Özatak, “2025 yılı sağlık ve sosyal hizmet işçileri açısından yoksulluğun derinleştiği, emeğin değersizleştirildiği bir yıl olmuştur. Hayat pahalılığı artarken ücretlerimiz erimiş, çalışma koşullarımız daha da ağırlaşmıştır. Emekçilerin sesi ise bilinçli şekilde duymazdan gelinmiştir” dedi.

Birlik için direksiyon başına!
Birlik için direksiyon başına!
İçeriği Görüntüle

Hastaneler ve sosyal hizmet kurumlarında personel eksikliğinin kronik hale geldiğini belirten Özatak, “Daha fazla iş yapmaya zorlanıyoruz. Fazla mesai, nöbet ve hafta tatili haklarımız keyfi biçimde gasp ediliyor. Yoksulluk sınırının altında kalan ücretlerle yaşamaya mahkûm edildik” ifadelerini kullandı.

Pandemi döneminde alkışlanan sağlık ve sosyal hizmet işçilerinin bugün unutulduğunu söyleyen Özatak, “O gün ‘kahraman’ ilan edilen emekçiler bugün yalnız bırakılmıştır. Alkışla geçiştirilen fedakârlık artık açık bir sömürü düzenine dönüşmüştür” diye konuştu.

Bu düzeni kabul etmediklerini vurgulayan Özatak, “Emeği yok sayan, işçiyi oyalayan, hak aramayı baskıyla bastırmaya çalışan bu anlayışın karşısında durmaya devam edeceğiz. 2025 yılı boyunca susmadık, geri adım atmadık, mücadeleyi büyüttük” dedi.

Yetkililere de seslenen Özatak, “Sağlık ve sosyal hizmet işçileri sadaka değil, hakkını istiyor. Sabır değil adalet, oyalama değil somut çözüm bekliyor” şeklinde konuştu.

Açıklamasının sonunda 2026 yılına dikkat çeken Özatak, “2026 yılı sessizliğin değil itirazın, beklemenin değil mücadelenin, boyun eğmenin değil örgütlü direnişin yılı olacaktır. Emek hak ettiği değeri görene kadar mücadelemiz sürecektir” ifadelerini kullandı.

Kaynak: 2Eylül Haber