Açıklamasında hem yurt içindeki şehit haberlerine hem de Gazze’de devam eden İsrail saldırılarına değinen Sağdıç, çevre politikalarından ekonomik krize kadar birçok konuda hükümeti eleştirerek, “Bu millet asil ama bu yönetim sürekli sorumluluktan kaçıyor” dedi. Sağdıç Şehit haberlerinin derin acılar yarattığını belirterek, "Aldıkları emirlere tereddüt göstermeden itaat eden her bir şehidimizi alnından öpüyoruz. Cenab-ı Allah tüm şehitlerimize rahmetiyle muamele eylesin" dedi.
Devam eden orman yangınlarıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Sağdıç, Yangın olur ‘itfaiye aracını bırakmam milletin hakkı var’ der. Çalıştığı maden çöker, ambulansa binerken ‘çizmelerimi çıkarayım, sedye kirlenmesin’ der. Peki insanımız bunu yaparken, ormanlarımız cayır cayır yanarken iktidar ne yapıyor? Meclis’i iklimi değiştirme kanunuyla, zeytinlikleri bitirme kanun teklifiyle adeta kilitliyor. Halbuki böylesi bir yangında Meclis’in en önemli gündemi; ‘orman yargılarını söndürmek’ olmalıydı. Ormanlarımızın yanarak kül oluşunu izleyen birçok vatandaşımız için, Meclis’in gündeminde bu konunun öncelikli olmayışı, ‘önce yak, sonra projelendir’ şüphesini artırmaktadır. İktidar böyle düşünen insanlarımızı suçlamak yerine, bu şüpheleri giderecek adımlar atmalıdır. Fakat iş başında birkaç şirket büyük kârlar etsin diye, ‘iklim kanunu’ adı altında Meclis’ten iklimi değiştirme kanunu geçiren bir iktidar var. Ne yazık ki iş başında; ‘ÇED gerekli değildir’i olağanlaştırarak, zeytinlikleri bitirmeye niyetlenmiş bir iktidar var” şeklinde konuştu.
Sağdıç, Türkiye’nin ihtiyacının adalet, hukuk, birlik ve refah temelli bir yönetim olduğunu ifade ederek “Ülkemizin ‘Yaşanabilir Bir Türkiye’ye’ Dünya’mızın ‘Yeni Bir Dünya’ya’ ihtiyacı var. Bizim ihtiyacımız olan Yaşanabilir bir Türkiye’dir. Yaşanabilir bir Türkiye’de terör de yoktur, kayyım da yoktur. Yaşanabilir bir Türkiye’de şiddet de yoktur, gözdağı vermeye yönelik gözaltılar da yoktur. Yaşanabilir bir Türkiye’de kin ve nefret dili de yoktur, inkar ve asimilasyon politikaları da yoktur. Yaşanabilir bir Türkiye’de anneler de ağlamaz evlatlar da yitirilmez. Yaşanabilir bir Türkiye’de hukukun üstünlüğü, emeğe saygı, hakça paylaşım vardır. Yaşanabilir bir Türkiye’de devletin işleyişini, kanun hükmünde kararnameler değil; adalet belirler. Silahların susması gereken yer, sadece dağlar değil; Gazze’nin kana bulanmış sokaklarını da unutmayalım” dedi.
Ekonomik kriz, işsizlik, yüksek kiralar ve artan ithalat gibi sorunlara da değinen Cüneyt Sağdıç şunları söyledi; “Çok ilginç bir iktidarla karşı karşıyayız. İthalat artıyor; suçu üreticide, sanayicide buluyorlar, ormanlarımız, ciğerlerimiz yanıyor; suçu rüzgara ve insanlara atıyorlar, gençler ekonomik sıkıntılardan evlenemiyorlar; suçu gençlere, teknolojiye atıyorlar. İşsizlik artıyor; suçu gençlerin “iş beğenmemesine” bağlıyorlar, enflasyon yükseliyor; suçu marketlere, hal esnafına atıyorlar. Akaryakıt zamlanıyor; suçu uluslararası krize atıyorlar. Tarım çöküyor; suçu çiftçiye, kuraklığa, dona yüklüyorlar. Kiralar uçuyor; suçu ev sahiplerine yüklüyorlar. Toplum kutuplaşıyor; suçu muhalefetin diline atıyorlar. Tüm bunlar olurken; Allah aşkına AK Partili idarecilerin; hiç mi suçu yok. Hiç mi sorumluluğu yok. Suçu sürekli başkalarına atarak, sorumluluktan kaçamazsınız. Bu ülkenin hiçbir sorununa çözüm getiremezsiniz. Değerli Gençler; Bu düzen sizi yalnız bırakıyor olabilir ama biz sizi yalnız bırakmayacağız. Sizin sesiniz olacağız, sizin yükünüzü paylaşacağız.”