Kurt, bu yaklaşımın AK Parti’nin siyasete bakışını yansıttığını belirterek, CHP’li belediyelerde ayrımcı bir anlayışın söz konusu olmadığını vurguladı.
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kazım Kurt, “Bu onların siyasete bakış penceresidir. ‘Bize oy vermeyene hizmet edecek kadar enayi miyiz?’ diyen bir anlayışın temsilcileridir. Cumhuriyet Halk Partisi’nde, özellikle Odunpazarı Belediyesi’nde böyle bir bakış yoktur” dedi.
“Hizmetimiz Seçim Sonuçlarına Yansıdı”
Odunpazarı Belediyesi’nin tüm vatandaşlara eşit hizmet sunduğunu ifade eden Kurt, dezavantajlı kesimlere pozitif ayrımcılık yaptıklarını belirterek şunları söyledi:
“Biz halkımızın tümüne eşit hizmet ederiz. Hatta bazı yerlerde dezavantajlı gruplara daha fazla hizmet götürüyoruz. Bunun sonucu seçimlere de yansıdı. Önceden bu mahallelerde yüzde 10’larda olan oy oranımız bugün yüzde 32–33 seviyelerine çıktı. Bu da halkın bize yöneldiğini gösteriyor.”
“İlçe Taşıma Girişimi Tutmadı”
AK Parti Odunpazarı İlçe Başkanlığı’nın Emek Mahallesi’ne taşınma girişimini de değerlendiren Kurt, “İlçe başkanlığını Emek Mahallesi’ne taşıdılar ama barınamadılar, geri geldiler” dedi.
“Harita Üzerinde Oynamakla İlçe Olmaz”
Eskişehir’e üçüncü bir ilçe yapılması ile ilgili tartışmalarına da değinen Kurt, bu yönde hukuki ve teknik bir gerekçe bulunmadığını savundu:
Kurt, şöyle konuştu:
“Ortada ne hukuki ne teknik ne de toplumsal bir gerekçe var. Kafalarına göre harita üzerinde oynayarak ilçe kurulmaz. Asgari ücretliyi, emekliyi, işsizi, okulu olmayan çocukları düşünmeleri gerekir. Emek Mahallesi için daha bir ihtiyaç listesi bile hazırlayamadılar.”
“Belediyelerin Profesyonel Kulüplere Destek Vermesi Yasak”
Eskişehirspor üzerinden yapılan tartışmalara da açıklık getiren Kurt, belediyelerin profesyonel spor kulüplerine destek vermesinin kanunen yasak olduğunu hatırlattı ve şöyle dedi:
“Üstelik Sayın Cumhurbaşkanı’nın yayımladığı tasarruf genelgesi var. Neredeyse nefes almamız bile yasak. Buna rağmen bazı kişiler ekonomik gücüyle kulüp alıyor. Alsınlar. Ama son dönemde nerelerden arsa aldıklarına da bakmak gerekir. Bu da araştırmacı gazeteciliğin konusudur.”




