Sempozyum, Vecihi Hürkuş Havacılık ve Teknoloji Parkı’nda düzenlenirken; yerel yönetimlerin toplumsal cinsiyet eşitliği politikalarındaki rolünü güçlendirmek, farklı kesimlerin deneyimlerini görünür kılmak ve kurumsal iş birliklerini artırmak amaçlandı. İki oturumdan oluşan etkinliğe Tepebaşı Belediyesi Başkan Yardımcısı Suat Yalnızoğlu, Meclis Üyesi Nazan Erşahin ve çok sayıda katılımcı katıldı.
Açılış konuşmasını gerçekleştiren Başkan Yardımcısı Suat Yalnızoğlu, emeği geçenlere ve katılımcılara teşekkür etti.
Kadın hareketleri ve kimlikler ele alındı
İlk oturumda, Derya Gezer moderatörlüğünde “Toplumsal Cinsiyet ve Kimlikler” başlığı ele alındı. Konuşmacı Alev Özkazanç, “Çoklu Krizler Çağında Feminizm, Direniş ve Gelecek Sorunu” başlıklı sunumunda kadın hareketlerinin karşılaştığı zorlukları ve geleceğe yönelik potansiyellerini değerlendirdi.
Atilla Barutçu ise “Eleştirel Erkeklik Çalışmaları ve Cinsiyet Eşitliği Mücadelesinde Erkekler” başlıklı sunumunda, erkeklerin eşitlik mücadelesindeki rolünü hem teorik hem de saha deneyimleri üzerinden ele aldı.
Buruç Parlak da “Toplumsal Cinsiyet Çeşitliliğinde Yerelleşme: Örgütlenme ve Dayanışma Pratikleri” konulu sunumunda, Türkiye’de toplumsal cinsiyet ve kimlik çeşitliliği etrafındaki tartışmaların giderek daha görünür hale geldiğine dikkat çekti.
Kesişimsel farklılıklar ve güçlenme konuşuldu
İkinci oturumda ise Hande Çevik moderatörlüğünde “Kesişimsel Farklılıklar ve Güçlenme” başlığı ele alındı. Ceren Suntekin, çocukluk ve toplumsal cinsiyet ilişkisini tarihsel bir perspektifle değerlendirirken; çocukluğun günümüzde de toplumsal cinsiyet normlarıyla iç içe geçtiğini vurguladı.
Dilek İçten, “Toplumsal Cinsiyet, Göç ve Medya” başlıklı sunumunda medyanın kamuoyu algısını şekillendirmedeki rolüne dikkat çekti. Gülçin Con Wright ise yaşlılık, yoksulluk, bakım ve şiddet konularını toplumsal cinsiyet ekseninde ele alarak kadınların yaşlılık döneminde daha fazla dezavantajla karşı karşıya kaldığını ifade etti.
Melda Yaman da kadınların özgürleşmesinin yalnızca toplumsal ilişkilerle sınırlı olmadığını, aynı zamanda aile yapısı ve üretim ilişkilerinin yeniden örgütlenmesini gerektirdiğini belirtti.
Sempozyum kapsamında ayrıca Hatice Kapusuz tarafından “Feminist Ütopya” başlıklı bir atölye çalışması gerçekleştirildi.



