Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi ve tarih araştırmacısı Taner Özdemir'in arşiv araştırmasında dikkat çektiği belge, Erzurum'daki petrol ve neft madenlerinin işletilmesine yönelik yürütülen imtiyaz sürecine ışık tutuyor. Devlet Arşivleri Başkanlığı'nın Yıldız Arşivi'nde yer alan belgede, "Erzurum dahilinde zuhur eden petrol ve neft madenleri imtiyazının Ahmed Celaleddin Paşa'ya ihalesine dair" ifadesi bulunuyor. Belgenin tarihi Hicri 24 Rebîülâhir 1316, Miladi takvimle 1898 yılına karşılık geliyor.
Belgedeki isim sıradan bir paşa değildi
Belgenin ortaya koyduğu tablo, Erzurum'daki petrol kaynaklarının Osmanlı Devleti tarafından 19. yüzyılın sonlarında bilindiğini ve bu kaynakların ekonomik değerinin değerlendirilmesi amacıyla imtiyaz sürecinin başlatıldığını gösteriyor. Araştırmacı Taner Özdemir, petrol dosyasının merkezinde yer alan Ahmed Celaleddin Paşa, Sultan II. Abdülhamid döneminin en dikkat çekici devlet adamlarından birisi olduğunu ifade ederek, "Osmanlı istihbarat teşkilatının başında bulunan Serhafiye Ahmed Celaleddin Paşa, aynı zamanda Sultan II. Abdülhamid'in güvendiği isimler arasında yer alıyordu. Çerkes kökenli bir Kafkasya göçmeni olan Ahmed Celaleddin Paşa, genç yaşlarda İstanbul'a gelerek saray hizmetine girdi. Yıldız Sarayı'nın muhafazasında görev yapan Tüfekçi Teşkilatı içerisinde yetişti. Daha sonra padişahın yaverleri arasında yer aldı ve Osmanlı istihbaratının en önemli makamlarından biri olan serhafiyeliğe yükseldi" dedi.

Erzurum'un Pülk petrolünde de Paşanın adı var
Araştırmanın en dikkat çekici bölümlerinden biri ise Tercan ve Pülk bölgesi ile ilgili Osmanlı belgeleri. Erzurum Vilayeti'nin Tercan Kazası'na bağlı Pülk köyündeki petrol ve neft madenlerinin işletilmesine ilişkin kayıtlarda Ahmed Celaleddin Paşa'nın adı açık biçimde geçiyor. Osmanlı belgelerinde, Paşanın tavsiyesi doğrultusunda Pülk köyündeki petrol ve neft madenlerinin işletme imtiyazının Almanya tebaasından Mösyö Şarl Rayzer'e verilmesine ilişkin süreç yer alıyor. Bu gelişme, Erzurum petrolünün XIX. yüzyılın sonlarında yalnızca Osmanlı bürokrasisinin değil, Alman girişimcilerin de ilgisini çektiğini ortaya koyuyor.

Erzurum petrolü için Alman girişimci devreye girdi
1898 yılına ait belgelerde Pülk bölgesindeki petrol sahalarının işletilmesi için imtiyaz sürecinin yürütüldüğü görülüyor. Ahmed Celaleddin Paşa'nın tavsiyesi sonrasında hazırlanan belgeler ilgili devlet kurumlarına gönderiliyor ve konu Şûrâ-yı Devlet'in gündemine taşınıyor. Arşiv kayıtlarında, Pülk'teki petrol ve neft madenlerinin işletilmesine yönelik şartların belirlendiği görülüyor. Böylece Erzurum'un petrol kaynakları, XIX. yüzyılın sonlarında Osmanlı Devleti'nin maden, ekonomi ve dış politika gündeminin kesiştiği alanlardan biri haline geliyor.
Petrol artık stratejik bir kaynaktı
19. yüzyılın sonlarına gelindiğinde petrol, dünyada giderek daha önemli bir enerji ve sanayi kaynağı haline geldiğini hatırlatan Özdemir, "Osmanlı coğrafyasındaki petrol yatakları da Avrupa devletlerinin dikkatini çekiyordu. Sultan II. Abdülhamid döneminde Osmanlı topraklarındaki petrol kaynaklarının tespiti ve işletilmesi konusunda çeşitli girişimler yürütüldü. Erzurum-Pülk bölgesindeki imtiyaz süreci de bu genel tablo içerisinde değerlendirilmesi gereken önemli örneklerden biri olarak öne çıkıyor" diye konuştu.

128 yıllık belge yeni soruları beraberinde getiriyor
Taner Özdemir'in dikkat çektiği arşiv kayıtları, Erzurum'un ekonomik tarihinin bugüne kadar yeterince araştırılmamış bir alanını da yeniden gündeme getiriyor. 1898 tarihli belge, Erzurum'da petrol ve neft kaynaklarının bilindiğini, bu kaynakların işletilmesi için imtiyaz mekanizmasının kullanıldığını ve dosyanın merkezinde Sultan II. Abdülhamid döneminin güçlü isimlerinden Ahmed Celaleddin Paşa'nın bulunduğunu gösteriyor. Özdemir, aradan geçen 128 yılın ardından arşiv belgesi şu soruları yeniden gündeme taşıdığını ifade ederek, "Pülk bölgesindeki petrol ne kadar süre işletildi? Şarl Rayzer'in faaliyetleri ne ölçüde sonuç verdi? Erzurum'un başka hangi bölgelerinde petrol ve neft kaynakları tespit edildi? Osmanlı Devleti bu kaynaklardan neden daha geniş ölçekte yararlanamadı? Erzurum'un petrol hikâyesi, arşiv belgeleri ışığında yeniden araştırılmayı bekleyen önemli bir tarihî başlık olarak dikkat çekiyor" şeklinde konuştu.




