Öncelikle kooperatif olarak kurulduğunuz günden bu yana ne gibi çalışmalar yaptığınızı anlatabilir misiniz?
Bizim sürecimiz biraz uzun. Burası ilk başta Mihalıççık Esnaf Kefalet Kooperatifiydi. 2023 yılında aktif olmayan, kapalı bir kooperatifti. Onu ben devraldım. Orada bir ticarethane başlatıp üzerimize devraldık. Sonra bakanlıklarla gerekli çalışmaları yaptıktan sonra bir sene içerisinde kooperatif faaliyet hâline geldi. Sonra bizim merkeze gelebilmemiz için ilçelerden merkeze gelebilmek gerekiyordu. Alpu’ya geçtik. Yaklaşık dört ay Alpu’da çalışma yaptık. Orada 2025 yılında, geçen sene Haziran gibi yasa çıktı. O yasayla beraber Eskişehir merkeze geldik. Adımızı da Porsuk Esnaf Kefalet olarak değiştirdik. Burada faaliyete başladık. Temmuz ayı itibarıyla işlemlerimize başladık. Şu anda merkezde çalışıyoruz.
ÇOK DÜŞÜK FAİZLE VERİYORUZ
Türkiye genelinde bin tane kooperatif var. Bizim gibi bu işlemleri yapan kooperatifler. Eskişehir merkezde dördüncü kooperatifiz. İlçelerle birlikte toplam yedi kooperatif var Eskişehir’de. Buraya gelince, Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği’ne bağlı tüm esnaflarımıza devlet destekli hazine kredisini veriyoruz. Kredi nedir? Esnaf kalkınsın, yanında çalışan kişi kalkınsın, memleket kalkınsın diye verilen destekler bunlar. Amacımız bu. Çok düşük faizle veriyoruz. Çünkü hazine destekli geliyor para. Şu andaki faiz oranı yıllık yüzde 20, aylık ise 1.66. Bankaların neredeyse üçte biri gibi bir rakam. O yüzden talep çok fazla. Şu anda süreç biraz yavaş ilerliyor. Yeni olduğumuz için ama geri dönüşler hızlandığı zaman, esnaf sayımız da arttığı zaman eminim ki sayılı kooperatifler arasına gireceğiz.

Krediye ulaşılabilirliği nasıl değerlendiriyorsunuz? Şu anda ekonomik sıkıntılardan dolayı krediye olan talep ne durumda?
Tabii ki talepler çok fazla. Sadece Türkiye’de değil, dünyada da bir kaos var. Ama bunlar geçer. Çünkü ben yaklaşık 20-25 yıldır bu camianın içerisindeyim. Belirli dönemlerde böyle krizler oluyor. Pandemi oldu, devalüasyon oldu ama bunların hepsi geçici süreçlerdi. Devletimiz güçlü bir devlet. Eminim bunun da altından kalkacaktır. Şu anda talepler çok fazla. Ancak yılbaşı itibarıyla SSK, Bağ-Kur ve vergi borcu olmayanlara kredi verebiliyoruz. Devletin koyduğu şart bu. Şimdi esnafın genelde vergi borcu olmasa bile SSK ya da Bağ-Kur borcu oluyor maalesef. Sıkıntı burada.
DEVLET KREDİYİ İSTİHDAM İÇİN VERİYOR
Ama duyumlarımıza göre önümüzdeki ay güzel bir çalışma başlayacak. Bununla ilgili gerekli girişimleri de yaptık biz. Zannediyorum Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından açıklanacak. Böylelikle SSK ve vergi borçlarında taksitlendirme olacak. Yapılandırma yapılınca, bize yapılandırma belgesini getirmeleri yeterli olacak. Borcun tamamını kapatmalarını beklemiyoruz. Yapılandırma kağıdıyla beraber borcu olanlar da kredi müracaatı yapabilecekler. Mesele sadece borç değil. Devlet bu krediyi niye veriyor? İşini büyüt, geliştir, yanına personel al, istihdam sağla diye veriyor.

DÖNÜŞLER DAHA GÜZEL OLACAK
Vatandaş bankadan yüzde 3.20 ya da yüzde 4 faizle kredi çekeceğine geliyor buradan 1.66 ile kredi çekiyor. Düğün yapıyor, araba alıyor, ev alıyor. Parayı ticarete değil de arabaya bağlıyor. Ama ticarete, mala bağlasa geri dönüşler çok daha güzel olur. 2027 yılında bununla ilgili tekrar bir çalışma olacak. Artık krediler fatura karşılığında verilecek. Diyelim ki vatandaş “Ben 1 milyon lira kredi istiyorum” dedi. Tamam, önce yüzde 33’üne karşılık fatura isteyeceğiz. Yani yaklaşık 330 bin liralık fatura getirecek. 2028’de ise kalan kısmın da faturalandırılması istenecek. Böylelikle kredisi devam edecek. Eğer faturalandırma yapılmazsa kredisi de iptal olacak. Bundan sonra insanlar mala yatırım yapacak diye düşünüyorum. Daha güzel olur diye düşünüyorum. Tabii esnaf bunu nasıl değerlendirir bilemiyorum. Çünkü bu sefer de esnaf sürekli mal almak zorunda kalacak. Diğer ihtiyaçlarını başka bankalardan karşılamak zorunda kalabilir. Süreç nasıl ilerler bilmiyorum ama devletin bu yönde bir çalışması var.
KİMLER, NE ŞARTLARLA KREDİ ALABİLİYOR?
Şu anda kredi limitimiz 1 milyon lira. Bu sadece bize özel değil, Türkiye genelindeki tüm kooperatiflerde geçerli olan bir limit. Sadece taşıt ve iş yeri alımlarında daha yüksek rakamlara çıkılabiliyor. Kredileri genellikle iki kefil ve mesken ipoteğiyle veriyoruz. İsteyen vatandaş ise kefil yerine iki mesken göstererek kredi kullanabiliyor. Ayrıca S plaka ve servis plakası gibi teminatlarla, kefilsiz şekilde de kredi verebiliyoruz. Esnaf odalarına bağlı tüm esnaflar, şartları uygun olduğu sürece bu kredilerden faydalanabiliyor. Bazı meslek gruplarında ise devletin koyduğu sınırlamalar var. Örneğin emlakçılar için kredi limitleri daha düşük tutulabiliyor. Çünkü devlet daha çok üretim yapan, ticaretini büyüten sanatkâr ve esnafa destek vermeyi hedefliyor. Komisyon usulü çalışan sektörler bu nedenle farklı değerlendiriliyor. Diğer meslek gruplarında ise 1 milyon liraya kadar kredi kullanılabiliyor. Önümüzdeki dönemde bu limitlerin daha da yükselmesini bekliyoruz.

KREDİ GERİ DÖNÜŞLERİ
Çok şükür şu anda hiçbir sorunum yok. Takibim sıfır. Ben kredi verirken biraz titiz davranıyorum. Çünkü bu işte yılların emeği var. Vatandaşa “Öde” demek kolay değil. O yüzden kefillerimizi de teminatlarımızı da sağlam alıyoruz. Çok sağlam gidiyoruz. Yaklaşık 150 milyon liralık bir kaynak geldi. Bunları dağıttık ve geri dönüşlerimiz başladı. Şimdilik güzel gidiyoruz. Ama tabii ki sıkıntılar yok değil. Diğer arkadaşlarla görüşüyorum, takip oranları yüksek olan kooperatifler de var. Bu da normal. Çünkü şu dönem ekonomik olarak zor bir dönem. Bu sadece kredi kooperatiflerinin değil, bankaların da sorunu.
Zaten bizim adımız “Esnaf Kefalet.” Yani biz size kefil oluyoruz. Siz ödeme yapmadığınız takdirde banka direkt bizim hesaplarımızdan kesiyor. Alacaklı olarak biz devreye giriyoruz. Ondan sonra yaklaşık üç aylık bir bekleme süremiz var. Bu süreçte vatandaş taksit taksit ödeme yapabiliyor. Yine ödeyemezse üç ay sonra icra işlemlerini başlatabiliyoruz ama mümkün olduğunca başlatmak istemiyoruz tabii ki.
SİSTEM ÜZERİNDEN PARA TAKİBİNİ YAPIYORUZ
Para hazineden bankaya geliyor. Benim hesabıma değil, bankadaki hesaba geliyor. Daha sonra biz ekrandan görüyoruz. Diyelim ki 5 milyon lira geldi. Gelen taleplere göre dosyaları hazırlıyoruz. Vatandaşın imzaları, ipotek işlemleri burada tamamlanıyor. Sonra dosya bankaya gidiyor ve kredi doğrudan vatandaşın hesabına geçiyor. Yani biz hiç para yüzü görmüyoruz. Sadece sistem üzerinden para takibini yapıyoruz. Ödemeleri banka üzerinden vatandaş yapıyor. Biz burada evrak işlemleri, dosya takibi ve geri dönüş süreçleriyle ilgileniyoruz. İşlemler bankada tamamlanıyor. Şu anda faiz oranımız aylık 1.66. Bu gerçekten çok uygun bir oran. Eskiden yüzde 35’lerde bile kredi vardı, o zaman ekonomi daha iyiydi. Şimdi şartlar değişti ama yine de piyasaya göre çok iyi bir oran. Şu anda bankalarda kredi oranları neredeyse yüzde 4’e yaklaştı. Maalesef bankalar da çok yükseldi.

KADINLAR KOOPERATİFLERE KENDİ EVİ GİBİ BAKIYOR
Kooperatifler arasındaki durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? Kadın kooperatif başkanı olmanın avantajı var mı sizce?
Eskişehir merkezde dört tane kooperatif var. Bir tanesi çok eski bir kooperatif. Bir diğeri de bizim gibi, bizden bir sene önce açıldı. Biz şu anda merkezde en son açılan, yani dördüncü kooperatifiz. Hepsi iyidir inşallah ama tabii mali durumlarını bilemiyorum. Sayın Abdulkadir Akgül, bizim Yozgat AK Parti Milletvekili ve TESKOMB Genel Başkanımız, kadınlara çok değer veriyor. Benim buraya gelmemde AK Parti Milletvekili Prof. Dr. Ayşen Gürcan’ın da büyük desteği oldu. İlk görüştüğümüzde kendisine, “Ben bu kooperatifi canlandırmak istiyorum” dedim. O da bana, “Kadınlar her yerde olsun, ben de senin elinden tutmak isterim” diyerek destek verdi. Gerçekten zorlu bir süreçti ama hem Ayşen Gürcan hem de Abdulkadir Başkanımız sayesinde bugünlere geldik. Türkiye genelinde sadece 13 kadın kooperatif başkanı olduğunu söylediğimde, Abdulkadir Başkanımız toplantıda, “Bu kadınlar çoğalacak” dedi. Kadınların olduğu yerlerin daha düzenli ve daha titiz olduğunu düşünüyor. Kadınlar kooperatiflere de kendi evi gibi bakıyor; “Nasıl faydalı olurum, nasıl daha iyi yönetirim?” anlayışıyla hareket ediyor.
Biz de yönetim olarak bu anlayışla çalışıyoruz. Gereksiz harcamalara girmeden, tamamen hizmet odaklı hareket ediyoruz. Başkanımız da bunun farkında olduğu için bize ayrıca destek veriyor. Bu nedenle diğer kooperatiflere göre daha fazla finansman desteği alıyoruz. Kadınların toparlayıcı ve birleştirici yönünün hem kooperatiflerde hem de diğer görevlerde önemli bir avantaj sağladığını düşünüyorum.

KAÇ İŞLETME KREDİ ALIYOR?
Şu anda 275 kişinin kredisi var. Toplamda yaklaşık 375 kişiye kredi verdik. Biz buraya geldiğimizde zaten belirli bir üye sayımız vardı. O sayıyla beraber yaklaşık 370 üyemiz bulunuyor ama şu anda 275 kişinin üzerinde aktif kredimiz var. Tabii ki daha bir yılımızı doldurmadık. Bir yıl geçtikten sonra daha da büyürüz diye düşünüyorum. İlk zamanlar kredileri altı aylık vermiştim. Onun biraz zorluğunu yaşadık. Çünkü paraların geri dönüşü altı ay sonra oluyordu. Şimdi ise aylık ve üç aylık sisteme geri döndüm. Böyle olunca üç ay sonra para geri dönmeye başlıyor. Şimdi altı aylık yaptığınız zaman bekliyorsunuz. Zaten devletin kaynağı da sınırlı. O yüzden bundan sonra altı aylık vermedim. Biraz daha büyüyelim istedim. İlerleyen süreçte diğer kooperatifler gibi altı aylık sisteme devam edebiliriz. Onlar veriyorlar çünkü. Ama biz yeni başladığımız için önce dönüşler olsun istedik. O dönüşlerle biz de yeniden kredi verelim dedik.
Şu anda en hızlı kredi veren kooperatiflerden biriyiz. Normalde bazı yerlerde insanlar iki ya da üç ay bekletiliyor. Bizde ise vatandaş maksimum bir ay içerisinde parasını alabiliyor.
KREDİ KULLANACAK VATANDAŞLARA ÖNERİLER
Öncelikle keyif için kredi çekmesinler. Şu anda vatandaşta şöyle bir düşünce var; “Altın düştü, kredi çekip altına yatıralım. Altın yükselince kazanalım.” Tabii kendi açılarından haklı olabilirler ama biz bu krediyi bunun için vermiyoruz. Ya da dolar yükselince dövize yatırmak için kullanılıyor. Biz bunları istemiyoruz. Biz diyoruz ki işinizi canlandırın. Çünkü gerçekten paraya ihtiyacı olan insanlar bu kredileri kullanamıyor. Bir başkası gidip altına yatırıyor, bekliyor. Ama bunun geri dönüşü olmuyor. En azından aldığı parayı piyasaya sürsün. Gitsin bakkala versin, berbere versin. Berber borcunu ödesin, bakkal mal alsın. Böylece bir sirkülasyon oluşsun. Eğer vatandaş aldığı krediyi bankaya ya da altına yatırırsa ekonomi dönmez.
O yüzden lütfen amacı dışında kullanmasınlar. Bu hem bize zarar, hem devlete zarar. Eğer gerçekten iş için kullanırlarsa çok seviniriz. Böylece dönüşler olur, piyasa canlanır. Birbirimize faydamız dokunur. Ama diğer türlü sadece kişinin kendisine faydası oluyor. Devlet de bunu istemiyor zaten. Biz de bu yüzden biraz daha dikkat ediyoruz. Aldığı parayı nerede kullanacağını soruyoruz. Krediyi amacı doğrultusunda kullanın diyoruz. Çünkü bizim amacımız esnaf işini büyütsün, devlete faydası olsun, eleman çalıştırsın. O çalışan da eşine, çoluğuna, çocuğuna rızkını götürsün.




