Trump, Financial Times’a verdiği röportajda en büyük hedefinin İran petrolünü kontrol altına almak olduğunu söyledi. Stratejik öneme sahip Hark Adası’nın işgalinin masada olduğunu belirten Trump, “Belki Hark Adası’nı alırız, belki almayız. Bir süre orada bulunmamız gerekebilir” ifadelerini kullandı. Adadaki savunma hattının zayıf olduğunu ve bölgenin kolayca kontrol altına alınabileceğini iddia eden Trump, hamleyi Venezuela örneğiyle kıyasladı.
Air Force One’da gazetecilere konuşan Trump, operasyonlar neticesinde İran’da fiili bir rejim değişikliği yaşandığını savundu. İlk yönetim kademesinin yok edildiğini öne süren Trump, şu an muhatap oldukları grubun “çok profesyonel ve makul” olduğunu belirtti. Washington’ın sunduğu 15 maddelik planın İran tarafından büyük ölçüde kabul edildiğini, Pakistan üzerinden yürütülen görüşmelerin iyi gittiğini aktardı.
Trump, Hürmüz Boğazı’ndan geçen Pakistan bayraklı tankerleri “hediye” olarak nitelendirirken, sevkiyatların İran Meclis Başkanı tarafından onaylandığını öne sürdü.
Buna karşılık İran askeri kanadından sert mesajlar geldi. Hatemu'l Enbiya Merkez Karargahı Sözcüsü Yarbay İbrahim Zülfikari, Trump’ı “dengesiz ve yalancı” olarak nitelendirerek, olası bir kara harekatı halinde Amerikan askerlerinin “Basra Körfezi’ndeki köpekbalıklarına yem olacağını” belirtti. Zülfikari, Trump’ın İsrail Başbakanı Netanyahu ve Mossad baskısı altında hareket ettiğini savundu.
Trump ayrıca bugüne kadar 13 bin hedefin vurulduğunu ve geriye yaklaşık 3 bin hedefin kaldığını açıkladı. Anlaşmanın mümkün olduğunu öne sürse de İran’ın davranışlarını kestirmenin zor olduğunu vurguladı. Nükleer silah konusundaki kırmızı çizgisini bir kez daha hatırlatan Trump, İran’ın enerji altyapısını yok etme tehdidini masada tutmayı sürdürüyor.
Diplomasi trafiği Pakistan üzerinden devam ederken, karşılıklı “imha ve işgal” restleşmeleri bölgedeki tansiyonu son dönemin en kritik seviyesine taşıdı.



