DAKİKADA 12-16 KEZ NEFES ALIYORUZ

Hava kirliliği, iklim değişikliği gibi etkenler arttıkça akciğer hastalıkları üzerindeki etkileri de artıyor. Nefes almamız neden her gün daha da zorlaşıyor?

Göğüs Hastalıkları olarak bizi ilgilendiren önemli bir konu bu aslında. Niçin derseniz; her gün soluk alıp vermek suretiyle, bir iç organ olmasına rağmen akciğerlerimiz dış dünyayla, atmosferle temasta olan yegane iç organımızdır. Şunu vurgulamakta fayda var: Diğer iç organlarımız; beyin, kalp, böbrek ve diğer sistemlerle ilgili organlarımız her nefes alışta atmosferle temasta olsa, inanın enfeksiyonlardan ötürü insan soyu yok olurdu. Ama akciğerlerimizin kendi bariyer sistemleri, savunma sistemleri sayesinde bu iç organımız dış dünyayla temasta olmasına rağmen koruyucu niteliğinden ötürü bazı partiküllerden, kanserojen ajanlardan, iklim değişikliklerinden, mikroorganizmalardan korumak suretiyle hayatta kalmamızı sağlıyor. Her gün soluk alıp veriyoruz ve dakikada on iki-on altı kez soluk alıp veriyoruz. Her soluk alışta da yaklaşık yarım litre kadar havayı alıp dışarı veriyoruz. Biz ona solunum manevraları diyoruz. Dakikada on iki-on altı kez olduğuna göre, yirmi dört saatte on iki bin litre havayı teneffüs etmiş oluyoruz. Bunların içerisinde mikroorganizmalar var, partiküller var ve günümüzde çok belirgin olarak ortaya konan hava kalitesiyle ilgili sorunlar var. Bu sorunların en çok etkilediği organ, tabii bir iç organ olmasına rağmen solunum aygıtı dediğimiz akciğerlerimiz oluyor. Her nefeste binlerce riskle karşı karşıyayız. Hatırlayacaksınız bir pandemi yaşadık. Çin'de başladı ama tüm dünyayı etkiledi. Niçin? İklim değişiklikleri, hava kirlilikleri, ekolojik denge bozuklukları bir tarafa; ulaşım hizmetleri ve iletişim çok kolaylaştı ve çağdaş bir boyuta ulaştı. Bu nedenle de çok uzak doğuda patlak veren bir virüs ne yapıyor? Tüm dünyayı etkiliyor, biz pandemiden bahseder hale geliyoruz. Bu nedenle bizim göğüs hastalıkları olarak çok özel bir konumumuz var, diğer branşlardan farklı olarak. Biz de şanslıyız ki bu branşın hekimleri olduk. Ben hekimlikte 40. yılımdayım. Gururla çalışmayı sürdürdüğüm Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde görev yapmaktayım. Burası önemli bir kurum tabii, ESOGÜ ve onun halka açılan kapısı diyelim; Göğüs Hastalıkları ve Tıp Fakültesi Hastanesi... 50 yılı geride bıraktık, yarım asrı aşan bir dönemdir hizmet veren, eğitim ve öğretime katkı sağlayan bir kurumumuzdur. Anabilim dalımız da 40 yılı aştı, 46 yılında burada rahmetli kurucu hocamız Profesör Doktor Necla Özdemir hocamızı da rahmetle anıyorum. Bu anabilim dalını kuran, bizleri yetiştiren kendisidir.

Whatsapp Image 2026 07 03 At 00.27.34

ÖKSÜRÜK BİR AKCİĞER KANSERİ BELİRTİSİ OLABİLİR

Öksürük basit bir şikayet mi, yoksa ciddi bir hastalığın habercisi olabilir mi? İnsanlar öksürdüğünde bunu önemsemeli mi, hangi durumlarda önemsemeliler?

Bizim en önemli 3-4 semptomumuzu, yakınmamızı sayın deseniz; bunlardan birincisi öksürüktür. Balgam çıkarma, nefes darlığı, göğüs ağrısı ve de "wheezing" dediğimiz hırıltılı, hışırtılı soluk alıp verme gelir. Öksürükten başlayacak olursak; öksürük basit bir bronşit atakta, sinüzitte, farenjitte yani üst solunum yolu enfeksiyonu dahil enfektif süreçlerde, iltihabi proseslerde ön planda olan bir yakınmadır. Ancak bu süregen bir hale geliyor, kronikleşmişse ve son dönemde bir karakter değişikliğine uğramışsa bu çok önem arz ediyor. Niçin? Akciğer kanserleri günümüzde en önemli kanserlerden bir tanesidir ve bizim ilgi alanımıza giriyor. Akciğer kanserinin çok özel bir belirtisi, bulgusu var mı derseniz; yok. Ama öksürük yakınması var. Daha önce olmayan bir öksürük size musallat oldu ya da öksürüğünüz vardı ama "sabah öksürüğüm sigaraya bağlı, kronik bronşite bağlı" diye düşünüyorsunuz; ama bu karakter değiştirdi, son dönemde daha farklı bir boyutta, daha yıpratıcı bir mahiyette size musallat olduysa bu tabloda mutlaka doktora başvurmamız gerekiyor. Demek ki öksürük bir akciğer kanseri belirtisi olabilir. Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı dediğimiz, tüm ölüm nedenleri sıralandığında üçüncü sırayı alan KOAH'ın nedeni olabilir. Astımın nedeni olabilir ve bir belirti olarak başvuru şikayeti oluşturabilir. Ama bunun dışında son yıllarda çok gündemimizde olan interstisyel akciğer hastalıkları var. Söylenmesi biraz güç; interstisyel akciğer hastalıkları... Halk arasında "akciğerin sertleşmesi" olarak ifade ediliyor. Akciğer sertleşmesi olarak da adlandırılan bu hastalığın da en önemli semptomu, bulgusu, yakınması öksürüktür. Yani öksürük yakınmasıyla gelen bir vakada astım olabilir, KOAH olabilir, akciğer kanseri veya diğer üst solunum yolu tümörleri, kanserleri olabilir, interstisyel akciğer hastalığı olabilir. Bunların tanısı için mutlaka ileri tetkik gerekir. Bu ileri tetkikler bronkoskopi dediğimiz endoskopik bir gözlem yöntemi olabileceği gibi, tomografik yöntemler de olabilir. Tabii endoskopik yöntemle akciğerin bronş ağacına bakma şansımız, orada tümörü, kanseri yakalama ve biyopsi alma şansımız var. Yani öksürük yakınmasıyla başvuran olguda ciddi akciğer hastalıkları düşünülmeli, ayırıcı tanıda mutlaka bir göğüs hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır. Diğer semptomlara da değinmekte fayda var. Beraberinde balgam atıyorsa biz ona balgamlı öksürük diyelim. O takdirde gene pnömoni yani zatürre, bronşit, KOAH benzeri tablolar akla gelir. Bronşektazi de bizim kronik seyirli akciğer hastalıklarımızdan bir tanesidir. Doğuştan olabiliyor, sonradan edinsel yani aktif kazanılmış formu da olabiliyor. Bronşektazi de kronik öksürükle ve balgamla karakterizedir. Bir de göğüs ağrısını söyleyelim. Göğüs ağrısı çok önemli bir semptom ve yakınmadır; aynı öksürük gibi, aynı balgam çıkarma ve hışırtılı soluk alıp verme gibi. Göğüs ağrısının ayırıcı tanısını bizler çok iyi yapıyoruz. Yani kardiyologları mı ilgilendiriyor, bizi mi ilgilendiriyor? Ağrının niteliğinden ötürü onu ayırt etme şansımız var. Göğüs ağrısı ile başvuran bir olguda bir akciğer kanseri söz konusu olabileceği gibi, bir akciğer damar tıkanıklığı, akciğer atardamar tıkanıklığı yani pulmoner emboli de söz konusu olabiliyor. O yüzden, ama arada bir gelip üç beş dakika sürüp göğüsten sırta, omuza, kola yayılan bir ağrıysa o zaman da diyoruz ki: Kardiyoloğa görünmenizde fayda var, bu bir koroner sıkıntısının, darlığının ifadesi olabilir. Yani semptom olarak sadece öksürüğü ön plana çıkardık ama göğüs ağrısıyla, balgamla, hırıltılı soluk alıp vermeyle karakterize tablolar bizim için önemli semptomlardır.

Whatsapp Image 2026 07 03 At 00.27.34 (2)

DOA sistemi 5 günde 7,6 milyon ambalaj topladı: İşte Eskişehir'de iade noktaları...
DOA sistemi 5 günde 7,6 milyon ambalaj topladı: İşte Eskişehir'de iade noktaları...
İçeriği Görüntüle

SİGARAYI BIRAKMAK BOŞANMAK GİBİDİR

Sigara kullanımının yanı sıra elektronik sigara ve benzeri ürünlerin yaygınlaşmasıyla birlikte akciğer sağlığı açısından nasıl bir risk ortaya çıkıyor?

40 yıldır göğüs hastalıkları alanında, özellikle akciğer kanseri ve sigarayla mücadele üzerine çalışıyorum. Sigarayı bırakmak sadece ilaç tedavisiyle değil, güçlü bir motivasyon ve kararlılıkla mümkündür. Ben bunu bazen boşanma davasına benzetiyorum. İki taraf da ayrılmayı isterse süreç kısa sürer, istemezse yıllarca uzayabilir. Sigara bırakmada da kesin bırakma arzusu ve iradesi gerekir. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre ölüm nedenlerinin ilk üç sırasında kalp-damar hastalıkları, kanser ve KOAH yer alıyor. Bu üç hastalığın ortak noktası ise sigaradır. Kalp damar hastalıkları, damar tıkanıklıkları, akciğer kanseri başta olmak üzere birçok kanser türü ve KOAH büyük oranda sigarayla ilişkilidir. Bu nedenle sigarayla mücadele aslında halk sağlığını korumanın temelidir. Elektronik sigaraya gelince; biz bunu elektronik sigara ve ısıtılmış tütün ürünleri olarak ikiye ayırıyoruz. Ancak ikisi için de altını kalın çizgilerle çiziyorum; en az sigara kadar zararlıdır. Bunlar kesinlikle sigara bırakmak için kullanılmamalıdır ve masum değildir. Nikotin alınmaya devam edildiği için kişi bu kez elektronik sigaraya bağımlı hale gelir. Hatta elektronik sigara ve ısıtılmış tütün ürünleri, akut solunum yetmezliğiyle seyreden ve hastaları solunum cihazına kadar götürebilen ağır tabloların nedeni olabilmektedir. Bir de nargile var. Hiçbir şekilde nargile masum değildir. Nargile de sigara gibi akciğer kanseri, damar sertliği, kalp krizi ve KOAH'a neden olabilir. Bugün kardiyolojiye ya da göğüs hastalıklarına başvurduğunuzda stent, bypass, KOAH veya akciğer kanseri gibi çok ciddi hastalıklarla karşı karşıya kalabilirsiniz. Özellikle akciğer kanserinde tanı çoğu zaman ileri evrede konulduğu için tedavi seçenekleri de sınırlı kalabiliyor. "Haftada bir içiyorum", "Az kullanıyorum" ya da "Normal sigara içmiyorum, elektronik sigara içiyorum" demek bir savunma mekanizmasından ibarettir. Nargile de elektronik sigara da tüm türevleriyle kanser yapıcıdır ve yaşamı tehdit eden hastalıklara yol açar. Ben kırk yılını sigarayla mücadeleye vermiş bir hekim olarak özellikle gençlere sesleniyorum; hiç sigaraya başlamasınlar. Nikotin bağımlılığı geliştikten sonra bırakmak çok zor oluyor. Bizim yaklaşımımız nettir; azaltarak bırakma diye bir yöntem yoktur. Bir tarih belirlenmeli ve o gün sigara tamamen bırakılmalıdır.

Whatsapp Image 2026 07 03 At 00.27.35

Kaynak: Haber Merkezi