Eskişehir’de gerçekleştirilen oturma eyleminde, Ankara’da devam eden sürece ilişkin Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyesi Beyzanur Baş şunları söyledi;
“Öğretmen Sendikası ve mülakat mağduru 1611 öğretmen adına Ankara’da öğretmen direnişimiz devam ediyor. 14 Haziran’da başlayan öğretmen direnişimiz 9. Gününe, açlık grevimiz ise 8. Gününe girdi. 14 Haziran’dan beri gerçekleştirdiğimiz her toplanma, açıklama ve yürüyüş büyük bir polis müdahalesiyle karşılaştı. Bu ülkenin öğretmenleri olarak bizler ve yanımızda bize destek olmak için gelen annelerimiz ile çocuklarımız kalkanlarla itildi ve yerlerde sürüklendi.

Ankara’da sendika binamız önünde süren açlık grevi nöbetimize dün demokratik kitle örgütleri ve gençlik örgütleri gelerek dayanışma gösterdi. Akşam saatlerinde sendika binamızın önünden Madenci Anıtı’na yapmak istediğimiz yürüyüş polis tarafından engellenirken, 7 gündür aç olan arkadaşlarımız saatlerce polis ablukasında tutuldu ve polisler tarafından tekmelendi. Birçok arkadaşımız, kalkan darbeleri nedeniyle başından yaralandı; yüzlerine biber gazı ve portakal gazı sıkıldı. Öğretmenlerin en meşru hak arayışına karşı Ankara Valiliği ve İl Emniyet Müdürlüğü’nün yetkisiyle müdahale gerçekleştirildi. Bugün de Ankara’da arkadaşlarımız sendika binası önünde direnişlerini kararlı bir şekilde sürdürüyor. Çünkü öğretmenlere dayatılan geleceksizlik karşısında toplum kaygı duyuyor.”

TALEPLERİMİZ YERİNE GETİRİLSİN
Beyzanur Baş, yetkililere yönelik çağrılarını ve temel taleplerini şu sözlerle sürdürdü:
“Milli Eğitim Komisyonu Başkanı, Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü ve zincir okul patronları; yüz binlerce öğretmenin hakkını gasp ederek derinleştirdiğiniz sömürüyü ve öğretmenleri sürüklediğiniz geleceksizliği kabul etmiyoruz. Haklarımızı alana kadar direneceğiz. Bunu bilin.

Taban maaş hakkımızı istiyoruz. Kamuyla eşit özlük hakları istiyoruz. Mülakat mağduriyeti giderilsin, 1611 öğretmenin ataması yapılsın istiyoruz. Emeğimizle kazandığımız haklarımızı istiyoruz. Milli Eğitim Komisyonu toplansın, taleplerimiz yerine getirilsin.

Büyük bir kararlılıkla, kazanana kadar direnişimizi sürdüreceğiz. Mücadelemize destek vererek, onu büyüterek ve sesimizi çoğaltarak öğretmenlerin yanında olun. Haklarımız ve eğitimin geleceği için direniyoruz. Zaferimizi sizinle paylaşacak, sizinle kutlayacağız. Korkumuz yok. Hakkımızı almadan eve dönüş yok.”





