Saadet Partisi Eskişehir İl Başkan Yardımcısı ve Halkla İlişkiler Başkanı Muhammed Güney, akaryakıt fiyatlarında yaşanan artış ve ekonomik gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Güney, motorin fiyatının ocak ayında 55 TL seviyesindeyken bugün 90 TL seviyelerine yükseldiğini belirterek, zamların vatandaşın alım gücünü olumsuz etkilediğini söyledi.
Akaryakıt fiyatlarındaki artışın yalnızca araç sahiplerini değil, üretimden ulaşıma kadar ekonominin birçok alanını etkilediğini ifade eden Güney, “Gün geçmiyor ki yeni bir zam haberi almayalım. Ocak ayında 55 TL olan motorinin litre fiyatı bugün 90 TL seviyelerine kadar yükseldi. Artan akaryakıt fiyatları, vatandaşın sofrasını her geçen gün biraz daha küçültüyor” dedi.
“Üretime darbedir”
Cumhurbaşkanı’na seslenen Güney, akaryakıta yapılan zamların ekonomik sonuçlarına dikkat çekti.
Güney, “Sayın Cumhurbaşkanı’na sesleniyoruz. ‘Verin yetkiyi, görün etkiyi’ demiştiniz. Bir gecede motorine 7 TL 79 kuruş zam yapmak; üretime darbedir, çiftçiye yüktür, nakliyeciye cezadır, esnafın kepengine, milletin sofrasına ateş düşürmektir” ifadelerini kullandı.
Akaryakıt fiyatlarının yükselmesinin istasyon tabelalarıyla sınırlı olmadığını belirten Güney, artışların tarım, nakliye ve gıda fiyatlarına da yansıdığını söyledi.
“Bugün 90 TL’nin üzerine çıkan akaryakıtın bedeli yalnızca istasyon tabelalarında görülmüyor. Bu bedel, tarlada artan maliyetle, pazarda yükselen fiyatlarla ve sofradan eksilen lokmayla ödeniyor” diyen Güney, vatandaşların ekonomik açıdan zor durumda olduğunu savundu.
“Akaryakıt zammı iğneden ipliğe yansıyor”
Mazota yapılan zamların ekonominin hemen her alanında maliyet artışına neden olduğunu ifade eden Güney, özellikle emekli ve asgari ücretlilerin yaşadığı geçim sıkıntısına dikkat çekti.
Güney, “Mazota zam demek, iğneden ipliğe, ekmekten suya, tarımdan sanayiye kadar hemen her alanda maliyetlerin artması demektir. Zaten açlık sınırı ile boğuşan emeklinin ve asgari ücretlinin artık dayanacak gücü kalmamıştır” diye konuştu.
Akaryakıt karşısında asgari ücretlinin alım gücünün gerilediğini savunan Güney, Eylül 2024 ile Eylül 2026 arasındaki döneme ilişkin benzin ve motorin karşılaştırması yaptı.
Güney, “Eylül 2024’te 17 bin TL asgari ücretle 394,5 litre benzin ve 394,4 litre motorin alınabilirken, Eylül 2026’da asgari ücretle 357 litre benzin ve 310 litre motorin alınabiliyor. İki yıllık süreçte vatandaşın akaryakıt karşısındaki alım gücünde ciddi bir gerileme yaşanmıştır” dedi.
“Vatandaş okul masraflarını düşünüyor”
Ekonomik sıkıntıların kira, kredi kartı borçları ve faturalarla birlikte vatandaşın bütçesini zorladığını belirten Güney, yeni eğitim öğretim yılı öncesinde ailelerin karşı karşıya kaldığı masraflara da dikkat çekti.
Güney, “Ev kirası, kredi kartı borcu, faturalar ve ardı arkası kesilmeyen zamlar vatandaşın belini bükmüştür. Önümüzdeki hafta okullar açılıyor. Vatandaş şimdi de kara kara kırtasiye masraflarını, okul kıyafetlerini ve servis ücretlerini düşünüyor” ifadelerini kullandı.
“Ekonomik kriz her geçen gün etkisini artırıyor”
Türkiye’de ekonomik krizin etkilerinin giderek ağırlaştığını öne süren Güney, fabrikaların küçülmeye gittiğini, konkordato ilanlarının gündeme geldiğini ve işsizliğin arttığını savundu.
Ekonomik sorunların yalnızca maddi sonuçlar doğurmadığını dile getiren Güney, “Yaşanan ekonomik sıkıntılar aile hayatını ve insanların psikolojisini de olumsuz etkiliyor” dedi.
Güney ayrıca kamu harcamalarına ilişkin eleştirilerde bulunarak, konser, şenlik ve çeşitli programlardaki harcamaların gözden geçirilmesi gerektiğini savundu.
“Bu bozuk düzeni değiştireceğiz”
İktidarın ekonomik politikalarını eleştiren Güney, zam, vergi ve trafik cezalarının vatandaş üzerindeki yükü artırdığını öne sürdü.
Güney, “Faizle ve enflasyonla mücadele etmek yerine zam, vergi ve trafik cezalarıyla halkımızı daha da zor durumda bırakmaya devam ediyorlar. Ancak böyle gitmez. Biz Saadet Partisi olarak bu bozuk düzeni değiştirecek, halkımızı yeniden refah dolu günlere ulaştırmak için çalışacağız” dedi.




