Programda, İlber Ortaylı’nın ilmi birikimi, çok yönlü kişiliği ve tarihçiliği üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Ortaylı’nın yalnızca Türkiye’de değil, Rusya’dan Avrupa’ya, Amerika’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada tanınan bir isim olduğu vurgulandı.
Tunalı, Ortaylı’nın “kuru bilgi” aktarımından uzak durduğunu belirterek, onun tarihi yaşayan ve yaşatan bir anlayışla ele aldığını ifade etti. Ortaylı’nın, geçmişi bugünün bir parçası gibi anlattığını söyleyen Tunalı, bu yaklaşımın onu farklı kılan en önemli özelliklerden biri olduğunu dile getirdi.

Konuşmada ayrıca Ortaylı’nın öğrenme ve gezme tutkusuna dikkat çekildi. Gençlik yıllarındaki rehberlik deneyiminin onun dünyayı tanıma isteğini beslediği belirtilerek, bu yönünün hem akademik çalışmalarına hem de anlatım tarzına yansıdığı ifade edildi.
Tunalı, Ortaylı’nın halkla kurduğu sıcak ilişkiye de değinerek, onun farklı kesimlerden insanlarla aynı samimiyetle iletişim kurabilen bir entelektüel olduğunu söyledi. Ortaylı’nın hem akademik dünyada hem de geniş halk kitleleri nezdinde karşılık bulan bir “public entelektüel” olduğu aktarıldı.
Programda ayrıca Ortaylı’nın tarih anlatımının akademik çerçevenin ötesine geçtiği, sohbetlerinde dinleyiciyi içine çeken güçlü bir üslup kullandığı ifade edildi. Tunalı, Ortaylı’nın Türk tarihi ve kültürüne dair anlatımlarının hafızalarda yer ettiğini belirtti.
Etkinlik, dinleyicilerin sorularının yanıtlanması ve Eskişehir Türk Ocağı Şube Başkanı Prof. Dr. Nedim Ünal’ın şükran beratı takdimiyle sona erdi.
