Talimat anayasa ve mevzuata aykırı

Demirkol, açıklamasında 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu ve Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği’nde müfredatta yer almayan dini içerikli faaliyetlere ilişkin bir düzenleme bulunmadığını belirtti. Yönetmelik eki çizelgelerde bu tür bir etkinlik başlığının yer almadığını ifade eden Demirkol, bakanlığın okullara gönderdiği yazının hukuki dayanağının tartışmalı olduğunu kaydetti.

Dinselleştirme politikalarının yeni halkası

Ramazan ayı etkinliklerine ilişkin yazının, eğitim alanında uzun süredir adım adım ilerletilen dinselleştirme politikalarının yeni bir halkası olduğunu öne süren Demirkol, kamusal, bilimsel ve laik eğitim ilkesinin göz ardı edildiğini söyledi. Okulların pedagojik ihtiyaçlara göre değil, siyasal ve ideolojik yönelimlere göre biçimlendirildiğini iddia etti.

Whatsapp Image 2026 02 20 At 15.53.57

Dini içerikli etkinlikler baskı yaratıyor

Bakan Yardımcısı Boyraz eşliğinde İstanbul turu!
Bakan Yardımcısı Boyraz eşliğinde İstanbul turu!
İçeriği Görüntüle

Okulların farklı inanç ve yaşam tarzlarından gelen öğrencilerin bir arada bulunduğu kamusal alanlar olduğunu vurgulayan Demirkol, dini referanslı etkinliklerin kurumsal düzeyde teşvik edilmesinin öğrenciler ve veliler üzerinde örtük baskı oluşturabileceğini dile getirdi. Katılmayan öğrencilerin dışlanma riskiyle karşı karşıya kalabileceğini belirten Demirkol, bunun çocukların üstün yararı ve eğitim hakkıyla bağdaşmadığını savundu.
Öğretmenler ideolojik organizasyonların uygulayıcısı haline getiriliyor
Açıklamada öğretmenlerin asli görevleri olan bilimsel ve pedagojik faaliyetler yerine ideolojik içerikli organizasyonların uygulayıcısı konumuna itildiği öne sürüldü. Demirkol, eğitim emekçilerinin herhangi bir inancın temsilcisi değil, kamusal hizmet sunan tarafsız bir meslek grubu olduğunu ifade etti.

Katılım çizelgesi ve fotoğraf talebine tepki

Demirkol, yazıda etkinliklerin gönüllülük esasına göre yapılacağının belirtilmesine rağmen öğretmenlerden “etkinlik katılım çizelgesi” tutulmasının istenmesini ve ailelerden çocuklarla birlikte dua ve ibadet anlarına ilişkin fotoğraf talep edilmesini eleştirdi. Eğitim kurumlarının öğrencilerin inançlarını belgelemek ya da ailelerin ibadet pratiğini kayıt altına almakla görevli olmadığını belirten Demirkol, bu uygulamaların pedagojik ve hukuki açıdan sorunlu olduğunu savundu.

Her okuldan 20 öğrenci uygulamasına eleştiri

Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından ilkokullara gönderilen yazıyla her okuldan özellikle birinci sınıflardan 20 öğrencinin etkinliklere katılımının zorunlu tutulduğunu ileri süren Demirkol, bu uygulamanın kabul edilemez olduğunu söyledi. “Her okuldan 20 öğrenci” yaklaşımının pedagojik değil idari ve sayısal bir hedefe dayandığını belirten Demirkol, çocukların vitrin kalabalığı oluşturmak için yönlendirilemeyeceğini ifade etti.

Laiklik vurgusu

Demirkol, karşı çıktıkları konunun inanç değil, inancın siyasal amaçlarla araçsallaştırılması olduğunu dile getirdi. Laik eğitimi savunmanın din düşmanlığı olarak yaftalanamayacağını belirten Demirkol, laikliğin inanç özgürlüğünün teminatı olduğunu ve kamusal eğitimin herhangi bir siyasi anlayışın arka bahçesi haline getirilmesine izin vermeyeceklerini kaydetti.

Muhabir: İlksen AKKAN