Palabıyık, 25, 30, 35 hatta 40 yıl çalışarak emekli olan yurttaşların bu ülkenin değerlerini ürettiğini, artı değerlerine katkı sunduğunu belirtti. Emeklilerin talebinin bir lütuf değil, anayasanın tanıdığı insanca yaşam hakkı olduğunu ifade etti. Cumhur İttifakı iktidarını eleştiren Palabıyık, yandaş şirketlerin her yıl milyonlarca liralık vergi ve borçlarının silindiğini, buna karşılık emeklilere ‘bütçede para yok’ denildiğini dile getirdi. ‘Bütçe dengesi bozulur’ söylemiyle emeklilerin oyalanmaya çalışıldığını savunan Palabıyık, bu gerekçelerin gerçeği yansıtmadığını ifade etti.

Her ay açıklanan açlık ve yoksulluk sınırı verilerine dikkat çeken Palabıyık, Cumhurbaşkanı, bakanlar, milletvekilleri ve üst düzey bürokratların maaş artışlarının 100 bin liraya yaklaştığını hatırlattı. AK Parti Sözcüsü Abdullah Güler’in en düşük emekli maaşının 20 bin liraya çıkarılmasıyla övündüğünü belirten Palabıyık, bu düzenlemenin yalnızca kök maaşı 20 bin liranın altında olan yaklaşık beş milyon emekliyi kapsadığını, maaşı bunun üzerinde olan emeklilerin gelirini fiilen aşağı çektiğini söyledi. Bunun açık bir adaletsizlik olduğunu ifade etti.

MEMUR MAAŞINA EŞİTLENMELİ
Palabıyık, adaletli gelir dağılımı için derhal en düşük emekli aylığının en düşük memur maaşına eşitlenmesi gerektiğini belirtti. Emekli aylıklarının yoksulluk sınırının üzerine çıkarılması için yasal düzenleme yapılması, intibak düzenlemesinin hayata geçirilmesi, emeklilere toplu sözleşmeli sendika hakkı tanınması ve 5510 sayılı yasanın iptal edilerek hak kayıplarını giderecek şekilde yeniden düzenlenmesi çağrısında bulundu. Demokrasinin gereği olarak hak, hukuk ve adaletin uygulandığı bir sürece derhal geçilmesi gerektiğini ifade eden Palabıyık, Meclis’te yapılan oturma eylemiyle emeklilerin taleplerine destek veren milletvekillerine teşekkür etti. Mücadelenin birlikte sürdürüleceğini belirtti.





