Dün gece Dünya’nın manyetik alanında G3 seviyesinde jeomanyetik fırtına etkili oldu; bu tür fırtınalar, güneşten gelen yüklü parçacıkların atmosferle etkileşimi sonucu ortaya çıkan güçlü manyetik dalgalanmalarla tanımlanıyor. G3 (güçlü) seviyesine ulaşılan bu olayın ardından sosyal medya ve kullanıcı paylaşımlarında özellikle uyku kalitesiyle ilgili şikayetler dikkat çekti; birçok kişi gecenin büyük bölümünde uykusuzluk ve huzursuz uyku deneyimi yaşadığını belirtti.
Jeomanyetik fırtınalar normalde uydu iletişimi, enerji şebekeleri ve navigasyon sistemleri üzerinde teknik etkiler yaratabiliyor. G3 gibi güçlü fırtına seviyelerinde Kuzey Işıkları gibi auroral görünümler de orta enlemlere kadar genişleyebiliyor. Ancak uzmanlara göre bu manyetik dalgalanmaların düzenli uyku döngülerine doğrudan bilimsel olarak kanıtlanmış bir etkisi yok; yani manyetik fırtınanın insan fizyolojisini doğrudan bozduğuna dair bilimsel mutabakat bulunmuyor.
Yine de geçmiş raporlar ve kullanıcı deneyimleri, G3 gibi manyetik dalgalanma dönemlerinde bazı kişilerin gün içi uykusuzluk, stres ve baş ağrısı gibi rahatsızlıklar bildirdiğini gösteriyor. Bu tür etkilerin mekanizması halen araştırma konusudur ve uzay havası ile insan sağlığı arasındaki bağlantı bilim çevrelerinde tartışılıyor.
Jeomanyetik fırtınalar genellikle 1–3 gün sürebiliyor ve etkileri periyotlar halinde görülebiliyor. Uzmanlar, uykusuzluk gibi semptomların sadece jeomanyetik aktiviteyle değil, aynı zamanda stres, elektronik cihaz kullanımı ve yaşam tarzı gibi diğer faktörlerle de ilişkili olabileceğine dikkat çekiyor.






