Siber güvenlik alanında çalışan araştırmacılar, kuantum bilgisayar teknolojisinin beklenenden hızlı ilerlemesi nedeniyle dijital güvenlik sistemlerinin ciddi bir tehdit altında olduğunu belirtiyor.
Uzmanlara göre, kuantum bilgisayarların kritik seviyeye ulaşmasıyla birlikte internet bankacılığı, e-posta sistemleri, kripto para cüzdanları ve devlet verileri gibi tüm şifreli altyapılar savunmasız hale gelebilir. Bu olası dönüm noktası “Q-Günü” olarak tanımlanıyor.
Kuantum bilgisayarların temel farkı, klasik bilgisayarların aksine aynı anda çok sayıda hesaplamayı yapabilen “kübit” yapısına dayanması. Bu sayede karmaşık şifreleme algoritmalarının saniyeler içinde kırılabileceği ifade ediliyor.
Sektör tahminleri, 2029 yılını kritik eşik olarak işaret ederken, bazı aktörlerin şimdiden şifreli verileri topladığı ve gelecekte çözmeyi hedeflediği “şimdi topla, sonra çöz” stratejisini uyguladığı belirtiliyor.
Bu durumun yalnızca finansal sistemleri değil, aynı zamanda tıbbi cihazları da risk altına sokabileceği değerlendiriliyor. İnternete bağlı insülin pompaları ve kalp pilleri gibi cihazların dahi siber saldırılara açık hale gelebileceği uyarısı yapılıyor.
Kuantum Bilgisayarlar alanında yürütülen çalışmalar ise bu tehdide karşı “kuantuma dayanıklı şifreleme” ve yeni nesil mikroçip teknolojileri geliştirmeye odaklanıyor.
Uzmanlar, süreci 2000 yılı Y2K krizine benzetirken, küresel dijital altyapının yeni şifreleme standartlarına geçişinin yıllar alabileceği ve bu nedenle zamanın kritik olduğu vurgulanıyor.




