Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, gündeme ilişkin değerlendirmelerinde kendisine ve belediye çalışmalarına yönelik eleştirilere yanıt verdi. AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın, Kurt’un bütün enerjisini Yeni Parti’ye harcadığı ve belediye çalışmalarına zaman ayırmadığı yönündeki sözlerinin hatırlatılması üzerine konuşan Kurt, belediyedeki çalışmaların aksamadan sürdüğünü söyledi.

“Odunpazarı’nda AKP’li 12 tane belediye meclisi var. Onlara sorsunlar, neler yapıyoruz? Nelerle meşgul oluyoruz?” diyen Kurt, “Odunpazarı Belediyesi’nde kurulmuş bir sistem var, oturdu. Hiçbir iş aksamıyor. Biz tıkır tıkır işimizi yürütüyoruz. Elbette siyaseti de yapacağız. Ben siyasetçiyim” ifadelerini kullandı.

Kurt, siyasi çalışmalarından duyulan rahatsızlığın eleştirilerin temelinde olduğunu savunarak, “Benim ülke siyaseti yapmamdan rahatsız oluyorlar. Ben AKP’nin yanlışlarını her ortamda ortaya koymaya çalışıyorum. Bu da onları rahatsız ediyor. Rahatsız etmeye devam edeceğiz inşallah” dedi.

“Kimin kaçıncı sırada olacağına üyeler karar veriyor”

Kurt, kendisine yönelik “Kazım Kurt’u sıradan koysunlar, seçilemez” şeklindeki açıklamalara da yanıt verdi. Yeni Parti’de adayların tüm üyelerin katılımıyla ön seçimle belirlendiğini belirten Kurt, “Kimin kaçıncı sırada olacağına Volkan Ender Kılıç değil, parti üyeleri karar veriyor. Ben de diyorum ki Volkan da becerebiliyorsa CHP’den birinci sırada aday olsun. Kazanıyor mu, kazanmıyor mu görelim” diye konuştu.

Anket sonuçlarına ilişkin de kısa bir değerlendirme yapan Kurt, bir ankette Yeni Parti’nin oy oranının yüzde 48’in üzerinde çıktığını belirterek, “Eğer öndelerse hemen seçimi yapsınlar, başlayalım, görelim. Bunun kanıtlanması nasıl gerçekleşir? Yaparlar seçimi, görürüz” ifadelerini kullandı.

“Mazotun fiyatı arttıkça masraf çoğalıyor”

Akaryakıt fiyatlarındaki artışın belediye bütçesine etkisine değinen Kurt, belediye bütçelerinin geçen yıl mazotun yaklaşık 52 lira olduğu dönemde hazırlandığını söyledi.

Mazotun bir dönem 100-101 liraya çıktığını, ardından 90 lira seviyelerine gerilediğini belirten Kurt, “Bu bizim işimizi tamamen engelliyor, hesabımızı şaşırtıyor. Biz akaryakıt firmasına her ay belli bir miktar para ödüyorduk. Şimdi bu iki katına çıktı. Dolayısıyla bizim yapacağımız diğer hizmetler azalıyor, diğer hizmetler düşüyor. Rutin işlerimizi yapmaktan zorlanıyoruz” dedi.

Çöp kamyonlarının her gün belirli bir güzergâhta çalışmak zorunda olduğunu vurgulayan Kurt, “Mazotun fiyatı arttıkça kamyonu azaltamıyoruz, masraf çoğalıyor. O nedenle işlerimiz engelleniyor, bozuluyor” ifadelerini kullandı.

Akaryakıt zamlarının nedenine ilişkin de değerlendirmede bulunan Kurt, Türkiye’deki ekonomik yönetimi eleştirdi. Savaş gerekçesinin Türkiye’deki enflasyonu açıklamak için yeterli olmadığını savunan Kurt, “Türkiye’nin enflasyonunun sorumlusu kötü yönetim” dedi.

“Eskişehir’i cezalandırma mantığı var”

Mansur Yavaş CHP'den istifa etti: YENİ Parti'ye geçecek mi?
Mansur Yavaş CHP'den istifa etti: YENİ Parti'ye geçecek mi?
İçeriği Görüntüle

Kentsel dönüşüm konusunda belediyelerin yetkilerine ilişkin tartışmalara da değinen Kurt, ilçe belediyelerinin kentsel dönüşüm konusunda bütün yetkilere sahip olduğu yönündeki değerlendirmelere tepki gösterdi.

“Odunpazarı Belediyesi’nin ya da ilçe belediyelerinin bütün yetkilerini elinden almıştır. Hiçbir kanunda, hiçbir yönetmelikte kentsel dönüşümü ilçe belediyesi yapar diye bir kural yok, bir hüküm yok” diyen Kurt, Sanayi Çarşısı ve Gündoğdu Mahallesi’ni örnek gösterdi.

Sanayi Çarşısı’nın dönüşümüne ilişkin yetkinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından alındığını belirten Kurt, “Yapmıyor. Gündoğdu Mahallesi’nin dönüşümünü aldı üstüne, yapmıyor” dedi.

Gündoğdu Mahallesi’nin Burhan Sakallı döneminde, Sanayi Çarşısı’nın ise kendi döneminde afet riskli alan ilan edildiğini hatırlatan Kurt, “Sadece Kazım Kurt’un yaptığı işi bozmuyorlar. Burhan Sakallı’nın yaptığı işi de bozdular. Dolayısıyla burada Eskişehir’i cezalandırma mantığı var” ifadelerini kullandı.

Kentsel dönüşümde belediye ve hükümetin birlikte hareket etmesi gerektiği yönündeki değerlendirmelere de değinen Kurt, “Birlikte olmak için yan yana gelmek şart değil. Ortada bir sorun var, o sorunu çözelim deyince birlikte olunur, bu iş çözülür” diye konuştu.

“Biz kavga etmiyoruz, gerçekleri söylüyoruz”

Kocakır, Çağlayan Yolu, Orhangazi Kent ve Valişehir’deki çalışmalara ilişkin de eleştirilerde bulunan Kurt, bazı uygulamaların belediyelere rağmen gerçekleştirildiğini savundu.

Kocakır’daki çalışmanın kentin geleceği açısından sorun oluşturduğunu belirten Kurt, “Şehrin geleceğini karartacak bir çalışmadır Kocakır. Altyapısı yok, suyu yok, kanalizasyonu yok, neyi nereye koyacağı belli değil, okulu yok, camisi yok ama orada bir TOKİ çalışması var” dedi.

Bölgeye yakın bir noktada sanayi alanı oluşturulmasını da eleştiren Kurt, “Daha da ilginç, oraya yaptıkları yerin çok yakınına şimdi fabrika yapacaklar. Sanayi bölgesi yaptılar. Kime sordular? Öyle bir şehircilik olur mu?” ifadelerini kullandı.

Belediyelerin karar süreçlerinin dışında bırakıldığını savunan Kurt, yapılan uygulamalara karşı dava açtıklarını ve açtıkları davaların çoğunda sonuç aldıklarını belirtti. Kendilerine yöneltilen “kavgacı” eleştirisine ise “Biz kavga etmiyoruz, biz gerçekleri söylüyoruz. İşlerine gelmediği için de olmuyor” diye yanıt verdi.

“Kat artışı dönüşümü hızlandıracak bir teşviktir”

Odunpazarı Belediyesi’nin kat artışına karşı olduğu yönündeki algının doğru olmadığını söyleyen Kurt, kat artışının gerekli olduğu durumlarda yapılabileceğini belirtti.

“Kat artışı zorunlu ise yapılır. Müteahhit istedi diye 5 katlı yeri 15 kat yapamayız. O zeminin koşulları elverişliyse, o bölgede imar planı revizyonu yapılırken bunların hepsi dikkate alınır” diyen Kurt, daha önce Erenköy, Huzur ve Çankaya’da dönüşümü hızlandırmak amacıyla kat artışları yapıldığını söyledi.

Yenikent’te bazı adalarda altı kata çıkıldığını belirten Kurt, “Vatandaşı da ekonomik olarak kolladık. Dolayısıyla dönüşümü hızlandıracak bir teşviktir bu” ifadelerini kullandı.

Gündoğdu Mahallesi’nin afet riskli olmayan bölgesinde de benzer bir çalışma yürüttüklerini belirten Kurt, “Gerekiyorsa, bilim gerektiriyorsa kat artışı yapılır. Ama durup dururken 20 kat yapmanın bir anlamı olduğunu düşünmüyorum. Şehrin görüntüsü olmaz” dedi.

“Yeni hastane yapılmalı, sonra eskisi yıkılmalı”

Eskişehir’deki sağlık yatırımlarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kurt, Tıp Fakültesi Hastanesi’nin çevre illerden gelen hastalara da hizmet verdiğini söyledi.

Kütahya, Afyon ve Balıkesir’den hastaların geldiğini belirten Kurt, hastanenin önemli bir sağlık yatırımı olduğunu ifade ederek, “Bunu devletin bir an önce düşünerek sağlamasında yarar olduğunu düşünüyorum. Ciddiye almamız lazım” dedi.

Mevcut hastanenin yıkılıp yeniden yapılması tartışmalarına ilişkin ise Kurt, “Yeni hastane yapılmalı. Ondan sonra yıkılacaksa yıkılmalı” ifadelerini kullandı.

İbrahim Arslan’ın hastane konusundaki açıklamalarını takip ettiğini ancak kendisiyle henüz görüşmediğini belirten Kurt, “Bir bayram töreninde hayırlı olsun dedik. Sadece o kadar. İnşallah gideriz, görüşürüz” dedi.

“Kalkınma sadece ekonomi değildir”

Eskişehir Kalkınma Platformu hakkında da konuşan Kurt, platforma davet edilmediklerini belirtti. Platformun yapısı hakkında bilgi sahibi olmadığını söyleyen Kurt, kalkınmanın yalnızca ekonomi üzerinden değerlendirilemeyeceğini ifade etti.

“Kalkınma denen şey sadece ekonomiyle ilgili bir şey değildir. Kalkınma topyekûn ekonomisiyle, sanatıyla, kültürüyle, sosyal yaşamıyla ilgili bir iştir. Bu şehrin bütününü kapsaması lazım, kavraması lazım” diyen Kurt, platformun başında AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın bulunmasına da tepki gösterdi.

Kurt, “AK Parti’nin il başkanı olmak o platformda olmayı hangi sebepler gerektiriyor onu da anlamış değilim. Parti devleti anlayışını reddediyoruz. Parti başkanı her şeyin başıdır diye bir anlayışı reddediyoruz” ifadelerini kullandı.

Eskişehir’de yapılan bazı toplantı ve iş birliklerinde Odunpazarı ve Tepebaşı belediyelerinin dışarıda bırakıldığını savunan Kurt, “Nedense Odunpazarı Belediyesi’yle Tepebaşı Belediyesi hep dışarıda alınıyor. Hiçbir türlü davet edilmiyoruz. Onun için ben bilmiyorum ne iş yaptıklarını” diye konuştu.

Muhabir: Esra KAHYA