Eskişehir Strateji Geliştirme Ofisi (ESGO) tarafından hazırlanan çalışmada, konutun yalnızca bir barınma ihtiyacı olmaktan çıkarak yatırım ve spekülasyon aracına dönüştüğü vurgulandı. Raporda, bu durumun kentte sosyal adaleti zedelediği ve barınma krizini derinleştirdiği ifade edildi.
Çalışmaya göre, Eskişehir’de kira artışları hane gelirlerinin çok üzerinde seyrediyor. Öğrenci nüfusunun yoğunluğu, iç göç, yeni konut üretiminin yetersizliği ve arsa maliyetlerindeki yükseliş, fiyat baskısının temel nedenleri arasında gösteriliyor. Özellikle merkez ilçelerde kiralık konut bulmanın zorlaştığına dikkat çekiliyor.
Raporda, konut ve barınma sorununun yalnızca ekonomik bir mesele olmadığına da vurgu yapıldı. Kent planlaması, yapı stoku, kentsel dönüşüm uygulamaları, sosyal konut politikaları ve gelir dağılımı adaletsizliğinin sorunu çok boyutlu hâle getirdiği belirtildi. Mevcut yapı stokunun önemli bir bölümünün eski ve niteliksiz olması da risk unsuru olarak öne çıktı.
TOKİ uygulamaları ve kentsel dönüşüm projeleri raporda ayrı bir başlık altında ele alındı. Sosyal konut üretiminin ihtiyacı karşılamaktan uzak kaldığı belirtilirken, yeni projelerin çoğunlukla piyasa odaklı ilerlemesinin barınma krizine kalıcı çözüm sunamadığı ifade edildi.
Avrupa’daki sosyal konut modelleriyle yapılan karşılaştırmalarda ise yerel yönetimlerin aktif rol üstlendiği, uzun vadeli ve sürdürülebilir politikaların uygulandığı örneklere dikkat çekildi. ESGO’nun çalışmasında, Eskişehir için de benzer şekilde kamu öncülüğünde, erişilebilir ve nitelikli sosyal konut politikalarının hayata geçirilmesi gerektiği vurgulandı.
Uzmanlar, barınma sorununun önümüzdeki yıllarda daha da derinleşebileceği uyarısında bulunurken, yerel yönetimler, merkezi idare ve ilgili kurumların koordineli hareket etmesinin zorunlu olduğuna dikkat çekiyor. Aksi hâlde konut krizinin sosyal ve ekonomik etkilerinin kent yaşamını olumsuz etkilemeye devam edeceği ifade ediliyor.



