Kurt, Eskişehir’in uzun süredir merkezi yönetim nezdinde yeterince güçlü bir şekilde temsil edilmediğini ve bunun şehir adına somut kayıplara dönüştüğünü savundu.
“AK Parti’nin de Eskişehir için Ankara’da güçlü bir lobisi yok”
Kazım Kurt, yalnızca Eskişehir’in değil, iktidar partisinin de şehir özelinde Ankara’da etkin bir lobi mekanizması kuramadığını ileri sürdü. Bu durumun kamuoyunda açıkça konuşulması gerektiğini belirten Kurt, özellikle parti içinden isimlerin bu gerçekleri daha yüksek sesle dile getirmesinin önemli olduğunu vurguladı. Kurt, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Ben de zaman zaman bunu dillendiriyorum. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin içinden birisinin bunu yüksek sesle kamuoyuna açıklaması çok daha önemli bence. Eskişehir’in lobisi olmadığı gibi AKP’nin de Ankara’da lobisi yok.”
Kurt, şehirle ilgili karar süreçlerinin çoğu zaman yerel aktörlerin dışında geliştiğini ve bu nedenle Eskişehir’in ihtiyaçlarının yeterince karşılık bulmadığını ifade etti.
“Kurumsal yapılar başka şehirlere kaydırıldı”
Kurt, Eskişehir’in son yıllarda yaşadığı kurumsal değişimlere dikkat çekerek, kamu kurumlarının merkezlerinin farklı şehirlere taşınmasını önemli bir kayıp olarak değerlendirdi. Kurt, Eskişehir’deki birçok kamu kurumunun zaman içinde yetki ve merkez kaybı yaşadığını ifade ederek, “TÜRASAŞ ve TÜLOMSAŞ süreciyle birlikte genel müdürlük düzeyindeki yetkiler ve bütçeler başka merkezlere taşındı. PTT Başmüdürlüğü gibi bazı kurumlar da Eskişehir’den alındı” dedi. Bu değişimlerin şehir açısından ciddi bir kurumsal zayıflamaya yol açtığını dile getirdi.
Ayrıca PTT Başmüdürlüğü gibi bazı kurumların da Eskişehir’den alınarak farklı illere bağlanmasının şehirdeki idari ağırlığı azalttığını söyleyen Kurt, bu durumun doğrudan “lobisizlik” ile ilişkili olduğunu savundu.
“Lojman tartışmaları ve kadro yerleşimleri"
Kazım Kurt, kamuoyunda son dönemde tartışma yaratan lojman kullanımına ilişkin iddialara da değinerek, şehirde yıllardır süregelen yerleşik düzenin değiştirildiğini öne sürdü. Bu konuda Utku Çakırözer tarafından da gündeme getirilen iddialara atıfta bulunan Kurt, bazı lojmanların boşaltıldığını ve yeni gelen kadrolara tahsis edildiği yönünde bir tablo oluştuğunu ifade etti.
“Yıllardır bu lojmanda hak ederek oturanların çoğunun lojmanı boşaltması ve hak etmediği halde yeni gelen AKP kadrolarının yerleşmesiyle ilgili bir çalışma yapılıyor. Bunların tamamı lobinin burada olmamasından kaynaklı.”
Kurt, bu tür uygulamaların şehirde adalet algısını zedelediğini ve yerel dengeleri etkilediğini dile getirdi.
“Eskişehir merkezi yönetim tarafından dışlanıyor”
Kazım Kurt, Eskişehir’in merkezi yönetim tarafından yeterince dikkate alınmadığını savunarak, özellikle yatırım ve proje süreçlerinde şehrin geri planda bırakıldığını iddia etti. Kentsel dönüşüm ve kamu yatırımları üzerinden örnekler veren Kurt, bazı projelerin başka illere yönlendirilmesini eleştirdi.
“İktidarın Eskişehir’i dışladığının somut kanıtıdır. Eskişehirli politikacıların da bu işlerden bihaber olduğunu görüyoruz.”
Kurt’a göre bu tablo, yalnızca siyasi bir tercih değil, aynı zamanda şehirdeki temsil zayıflığının da bir sonucu olarak ortaya çıkıyor.
“CHP’nin oy artışı sahada net şekilde görülüyor”
Saha çalışmalarına da değinen Kurt, Cumhuriyet Halk Partisi’nin şehirdeki yükselişini gözlemlediklerini belirterek, vatandaşla birebir temasın sonuçlarını değerlendirdi. Ekonomik sıkıntıların siyasi tercihleri doğrudan etkilediğini söyleyen Kurt, özellikle geçim sorunlarının iktidara yönelik memnuniyetsizliği artırdığını ifade etti.
“Adalet ve Kalkınma Partisi’nin geçen dönem aldığı oyu alma ihtimali sıfır. Bunu çok net görüyorum. Bize gösterilen ilginin nedeni insanların geçim sıkıntısıdır. Önümüzdeki dönemde Eskişehir’de 350 bine yakın oy alabiliriz.”
Kurt, bu rakamın bir tahmin olduğunu ancak sahadaki eğilimin bu yönde ilerlediğini de sözlerine ekledi.
“Kentsel dönüşüm devletin sorumluluğudur”
Kentsel dönüşüm tartışmalarına ilişkin değerlendirmesinde Kazım Kurt, bu alanın yerel değil merkezi bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Devletin bu alana bütçe ayırmasının önemine dikkat çeken Kurt, şehirler arasında yaşanan eşitsizliğin de bu noktada ortaya çıktığını savundu.
“Kentsel dönüşüm devletin işidir. Devlet de kentsel dönüşüme bir bütçe ayırıyorsa bunu oradan koparıp getirmek iktidar politikacılarının işidir. Manisa götürmüş, Eskişehir getirememiş.”
Kurt, bu farkın doğrudan siyasi temsil ve lobi gücüyle bağlantılı olduğunu belirterek açıklamasını tamamladı.




