Erden, FMD’nin tam açlık yerine vücuda “kıtlık var” sinyali vererek hücresel onarımı tetikleyen 5 günlük bir beslenme protokolü olduğunu belirterek, bu yöntemin insülin ve IGF-1 seviyelerini düşürerek vücudu onarım sürecine yönlendirebildiğini ifade etti.
Otofaji sürecine dikkat çeken Erden, bu mekanizmanın hücre içinde biriken hasarlı yapıların temizlenmesini sağladığını ve bazı bilimsel çalışmaların FMD’nin enflamasyonun azalması, hücresel yenilenme ve bilişsel fonksiyonların korunmasına katkı sağlayabileceğini gösterdiğini söyledi.

FMD’nin klinik çalışmalarda bel çevresinde azalma ve metabolik göstergelerde iyileşme sağlayabildiğini aktaran Erden, buna rağmen yöntemin “mucize bir reçete değil, stratejik bir müdahale” olduğunu vurguladı.
Uzman Erden ayrıca, bilinçsiz uygulamaların kas kaybı, hormonal dengesizlik ve ciddi sağlık risklerine yol açabileceğini belirterek özellikle kronik hastalığı olan bireylerin bu tür diyetleri doktor kontrolü olmadan uygulamaması gerektiğini ifade etti.
Beslenmede sürdürülebilirliğin önemine dikkat çeken Erden, kısa süreli diyetlerin uzun vadeli sağlıklı yaşam alışkanlıklarının yerini tutamayacağını da sözlerine ekledi.

