Saadet Partisi Eskişehir Kadın Kolları Başkanı Nesrin Kuz, gıda güvenliğine ilişkin yaptığı açıklamada, taklit ve tağşiş yapan firmalara daha ağır yaptırımlar uygulanmasını istedi. Kuz, hapis cezası, ticaretten men ve tesis kapatma gibi uygulamaların hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.
Gıdaya erişimin ve güvenilir gıda tüketiminin temel haklar arasında yer aldığını belirten Kuz, tarladan sofraya uzanan süreçte denetimlerin ve tüketici güveninin önemine dikkat çekti. Vatandaşların satın aldıkları ürünlerin içeriğinden emin olabilmesi gerektiğini ifade eden Kuz, güvenilir gıdaya ulaşmanın zorlaşmasını eleştirdi.
“GIDA HİLESİ DEĞİL, KASTEN İŞLENEN BİR GIDA SUÇUDUR”
Gıda sahtekârlığının basit bir hata olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savunan Kuz, denetim eksikliği ve ekonomik kazanç amacıyla yapılan hilelerin toplum sağlığını tehdit ettiğini söyledi.
Kuz, kendi açıklamasında yer verdiği analiz sonuçlarına göre hileli ürünlerin yüzde 38’ini süt ve süt ürünlerinin, yüzde 22’sini et ve et ürünlerinin, yüzde 12’sini sıvı yağların, yüzde 11’ini gıda takviyelerinin ve yüzde 10’unu balın oluşturduğunu belirtti.
Zeytinyağına farklı tohum yağlarının karıştırılması, et ürünlerine sakatat ve atıkların eklenmesi, süt ürünlerinde ise nişasta ve jelatin kullanılması gibi uygulamaların halk sağlığı açısından risk oluşturduğunu dile getiren Kuz, tüketicilerin güvenilir ürünlere erişebilmesinin önemini vurguladı.
TAKLİT VE TAĞŞİŞE AĞIR YAPTIRIM TALEBİ
Saadet Partisi Kadın Kolları adına yetkililere seslenen Kuz, mevcut para cezalarının yetersiz kaldığını savunarak taklit ve tağşiş yapan firmalara hapis cezası, ticaretten men ve tesis kapatma gibi yaptırımlar getirilmesini talep etti.
Kuz ayrıca küçük çiftçilerin, topraksız köylülerin ve tarımda çalışan kadınların sebzecilik, meyvecilik ve hayvancılık alanlarında doğrudan desteklenmesi gerektiğini belirtti. Yerel üretimin güçlendirilmesinin önemine işaret eden Kuz, ziraat, gıda ve veteriner hekimleri odaları gibi meslek kuruluşlarının da denetim mekanizmalarına dâhil edilmesini istedi.
DÜŞÜK GELİRLİ AİLELER İÇİN GIDA DESTEĞİ ÇAĞRISI
Gıda enflasyonunun dar gelirli aileler üzerindeki etkisine de değinen Kuz, özellikle çocukların temel gıda maddelerine erişiminin sosyal devlet ilkesi doğrultusunda güvence altına alınması gerektiğini ifade etti.
Gıda güvenliğinin yalnızca tüketicileri ilgilendiren bir konu olmadığını savunan Kuz, bunun millî güvenlik ve nesillerin sağlıklı gelişimi açısından da önem taşıdığını belirtti. Kuz, çocukların tükettiği gıdaların güvenilir, temiz ve sağlıklı olması için mücadelelerini sürdüreceklerini kaydetti.



