Selda’nın kendisinin yazıp söylediği meşhur şarkısı var. Şarkıyı hatırlatalım: ”Aman gazeteci gel bizim köye bizim halları da yaz Şehirde ojeli parmakları yazma, Bir de bizim köyde nasırlanmış elleri de Yaz yaz gazeteci yaz, yaz yaz efendi yaz” Eskişehir’deki bir madende çalışan 113 işçi maaşlarını beş aydır alamadıkları için, Ankara’ya yürüdüler. Bu madenin işçileri daha öncede maaşlarını alamamışlardı. Demek ki, madenin yönetiminde sorun var. İşçiler Ankara’da,” “Çıplağız, yoksuluz, açlık grevindeyiz, karşımızda bir muhatap istiyoruz.” diyorlar. Ekonomik sorunlar nedeniyle, bu işçiler kadar olmasa da, ekonomik sıkıntılar var. İşçiler taleplerini yetkililere ilettiler. Çözüm bekliyorlar. Usta oyuncu Müjdat Gezen de baret takarak yarı çıplak şekilde işçilerinin yanında olduğunu duyururken oyuncu Tülin Özen, Nebil Sayın, İbrahim Karaca, İbrahim Varlı ve birçok isim eyleme destek verdi. Kurtuluş Parkı’nda eylemlerini sürdüren işçilere yurttaşlardan da destek geldi. Madencilerin, Eskişehir’den yola çıktığının farkında kaç Eskişehirli var. Sadece sendikalar ile milletvekilimiz Utku Çakırözer, işçiler ile Ankara yürüyüşüne katıldı.
VİZE CİDDİ SORUN DEĞİL Mİ?
Emekçiler sorunlarının çözümünü beklerken, bir de vize sorunu var. Bu sorun giderek büyüyor. Bir anne, zaman zaman Eskişehir’den Almanya’ya çocuklarını görmeye gidiyordu. Artık, vize sorunu büyüdüğü için gidemiyor. Almanya’daki çocukları 30 yıldır orada oturuyorlar. Alman vatandaşı da oldular. Anneleri ise giderken, artık gidemiyor.
ESKİŞEHİRLİ İŞADAMLARI DA SIKINTILI
Kızılinler termal projesinde sona gelen ERİAD’ın başkanı Rüştü Şentuna, geçtiğimiz günlerde, Avrupa Birliği üyesi bir ülkenin Türkiye’deki diplomatına vize konusunda yakınarak,” Komşu ülkelerde, Eskişehir’de yapacağımız projeye benzer projeler var. Uzman ekibimiz ile gidip yerinde görmek istedik. Uzman ekibimize vize alamadık. Balkanlar ile yakın ilişki içindeyiz. Yatırım yapmak için uzmanlarımızı götüreceğiz. Vize engellini bir türlü geçemedik” dedi. Avrupa Birliği üyesi ülkenin diplomatı ise, vize sorununun tek tek AB ülkelerinden kaynaklanmadığını, Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye bakış açısından kaynaklandığını söyledi. SORUN BÜYÜYOR Bu konuda yapılan araştırmaya göre , 2010’da yüzde 3 olan Schengen vize ret oranı, 2025 yılında yüzde 17’ye yükseldi. Son 10 yılda 3 milyon Türk vatandaşının başvurusu reddedildi. Hatta, bu durumu Utku Çakırözer mecliste dile getirmişti. Vize çıkacak umudu ile toplam 511 milyon Avro, yaklaşık 27 milyar TL boşa gitti. Vize umudu ile paraları yatıran vatandaşlarımız sonrasında bir bardak soğuk su içti.
BÜYÜKELÇİLİKLER ANLAŞTI
Vize peşine düşen bir Eskişehirli hemşerimiz, vize ofisine ödediği 30 bin liraya yakın parasının gittiğini söyledi. Büyükelçiliklerin önünde eskiden uzun kuyruklar olurdu. Sonrasında, tüm Avrupa Büyükelçiliklerinin sorumluları bazı tur şirketleri ile anlaştı. Bu tür şirketleri yetkili vize kuruluşları olarak kendilerine yapılan vize başvurularını ilgili büyükelçiliğe iletiyorlar. Vize alınırsa, başvuru sahiplerine dönülüyor. Yoksa yatıranın parası gidiyor. Eskişehir’de bu konuda Ticaret Odasının çalışması var. Ancak, ona da çok düşük kontenjan veriliyor. Verilen aylık kontenjan aşılamıyor. ERİAD başkanı Rüştü Şentuna’nın dediği gibi uzman heyet filan götürülemez. Sonuçta, bir anlamda iş adamlarımızın, Eskişehir’e de katkı sağlayacak ekonomik gelişmesinin önüne geçilmiş oluyor. Bakalım, ülkemizin AB ile ilgili sorunları nasıl çözülecek? Birçok konu ve dert var. Eskişehir’in kısır siyaset anlayışının dışına çıkmak gerekiyor.