerektiğini belirten Uygun, Eskişehir’in ilçelerinin aynı rakıma ve iklim koşullarına sahip olmadığını söyledi.
Uygun, “Örneğin Mihalıççık ile Sarıcakaya’nın rakımları ve iklim koşulları aynı değildir” diyerek, farklı ilçelerde yaşayan tüketicilerin aynı tüketim kategorisi içerisinde değerlendirilmesinin iklimsel farklılıkları göz ardı edebileceğini belirtti.
“Her konutun enerji ihtiyacı aynı değil”
Eskişehir’deki bina stokunun da doğalgaz tüketiminde önemli bir etken olduğunu ifade eden Uygun, kentte yeterli ısı yalıtımına sahip olmayan önemli sayıda konut bulunduğuna dikkat çekti.
Isı yalıtımı yetersiz bir binada yaşayan tüketici ile enerji verimliliği yüksek ve iyi yalıtılmış yeni bir binada yaşayan tüketicinin aynı tüketim kriterleriyle değerlendirilmesinin adil olmadığını belirten Uygun, kullanılan ısıtma cihazlarının teknolojisi ve verimliliği ile binaların enerji performansının da tüketim miktarını doğrudan etkilediğini söyledi.
Uygun, fazla tüketimin nedenleri ortadan kaldırılmadan yalnızca tüketiciye daha yüksek fiyat uygulanmasının enerji verimliliği politikası olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, binaların enerji verimliliğinin artırılması, yalıtımın yaygınlaştırılması ve eski, verimsiz cihazların dönüşümünün teşvik edilmesi gerektiğini kaydetti.
“Geçiş aylarında sorun daha da büyüyebilir”
Özellikle nisan ve mayıs aylarındaki geçiş dönemlerine dikkat çeken Uygun, bu aylarda aylık tüketim limitleri düşerken Eskişehir’de hava sıcaklıklarının dönemsel olarak yeniden düşebildiğini belirtti.
Birkaç günlük soğuk havanın tüketicinin belirlenen sınırı aşmasına ve daha yüksek tarifeyle karşılaşmasına neden olabileceğini ifade eden Uygun, sistemin yalnızca fazla tüketimi değil, mevsimsel ısınma ihtiyacını da doğrudan fiyatlandırdığını söyledi.
Daha adil ve öngörülebilir sistem çağrısı
Uygun, tüketicilerin faturalarını öngörebildiği ve sosyal adaleti gözeten bir sistem için çeşitli önerilerde bulundu.
Bu kapsamda limit aşıldığında yalnızca aşan miktarın Kademe-2 tarifesinden ücretlendirilmesini isteyen Uygun, il ortalaması yerine konutun metrekare büyüklüğü, bina yaşı, enerji performansı ve yalıtım durumunun dikkate alınmasını önerdi.
Çok çocuklu aileler, yaşlılar ve engelli bireylerin bulunduğu haneler için ilave tüketim hakkı tanınması gerektiğini belirten Uygun, Eskişehir gibi soğuk iklim koşullarına sahip iller için iklim katsayısının sisteme dahil edilmesini istedi.
Uygun ayrıca tüketicilerin belirlenen limite yaklaşması halinde SMS veya e-fatura üzerinden önceden bilgilendirilmesini, tek bir ay yerine üç aylık veya sezonluk ortalama tüketimin dikkate alınmasını ve limit aşıldığında fiyatın bir anda değişmesi yerine kademeli bir geçiş mekanizması oluşturulmasını önerdi.
Enerji verimliliğine ve kaynakların etkin kullanılmasına karşı olmadıklarını belirten Uygun, “Enerji verimliliği politikası ile tüketiciyi cezalandıran fiyatlandırma mekanizmasını birbirinden ayırmak zorundayız” dedi.
Uygun, enerji verimli bina stokunun artırılması, ısı yalıtımının yaygınlaştırılması, eski ve verimsiz ısıtma sistemlerinin dönüştürülmesi ve dar gelirli hanelerin desteklenmesi için güçlü ve ulaşılabilir teşvik mekanizmalarının oluşturulması gerektiğini söyledi.
Kademeli tarife sistemi yeniden değerlendirilirken meslek örgütlerinin, ilgili kamu kurumlarının, yerel yönetimlerin ve tüketicilerin görüşlerinin alınması gerektiğini belirten Uygun, Eskişehir’in iklim koşulları, bina yapısı ve ilçeler arasındaki farklılıklar dikkate alınarak kente özgü bilimsel bir değerlendirme yapılması çağrısında bulundu.
Uygun, enerji verimliliğini destekleyen ancak yurttaşların ısınma hakkını ve ekonomik koşullarını da gözeten adil, şeffaf ve öngörülebilir bir doğalgaz tarifesi oluşturulması gerektiğini ifade etti.




