Yapılan çok sayıda akademik çalışma, sosyal medya kullanım süresinin sınırlandırılmasının gençlerin ruh sağlığı üzerinde ölçülebilir etkiler yarattığını gösteriyor. Özellikle günlük kullanımın 30 dakika ile sınırlandırıldığı deneylerde, katılımcıların anksiyete, depresyon ve yalnızlık düzeylerinde düşüş kaydedildiği bildirildi.

Trump’tan Tayvan mesajı: “Bağımsızlık çıkışı istemiyoruz”
Trump’tan Tayvan mesajı: “Bağımsızlık çıkışı istemiyoruz”
İçeriği Görüntüle

Araştırmalardan biri, üniversite öğrencileri üzerinde yapılan kontrollü bir deneyde, sosyal medya kullanımını günde 30 dakika ile sınırlayan grubun kontrol grubuna kıyasla daha düşük depresyon ve kaygı skorlarına sahip olduğunu ortaya koydu. Çalışmada ayrıca olumlu duygu durumunda artış gözlendiği belirtildi.

Benzer şekilde farklı bir araştırma da sosyal medya süresini azaltan bireylerde zihinsel iyi oluşun arttığını, stres ve dikkat dağınıklığının ise azaldığını gösteriyor.

Uzmanlar, sosyal medyanın tamamen bırakılmasının zor ve sosyal bağları zayıflatıcı olabileceğine dikkat çekerek, “tam kesmek” yerine kontrollü kullanımın daha sürdürülebilir bir yöntem olduğuna vurgu yapıyor. Özellikle bildirimlerin azaltılması, zaman sınırı koyulması ve gece kullanımının sınırlandırılması gibi basit önlemlerin etkili olduğu ifade ediliyor.

Öte yandan araştırmalar, sosyal medya ile depresyon ve anksiyete arasında doğrudan ve güçlü bir tek neden-sonuç ilişkisi olmadığını; ancak kullanım süresi, içerik maruziyeti ve bireysel risk faktörlerine bağlı olarak değişken bir etki görülebildiğini de ortaya koyuyor.

Sonuç olarak, uzmanlara göre sosyal medya kullanım süresinin azaltılması, özellikle risk grubundaki gençlerde ruh sağlığını destekleyici bir müdahale olarak değerlendiriliyor.

Kaynak: Independent