ABD ve İsrail’in İran’a başlattığı savaşın üzerinden bir ay geçti. Tahran hâlâ direniş kapasitesine sahip olmasına rağmen, ABD Başkanı Donald Trump her gün “Biz kazandık” diyor. Uzmanlar, bu söylemin askeri gerçeklikten çok iç siyaset, algı yönetimi ve müzakere stratejisiyle ilgili olduğunu belirtiyor.
Savaşın sahadaki gidişatı beklentilerin uzağında
Şubat ayının son günlerinde başlayan operasyonlarla Batı medyasında, İran rejiminin kısa sürede çökeceği ve halkın sokağa döküleceği beklentisi hâkimdi. Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı. Hedeflenen kritik noktaların çoğu hâlâ aktif ve İran rejimi savaşabilme kapasitesini koruyor. Bu durum, sahadaki gerçek ile Trump’ın söylemleri arasındaki farkı gözler önüne seriyor.
“Kazandık” söyleminin ardındaki psikoloji ve algı yönetimi
Hacı Bayram Veli Üniversitesi’nden Doç. Dr. Levent Ersin Orallı, Trump’ın bu söylemi sadece askeri zafer olarak değerlendirmediğini, daha çok algı yönetimi ve imaj yaratma stratejisi olduğunu söylüyor. Modern çatışmalarda sahadaki sonuç kadar, o sonucun nasıl anlatıldığı da büyük önem taşıyor. Trump, “kazandık” mesajıyla hem iç kamuoyunda psikolojik üstünlük kurmayı hem de dış aktörlere güçlü bir imaj vermeyi amaçlıyor. Bu, karşı tarafa moral ve stratejik bir sinyal göndermeye yarıyor; gerçek askeri üstünlüğün ötesinde bir etki yaratmayı hedefliyor.
İç politikada da işlevsel bir söylem
ABD’de savaş karşıtı protestolar sürerken, Trump’ın güven oranları düşüyor. Bu noktada “Biz kazandık” söylemi, seçmen nezdinde hâlâ kontrolün elinde olduğu ve liderin durumu yönetebildiği mesajını vermek için kullanılıyor. Doç. Dr. Orallı, liderlerin özellikle belirsiz ve maliyeti yüksek çatışmalarda bu tür iddialı söylemleri tercih ettiğini belirtiyor.
Bilişsel uyumsuzluk ve iletişim tarzı
Trump’ın geri adım atmayan ve sürekli başarı iddiasını tekrarlayan tutumu, bilişsel uyumsuzluk kavramıyla açıklanabilir. Yani, sahadaki gerçeklik ile sözlü mesaj arasındaki fark büyüdükçe, kullanılan dil daha iddialı ve keskin hâle geliyor. Bu tarz bir iletişim, hem müzakere masasında güçlü görünme hem de karşı taraf üzerinde psikolojik baskı yaratma işlevi görüyor.
Müzakere ve uluslararası strateji boyutu
“Kazandık” söylemi, sadece iç politikaya hizmet etmiyor; uluslararası ilişkilerde de stratejik bir hamle. Güçlü görünmek, çoğu zaman gerçekten güçlü olmaktan daha işlevsel olabiliyor. Bu mesaj, ABD ve İsrail’in müzakere masasında avantaj sağlaması ve İran üzerinde diplomatik baskı kurması için de kullanılıyor.




