Seçimin kesin sonuçları henüz belli değil. Ancak bugün yarın belli olacaktır. Erdoğan yurtdışı oylarla Cumhurbaşkanlığına tekrar seçilsin veya seçilmesin bu arada, en geç iki hafta sonra bir kez daha seçilmiş olacaktır.
Elbette bunun birçok nedeni var.
Bu nedenlerin en başta geleni seçimlere karşı bloğun en zayıf adayla girmiş olmasıdır. Ekrem İmamoğlu'nun aday gösterilmesi ya da Muharrem İnce isminde birleşilmesi gerektiğini çok defa vurguladık. Bu milletin Kemal Kılıçdaroğlu'na kendisinin Cumhurbaşkanı olmasına yetecek kadar oy vermeyeceğini söyledik, ama dinletemedik.
SEÇİMİN EN BÜYÜK KAYBEDENİ VE KAYBETTİRENİ KEMAL KILIÇDAROĞLU'DUR!
Bu seçimlerin hangi yönden bakarsanız bakın kazananı Recep Tayyip Erdoğan ve Türkiye'dir. Kaybedeni de CHP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu'dur. Hem de bu seçimi iktidarın en zayıf, kendisine olan desteklerin de maksimumda olduğu bir dönemde kaybederek tarihte görülmemiş bir başarısızlığa imza atmış, umut verip peşinden sürükledikleri topluluklara bir başka büyük hayal kırıklığı daha yaşatmıştır.
Bir kere CHP, bu kadar ekonomik krize, bu kadar toplumsal muhalefete, ülkemizin önemli bir bölümünü vuran deprem felaketlerine rağmen AK Parti'nin 10 puan gerisinde kalmıştır! Garip bir şekilde işbirliği yaptığı HDP'ye de önemli oranda oy kaybettirmiştir.
İkincisi Kılıçdaroğlu'nun önderlik ettiği ittifak bu kadar toplumsal ve uluslararası desteğe rağmen, bu kadar ekonomik sıkıntıya rağmen topu topu yüzde 35,1 (AK Parti kadar bile değil) oy ancak alabilmiştir, buna karşın Cumhur İttifakı oyların yarısını almayı başarmıştır!
Üçüncüsü Kılıçdaroğlu ile işbirliği yapanlar da oy kazanamamışlardır; örneğin İYİ Parti 2018'de aldığı oy oranının hafif altında kalmış, buna karşın Cumhur İttifakında bulunan MHP bir kez daha İYİ Parti'yi geçmiştir. Kılıçdaroğlu ile işbirliği yapanlar da bir şekilde kaybetmiştir. Ancak elbette Tayyip Erdoğan'ı yenme aşkıyla tutuşan Kemal Kılıçdaroğlu'nun elinden toplam oyları yüzde 1 bile etmeyen Gelecek, Deva, Demokrat ve Saadet Partisi 37 milletvekilliği kazanmıştır ve bundan dolayı Erdoğan'a müteşekkirdirler. Sizin anlayacağınız CHP Meclis'teki milletvekili sayısının çoğunu da yüzde 1 oya sahip sağ partilere kaptırmıştır. Biz buna halk dilinde "Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak" diyoruz!
Kemal Kılıçdaroğlu bu seçimi kaybederken, ikinci turda işbirliği yapabileceği önemli isimleri de kaybetmiştir aslında. Örneğin Muharrem İnce'nin oyu yüzde 10'lara giderken başlatılan linç kampanyaları, toplumsal infazlarla İnce adaylıktan çekilmek zorunda bırakıldı. Böylece İnce ve taraftarlarının büyük bölümü kaybedildi. Hatta Kılıçdaroğlu ve kitlesi dün itibariyle Sinan Oğan ve kitlesine de saydırmaya başladı. Bu sefer de kaybetmelerinin nedenini onlar olarak görmeye başladılar, kendilerinde en küçük bir kusur henüz bulamadılar!
SEÇİMİN EN NET KAZANANLARI: TÜRKİYE, RECEP TAYYİP ERDOĞAN, MHP, DEVA PARTİSİ, GELECEK PARTİSİ, DEMOKRAT PARTİ, SAADET PARTİSİ, MUHARREM İNCE, SİNAN OĞAN, MERAL AKŞENER!
Bu seçimin kazananları da var.
En başında da Recep Tayyip Erdoğan ve Türkiye'dir!
İster yurt dışı oyların sayımının bitmesi ile seçimi ilk turda kazanmış ister ikinci tura bırakmayı başarmış olsun; Erdoğan içinde bulunduğu zor şartlara, karşısındaki blokun çeşitliliği ve kalabalığına, karşısına çıkan siyasetçi bolluğuna rağmen, depremlere, ekonomik krizlere, uzun yıllardan beri devam eden iktidarından bıkkınlığa kadar birçok sebebe rağmen çok önemli bir başarı elde etmiştir. Kemal Kılıçdaroğlu ile ikinci tura gidilmesi durumunda Erdoğan 8-10 puan farkla seçimi kazanacaktır. Bunun anlaşılması için de çok fazla bir zaman kalmamıştır önümüzde.
Kılıçdaroğlu'nun yapabileceği en iyi şey CHP Genel Başkanlığından ve Cumhurbaşkanlığı adaylığından ayrılmaktır. Bu toplumda arzu ettiği oranda karşılığı yok. Karşılığı olabileceklere yer açması lazım. Örneğin Sinan Oğan ile Recep Tayyip Erdoğan'ın ikinci turda karşı karşıya getirilmesi bir seçenektir. Seçimi kazandırabilir mi bilinmez ama Kılıçdaroğlu'ndan daha fazla oy alma ihtimali bulunmaktadır, daha genç olan Sinan Oğan'ın!
Bu seçimin bir başka kazananı MHP ve Genel Başkanı Devlet Bahçeli'dir. Çünkü bizim gibi birkaç kalem erbabı haricinde hiç kimse MHP'ye şans vermiyordu. Biz "Nasıl 2018'de 'MHP diye bir parti mi kaldı?' diyenler yanıldıysa bu seçimde de 'MHP bitti' diye konuşanlar yanılacaklar, MHP yine İYİ Parti'yi geçecektir" derken, yazarken bizimle kafa bulanlar da oldu. Önemli değil. Zira başka insanların sizi nasıl isimlendirdiği ya da nitelendirdiği önemli değildir, önemli olan yaptığınız iştir, ortaya koyduğunuz gerçeklerdir ve zamanla yine haklı çıkmanızdır!
MHP sadece Eskişehir'de arzu edilen oyu alamadı, dolayısı ile milletvekili çıkaramadı. Ancak onun ötesinde milliyetçi cephede en çok oyu halen MHP'nin aldığı net bir şekilde ortadadır ve ana-baba ocağı milliyetçiler açısından halen MHP'dir.
Bu seçimin bir başka kazananı İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'dir. Kemal Kılıçdaroğlu diğer parti genel başkanları ile anlaşıp kendi adaylığını dayattığı zaman kabul etmemiş ve bu yüzden Kılıçdaroğlu ile bir tekmeyle masanın dışına itilmişti. Sonrasında nasıl büyük baskılar uygulandıysa kendisine bir de o masaya dönmek zorunda bırakılmıştı. Bugün gelinen noktada Meral Akşener'in bugün yaşanacakları aylar öncesinden gördüğünü, dile getirdiğini ama Kılıçdaroğlu'nun egosunu geçemediğini görüyoruz. Öyle ki Akşener'in sözünü dinlemeyen Kılıçdaroğlu hem Ekrem İmamoğlu'nun hem de Mansur Yavaş'ın bir sonraki yerel seçimlerini de tehlikeye düşürmüştür!
Bu seçimin bir başka kazananı Muharrem İnce'dir. Evet partisinin oyu yüzde 10'lara doğru giderken dünya tarihinde görülmemiş bir linç yedi Kılıçdaroğlu taraftarı tayfadan. Sanatçısı, trolü, FETÖ'cüsü, PKK'cısı toptan saldırdılar, linç ettiler. Yetmedi bir de sahte bir kasetle kumpas kurdular, onu adaylığın dışına çıkmak zorunda bıraktılar. Ama yaşananlar Muharrem İnce'nin en baştan bu yana doğruları söylediği ve haklı olduğunu ortaya koydu. Seçim günü oy verdikten sonra İnce'nin yaptığı bir açıklama vardı. O açıklamasını dinlerken, yani aslında kendisine iftira atılan adam masum olduğunu anlatmaya çalışırken, gözümüzden yaş geldi. CHP'li tayfanın, Kılıçdaroğlu yandaşlarının herkese karşı nasıl acımasız, nasıl merhametsiz olduğunu bir kez daha idrak ettik!
Bir başka kazanan da Sinan Oğan'dır. Zira eğer Kılıçdaroğlu ve taraftarlarının baskısı üzerine o da geri adım atmış olsaydı, muhtemelen şuan Erdoğan'ın yüzde 53 ile bir kez daha ilk turda seçilmesini konuşuyor olacaktık. Sinan Oğan, Muharrem İnce'nin çekilmesi ile ona giden oyları büyük oranda almayı başarmış ve seçimin ikinci tura kalması umutlarını diri tutmuştur. Eğer yurtdışı oylarının sayımı bittiğinde Erdoğan yeterli oyu alamayıp seçim ikinci tura kalırsa bu Muharrem İnce-Sinan Oğan ikilisinin ortaya koyduğu vizyon sebebiyle olacaktır!
Bu seçimin esas kazananları ise DEVA Partisi, Gelecek Partisi, Saadet Partisi ve Demokrat Partidir. Yanlış saymadıysak 37 milletvekili ile Meclis'e girdiler. Kılıçdaroğlu sayesinde değil, Erdoğan sayesinde. Kılıçdaroğlu, Erdoğan'ı yenme hayalleri arasında verdi kendilerine o kadar garanti milletvekilliğini!
ESKİŞEHİR'DE BBP VE YRP'NİN OYLARI AK PARTİYE GİDEBİLSEYDİ CUMHUR İTTİFAKI BİR MİLLETVEKİLİ DAHA KAZANABİLİRDİ
Eskişehir açısından ise; AK Parti, daha geniş bir tanımlamayla BBP ve Yeniden Refah Partisine giden oyları almış olsaydı şu an 3 milletvekili çıkaran taraf oluyordu. Yani Cumhur İttifakı Eskişehir'de kayda değer bir oy almıştır ancak bizim de uyarıda bulunduğumuz gibi özellikle bu iki partiye oy veren kardeşlerimiz en çok oy alan ittifak üyesi partiyi tercih etmediği için CHP'ye bir milletvekilliği adeta hediye edilmiş ve CHP uzun zaman sonra milletvekilliği seçimlerinde Eskişehir'de birinci olmuştur. Elbette bunda AK Parti teşkilatlarının geçmiş döneminde içinden geçilmesinin büyük payı vardır. Yeni dönemde AK Parti teşkilatları toparlanmaya çalışmış ancak yeterli olmamıştır. Bu konuyu daha sonra derinlemesine irdeleyeceğiz.
Eskişehir'de İYİ Parti, bir milletvekilliği çıkarmaya başarmıştır. Büyük Birlik Partisi (BBP) ve Yeniden Refah Partisi (YRP) aldıkları oylarla kendi varlıklarını göstermişler, ancak ne yazık ki aldıkları onca oy fonksiyonel bir fayda sağlayamamıştır.
MHP Eskişehir'de doğrusu hayal kırıklığına uğrattı bizi. Bunda oyları yüzde 28'lere kadar düşen AK Parti'nin son zamanlarda yeni baştan toparlanmasının önemi büyük. Eğer AK Parti'nin listesi kötü gelseydi AK Parti belki yine iki milletvekili çıkaracaktı ancak AK Parti'den kaçan oylarla MHP de bir milletvekilini rahat çıkarabilecekti. Cumhur İttifakı seçmenlerinin duygusal değil daha mantıklı düşünmesi lazım bu tür zamanlarda. Tabi bunları söylediğimiz için bize kızmamaları da!
Seçimi değerlendirmeye devam edeceğiz...
